Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

19 mayıs şiir leri 8.sınıf için lazım Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın 7.Sınıf 19 Mayıs Şiirleri 19 Mayıs Şiirleri 6.Sınıf 19 Mayıs Şiirleri 5.Sınıf 19
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 3      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    19 Mayıs Şiirleri 8.Sınıf

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    19 Mayıs Şiirleri 8.Sınıf

    19 Mayıs

    Yurdu sarmıştı düşman,
    Olmuştu gözler birer kanlı pınar,
    19 Mayıs'ta Bembeyaz bir gemi,
    Usulca Samsun'a geldi.

    Doğmuştu güneş o an.
    Açıldı gökyüzü,kalmadı duman.
    19 Mayıs olmuş gençlere bayram,
    Atatürk'üm unutulmazsın sen Paşam.

    23 Nisan dedin,çoçuk bayramı ettin.
    19 Mayıs'ı gençlere hediyeledin.
    10 Kasım deme bana...
    Ağlattın gidişinle ana,baba.

    Al bayrak göklerde,
    Tören yapılır her yerde,
    İsmin ise dillerde,
    Kutlarız Samsun'a gelişini Ata'm.

    Görmeden duyarak sevdik,
    Zaferlerinle hep övündük,
    Bir bayramında daha hepberaberdik,
    Şanını birkez daha dillendirdik,
    Sayfalarca yazsam seni anlatamam Ata'm.

    Selma POLAT

    Atatürk Kurtuluş Savaşında

    Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı
    Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
    Selam durdu tayfası.

    Bir duman tüterdi bu geminin bacasından
    Bir duman
    Duman değildi bu
    Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

    Samsun limanına bu gemiden atılan
    Demir değil
    Sarılan anayurda
    Kemal Paşanın kollarıydı.

    Selam vererek Anadolu çocuklarına
    Çıkarken yüce komutan
    Karadeniz'in halini görmeliydi.

    Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar
    Kalktı takalar,
    İzin verseydi Kemal Paşa
    Ardından gürleyip giderlerdi
    Erzurum'a kadar

    Cahit KÜLEBİ

    Mustafa Kemal'i Düşünüyorum

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Yeleleri alevden al bir ata binmiş;
    Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda,
    Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri.

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında,
    Destanlar yaratıyor cihanın görmediği,
    Arkasından dağ dağ ordular geliyor
    Her askeri Mustafa Kemal gibi.

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum
    Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
    Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere;
    Al bir ata binmiş yalın kılıç
    Koşuyor zaferden zafere.

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Ölmemiş bir Kasım sabahı;
    Yine bizimle beraber her yerde.
    Yaşıyor dört köşesinde vatanın;
    Yaşıyor damar damar yüreklerde.

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda,
    Mavi gözlerini ışıl ışıl, görüyorum,
    Uykularıma giriyor her gece.
    Ellerinden öpüyorum.

    Ümit Yaşar OĞUZCAN

    Samsun Güzellemesi

    Diner dertleri her gözü yaşlının,
    Samsun'da teselli sunar dalgalar,
    Şavkı vurmuş gibi "O gün başlı"nın,
    Yanar pırıl pırıl, yanar dalgalar.

    Rüzgar gibi gizli bir haber verse,
    Kıyı yeşil giyip murada erse,
    Ne gün kırık dökük bir gemi görse,
    19 Mayıs'ı anar dalgalar.

    Samsun göklerinde Türk'ün bayrağı,
    Samsun tarlasının eşsiz toprağı,
    Samsun tütününün altın yaprağı,
    Uzakta bir gümüş pınar dalgalar.

    Samsun suya doğru kaydıkça kayar,
    Görenler yüzmeye niyetli sanar,
    Su maviye, bahar yeşile boyar,
    Cennete ulaştık sanır dalgalar.

    Atayı anarken yanar burkulur,
    Tunçlaşmış halini heykelde bulur,
    Köpük köpük beyaz güvercin olur...
    Ayak uçlarına kadar dalgalar.

    Behçet Kemal ÇAĞLAR

    19 Mayıs

    Samsun'da o gün doğdu
    Türk'ün eşsiz güneşi,
    Arasalar bulunmaz
    Dünyada onun eşi.

    Bütün yurt inliyordu,
    Vatan gidiyor diye.
    O sanki Türk yurduna
    Gökten geldi hediye.

    Samsun, Sivas demedi
    Bütün yurdu dolaştı,
    Türk'ün bu öz evlâdı
    Vatanla kucaklaştı.

    Bin dokuz yüz on dokuz
    Türk'ün temel taşıdır.
    Ardından gelen savaş
    İstiklâl Savaşı'dır.

    Temiz Türk gençliğine
    Armağan olsun diye
    Bu büyük ve şanlı gün
    Bırakıldı hediye.

    Ramazan Gökalp ARKIN

    19 Mayıs

    Şiddetle gelmişti, dört yandan vurgun,
    Hem bıkkındı millet, hem de çok yorgun.
    Kimi gafletteydi, kimisi dargın,
    Bir sen uyanıktın, bir sen Atatürk.

    İstanbul'dan kalktın, Samsun'a vardın,
    Sonra Erzurum'da otağı kurdun.
    Kanayan yarayı, Sivas'ta sardın,
    Amasya'dan emir ver, sen Atatürk.

    Ondokuz Mayıs'tır, doğum günümüz,
    Yayıldı dünyaya Türklük ünümüz.
    Gençliğe armağan, bu düğünümüz,
    Mutlu kutlanıyor bil, sen Atatürk.

    ''Devlet millet için vardır.''diyordun,
    ''Millet vatan için var'' biliyordun.
    Uğruna can feda, bir ülke kurdun,
    Onunla bir ömür sür, sen Atatürk.

    Her Ondokuz Mayıs, anarız seni.
    Kulluktan kurtulduk, olduk medeni.
    Bu pırıltıların, sensin nedeni,
    Kaldırıp başını, görsen Atatürk.

    Hüseyin Celep

    Şu Sonsuz Koşu

    Samsun'a ayak basmış kahraman bugün,
    Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda.
    Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
    Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

    Atanın rüyasına gelincikler sun,
    Emek bahçelerinin güzel gülünü...
    Biz sonsuz bir sabahtayız... O, uyusun,
    Sevincimiz coşturur onun gönlünü.

    Nasıl çıkmış bir sabah Samsun'dan yola,
    Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
    Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
    Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

    Al bayrağım Ankara Kalesi'nde hür,
    Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
    Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür
    Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

    On Dokuz Mayıs'ın hür başına çelenk,
    Kiraz mevsimi, gençlik ayı, gül ayı,
    Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
    Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

    Ceyhun Atıf KANSU

    19 MAYIS TÜRKÜSÜ

    On dokuz Mayıs,
    En yüce bayram.
    Bize armağan,
    Bıraktı Ata'm.

    Sağız vatanca,
    Kafamız zinde,
    Tek bir kitleyiz,
    Ata izinde.

    Ata'yı sevmek,
    Kutsal ülkümüz,
    O'na benzemek,
    Coşkun türkümüz.

    Ata her yerde,
    Yol gösteriyor,
    Koşun güzele,
    Bilime diyor.

    Samsun'a O'nun,
    Çıktığı bugün.
    Vatanda düğün,
    Çocuğum övün!

    Halim YAĞCIOĞLU

    BOYNUMUZUN BORCUDUR

    Atamızdan bize emanet oldu bu vatan,
    Onu ebedî yaşatmak boynumuzun borcudur.
    Bil ki her zaman plân yapıyor düşman,
    Vatanı korumak boynumuzun borcudur.

    İnmesin, göklerde dalgalansın bayrağım,
    Verilir mi şehit kanıyla sulanmış toprağım?
    Ölürüm de bırakmam, burası benim yatağım,
    Sancağı korumak boynumuzun borcudur.

    Şerefsiz hayat için, bu toprağı satanlar,
    Bu milletin içine fesat ruhu katanlar,
    Bunu bize yakıştırır mı toprakta yatanlar?
    Türklüğü yaşatmak boynumuzun borcudur.

    Tarih okusun ki, mazimiz ne imiş görsün
    Her bir kötülüğü kalbinden silsin,
    Düşmanımız, Türk gençliği ne imiş bilsin.
    Cumhuriyeti korumak boynumuzun borcudur.

    Mehmed'im ne söylese hepsi haktır,
    Cumhuriyetçi gençlikte hile yoktur,
    Atatürkçü olanda vatan sevgisi çoktur,
    Vatanı korumak boynumuzun borcudur.

    Mehmet SARIOĞLAN

    19 MAYIS

    Samsun'da o gün doğdu
    Türk'ün eşsiz güneşi,
    Arasalar bulunmaz
    Dünyada onun eşi.

    Bütün yurt inliyordu,
    Vatan gidiyor diye.
    O sanki Türk yurduna
    Gökten geldi hediye.

    Samsun, Sivas demedi
    Bütün yurdu dolaştı,
    Türk'ün bu öz evlâdı
    Vatanla kucaklaştı.

    Bin dokuz yüz on dokuz
    Türk'ün temel taşıdır.
    Ardından gelen savaş
    İstiklâl Savaşı'dır.

    Temiz Türk gençliğine
    Armağan olsun diye
    Bu büyük ve şanlı gün
    Bırakıldı hediye.

    Ramazan Gökalp ARKIN

    ŞU SONSUZ KOŞU

    Samsun'a ayak basmış Kahraman bugün,
    Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda
    Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
    Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

    Ata'nın rüyasına gelincikler sun,
    Emek bahçelerinin güzel gülünü...
    Biz sonsuz bir sabahtayız... O uyusun,
    Sevincimiz coşturur O'nun gönlünü.

    Nasıl çıkmış bir sabah Samsun'dan yola,
    Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
    Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
    Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

    Al bayrağın Ankara Kalesi'nde hür,
    Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
    Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür,
    Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

    On dokuz Mayıs'ın hür başına çelenk,
    Kiraz mevsimi, gençlik ay'ı, gül ay'ı,
    Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
    Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

    Ceyhun Atuf KANSU

    19 Mayısta

    Yıl 1919 Mayıs'ın ondokuzu
    İşgal altında ülkem dağıtılmış ordusu.
    Anadolu perişan şimdi gözler yollarda,
    Bandırma vapuruyla Atam azgın sularda.

    Karadeniz hırçın kız Karadeniz dalgalı
    Bir yürek çırpınıyor vatanına sevdalı.
    O yürekle değişti milletimin kaderi.
    Kölelik olamazdı yaşamanın bedeli.

    Bir güneş doğuyor bak Samsun ufuklarından!
    Bir ışık yükseliyor o kapkara sulardan.
    Öyle muhteşem bir nur ki ulaşıyor semaya,
    Yeniden hayat verdi o nur Anadolu'ya.

    Samsun'da atan yürek Erzurum'dan duyulur.
    Bebelerin sütüyle Türk ordusu kurulur.
    Havza,Erzurum, Sivas kurtuluşu müjdeler.
    Vahdettin, Damat ferit hani şimdi nerdeler?

    Milletin iradesi Ankara'da buluştu.
    Bu ne güzel bir haber bu ne muhteşem muştu.
    Artık zafer yakındır yakındır güzel günler.
    Sakarya, Kocatepe top sesleriyle inler.

    İzmir'in kurtuluşu düşmanın sonu oldu.
    Yurduma göz koyanlar kanlarında boğuldu.
    Şimdi anıyor millet ecdadını şükranla.
    Gerekirse tarihi yazarız yine kanla!

    Sinan Orhan

    Atatürk Samsun'da

    Samsun toprağında bir büyük lider...
    Limana yanaştı yaşlı gemiyle.
    Millete bir ümit, millete önder
    Çıkmıştı karaya tüm görkemiyle

    Umut taşımıştı cesaretiyle
    Yürekler dolusu Anadolu'ya
    Yürüdü vakarla, tüm heybetiyle
    Yeniden can verdi yorgun orduya

    Samsun böyle bir gün hiç görmemişti
    Altın harfler ile yazdı tarihe
    Samsun'a böylesi hiç gelmemişti
    Yetmez kelimeler, sığmaz tarife

    Vatana sevdalı bayrağa aşık
    Yiğitler toplandı ayak izinde.
    Doğmuştu Samsun'a en parlak ışık
    Parladı, nam saldı tüm yeryüzünde

    Büyük umutlarla tüm Türk Milleti
    Mustafa Kemal'in ardından koştu
    Asaletli kandan Türkün kudreti
    Vatana can vermek için yarıştı

    Kazım Karabekir ve Fevzi Paşa
    Sırt sırta Ata'ya destek verdiler
    Böylesi başlandı kutlu uğraşa
    Dünyaya yiğitlik dersi verdiler

    Kasım KAPLAN

    O Geliyor

    Yıl 1919,
    Mayıs'ın on dokuzu.
    Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını,
    Yeryüzüne can veren,
    Cana heyecan veren,
    Al yüzlü doğan güneş
    Takanın burnu nasıl Karadeniz'i yırtar;
    Siz de öyle bir anda yırtınız uykunuzu.
    Uyanın Samsunlular.
    Kurutacak gözlerde umutsuzluk yaşını
    Bugün Çaltı burnundan gülerek doğan güneş.

    Yıl 1919,
    Uyanın Samsunlular;
    Uyumak ölüme eş,
    Diriltin ruhunuzu,
    Ufukta bir gemi var;
    Fakat bu gemi niçin böyle yavaş geliyor?
    Acaba yolu mu az, yoksa yükü mü ağır?
    Bu gemi umut yüklü, inanç yüklü, hız yüklü,
    İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır,
    Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.
    Bir baş ki, gökler gibi bir küme yıldız yüklü;
    Bu gemi onun için böyle yavaş geliyor.

    Yıl 1919
    Mayısın on dokuzu
    Ufukta duran gemi gitgide yaklaşıyor.
    Sanki harlı bir ateş
    Yakıyor ruhumuzu.

    Beklemek üzüntüsü her gönülde taşıyor.
    Üzülmemek elde mi;
    Hız yüklü, inanç yüklü, umut yüklü bu gemi
    O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,
    O hız, doldukça damarlara kan gibi,
    Gizli gizli inleyen her yürek canlanacak,
    Ateş püskürecek uyuyan volkan gibi;
    Gittikçe büyükleşen
    Gölgene dikilmekten
    Karardı gözlerimiz.
    Koş, atıl gemi, sana engel olmasın deniz!

    Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel;
    Kuşlar gibi uç da gel, rüzgar gibi es de gel.

    Celal Sahir EROZAN

    19 Mayıs Kurtuluş Savaşımız

    ON DOKUZ MAYIS

    Bugün on dokuz Mayıs, ülkemin kader günü,
    Dostların sevindiği düşmanın keder günü...
    Genç bir kutup yıldızı, parladı karanlıkta,
    Yol gösterdi millete bırakmadı zorlukta.

    Özgürlüğün sevda, yakıp dururken onu,
    Dehası cesareti getirdi mutlu sonu.
    Yeniden hayat verdi, yorulmuş bedenlere,
    Sönmez bir ışık oldu ardından gidenlere.

    Küçücük bir adımla değişti kaderimiz,
    Mutluluğa dönüştü, derdimiz, kederimiz.
    Taşıyorken Atayı Bandırma bir gururla,
    Korkunç bir savaş verdi denizde dalgalarla.

    O masmavi gözleri dalarken ufuklara,
    Çoktan yelken açmıştı, gemisi umutlara.
    Ardı sıra bir avuç, yürekli vatansever,
    Kimisi pür silahlı, kimisi dua eder.

    Yürek yürek birleşti tek vücut oldu millet,
    Elbet böyle olacak yakışmaz bize zillet.
    Adım adım hedefe, yürürken kutsal birlik,
    Toplandı Anadolu, yeniden doğdu dirlik.

    İstiklal savaşımız, işte o gün başladı,
    Silahtan yoksun ordu dağda taşta kışladı.
    Gece gündüz demeden, kutsal savaşımızda,
    Birer birer yok oldu haçlılar karşımızda.

    Zafer ancak kendine inanlara koşar,
    Kendisine güvenen, aşılmaz dağlar aşar.
    İşte böyle sevdayla kucaklandı hürriyet,
    Gazi ve şehitlerle kuruldu Cumhuriyet.

    Ey büyük Türk gençliği! Emanet artık sende,
    Onu koruyacaksın can durdukça bedende.
    Dik durun, çok çalışın, onlarla gururlanın,
    Tüm dünya devleriyle, yarışa hazırlanın.

    Kasım KAPLAN

    Gazi Mustafa Kemal Paşa

    Ben o yılların macerasından geldim.
    Barut, toz ve ihtilaldi hepten.
    Dolaklı hilal bıyıklı süvarilerle,
    Hüzünlü marşlar söyleyerekten
    Bir davul zurna, bir üçlü, bir bayrak.
    Saf çelik kılıçlar ata yadigarı
    Yorgun söğütler, mahzun yollar, kağnılar
    Göğsü tekmil döğmeli bir zabitin ardından
    Bir yıldızlı tan yerine at sürerekten.
    Derdini bilemedik,
    Dermanın olamadık Gazi Paşa,
    Sana hasretimiz cân-ü yürekten.
    Artık bir özge tarih oldu yaşadığımız;
    Bozkırdan, mavzerden, kandan ve sesten,
    Namlular elpençe, süngüler pusuda,
    Kalpağın, dolgun bıyıkların, kırbacın
    Bir sen kaldın, bir vatan kaldı, bir koşu,
    Bir macera kaldı dillere destan,
    Bir gök kaldı mavi, bir kitap yeşil.
    Gayri bundan geri bana ağlamak yaraşır.
    Temmuzda bir serçe kalkar Sakaryadan
    Ağustosta kartal döner.
    Günler uzar hasretle dışımızdan, içimizden
    Bir kudretli kumandadır bakışın Paşam,
    Geceler içinde patırtılarla yanar
    Ağlamak ne kelime ki bizlere,
    Ankara'dan gelir geçer trenim,
    Bir gün olur elbet ben de binerim,
    Varır toprağına yüzüm sürerim
    Biz vatan çocukları. Gazi Paşam,
    Dilimiz takılı kaldı;
    Diyemedik
    Boynumuz bükülü kaldı;
    Doyamadık

    Turgut UYAR

    Bandırma Vapuru

    Ben «Bandırma Vapuru»
    Esme rüzgar esme halim perişan
    Mustafa Kemal'im güvertede
    Ben Karadeniz'de dalgalarla boğuşan
    Küçük köhne bir tekne
    Baştan ayağa dek iman dolu
    Bu hasretlik daha ne kadar uzar
    Uçmak isterim Samsun'a doğru
    Bakışlarım kararır gözlerim dolar,
    Ben «Bandırma Vapuru»
    Karadeniz'de küçük köhne bir tekne
    Yağma yağmur esme rüzgar
    Yolumu bekler Anadolu
    Gümüş dere durmaz akar.
    Mustafa Kemal'im güvertede
    Dayamış alnım ufka bakar.
    Ben «Bandırma Vapuru»
    Var git başımdan Karadeniz
    Bu gece efkarım var
    N'oldu ey gönül n'oldu
    Gümüş dere durmaz ağlar
    Kan ağlar altmış üç ilimiz
    Kan ağlar Anadolu
    Ben «Bandırma Vapuru»
    Mustafa Kemal'im güvertede
    Kaputuna bürünmüş
    Bakışlarında kararlılık saçlarında rüzgar
    Yıldızlar geçiyor alnından
    Uzak zaferlerin şavkı vurmuş yüzüne.
    Ben «Bandırma Vapuru»
    Duyarım sesler gelir Anadolu'dan
    Samsun'a doğru
    Bir şey var gecenin içinde
    Rüzgarlarla karanlıklarla dağılan
    Bir şey var gecenin içinde
    Mustafa Kemal'in sevinciyle ağaran.

    Mesut TARCAN

    Kurtuluşa İlk Adım...

    Bir küçücük adımdı, Bandırma'ya attığı,
    Tarihlere sığmadı, millet için yaptığı.
    Bir isyan haksızlığa, bir isyan yoksulluğa,
    Yürüttü bu milleti, dur dedi haksızlığa.
    Yurtsever toplanırken, hainler kaçıyordu,
    Onun bastığı toprak, sevinçten uçuyordu.
    Yürek yürek insanlar, toplandı etrafında,
    Bir kuru ceset kaldı, İstanbul tarafında.
    Pis eller uzanırken, namusun yazmasına,
    Toprakta baş kaldırdı, işgalci çizmesine.
    Sırtlanlar can evimi, sararken dört bir koldan,
    Besmeleyle bir adım, atıldı İstanbul'dan.
    Anadolu canhıraş, beklerken sahibini,
    Altın sayfalı tarih, bulmuştu katibini.
    Sürerken canilerin hayasız sarhoşluğu,
    Yepyeni bir destanın atılmıştı başlığı.
    Yeni bir aşk heyecan, sararken gönülleri,
    Kapıya dayanmıştı o yoksunluk günleri.
    ?Ordu yok, silahlar yok' demeye kalktı bir Türk,
    Sanki şöyle diyerek cevap verdi Atatürk.
    -Ordum yoksa ben varım, silahta yüreğimde,
    Varsın bir delik açsın kör kurşun göbeğimde.
    Kirlenmiş topraklarda, böyle yaşamaktansa,
    Koşarım şehitliğe, biçare kalmaktansa.
    Dünkü benim tarihim, sayfalara sığmazdı,
    Türk'ün olduğu yerde kurt kuzuyu boğmazdı.
    Etrafında dönse de milletimin kör talih,
    Yeniden dirilecek, gene yazacak tarih.
    Bu millet sağ kaldıkça, hiç esir olmayacak,
    Kubbelerin üstüne, baykuşlar konmayacak.
    Şartlar ne olur olsun, Yaşanacak bu kader,
    Diriliş tamamlanıp, bir gün bitecek keder.
    O gün çok uzak değil, bak şafak attı bile,
    Güneş parıldayacak, batan karanlık ile.
    Yeter ki siz dik durun, eğilmeyin yurdumda,
    Şehitlerde olacak, bu cihangir ordumda.
    Kırılıp kesilse de eğilmez Türk'ün başı,
    Vatan için şehidin, yerde kalmaz naaşı.
    Kalkın ve ayaklanın, ben varım önünüzde,
    Bizden önce Atalar emanet etti bize,
    Geçmişi hatırlayıp, dönelim kendimize.
    Kahramanlık bekliyor vatan bizden bu günde,
    Saraylar hazır ona bir yiğit öldüğünde.
    Benim naciz bedenim, elbet toprak olacak
    Ama bu güzel vatan, Türk diyarı kalacak.
    Cumhuriyet eserim, Mustafa Kemal adım,
    İşte böyle hislerle atıldı o ilk adım.
    İlk adımlar çoğaldı, yüz binler adım oldu,
    Silinmez bir destanla, vatanımız kurtuldu.
    Bu yolda can verenler, sığamaz lahitlere,
    Teşekkür Atamıza, gazi ve şehitlere.

    Kasım KAPLAN

    19 MAYIS'TA DÜŞÜNCELER

    Sen, geceyi gündüze katan
    Kaputa sarınıp karda yatan
    Sen, müstesna ölümsüz kahraman
    Çanakkale'nin çelik kalesi
    Sen, düşmandan kaçılmaz, diyen
    Bir avuç, cephanesiz, keşif koluyla
    Dağ gibi zırhların karşısında duran
    Duru durup, Dumlupınar'da
    Turnayı gözünden vuran
    Çarıksız, tüfeksiz, ekmeksiz
    Kağnıyla, Ayşeyle, Fatmayla
    Ordulara Akdeniz'i gösteren
    Senin yolundayız bugün de...
    Yorulmaz Usanmayız
    Yenilmeyiz, dönmeyiz
    Senden aldık ışığımızı,
    Gökte bile kalmasa bir kıvılcım
    Yine sönmeyiz.
    Gözlerin güneş bize,
    Sözlerin ateş bize,
    Bir kavuşturdun sevdiğimize,
    Hürriyet, vatana.
    Bugün 19 MAYIS
    Senin yolundayız.
    Dönmeyiz bir adım sağa, sola,
    Dönmeyiz bir adım geri.
    Hep aynı heyecanla görüyoruz seni
    At üstünde,
    Parmağın ufukta
    "-Ordular, Hedefiniz Akdeniz'dir, İleri!"
    Hep böyle görüyoruz seni,
    Hep aynı heyecanı taşıyoruz,
    Hep aynı heyecanla
    9 Eylül'de İzmir'e girer gibi
    Yaşıyoruz.
    Hep dev gibiyiz
    Hep aslan gibi,
    Şimdi hep senin gibiyiz.
    Kimse yan bakamıyor artık bize,
    Hattı müdafaa yok,
    Sathı müdafaa var.
    Edirne'den Kars'a,
    İzmir'den Rize'ye kadar
    Akdeniz'den Karadeniz'e,
    Yalın kılıç,
    Kükremiş,
    Bekliyoruz.
    Bugün elle tutuyor, gözle görüyoruz
    "^Yurtta sulh, cihanda sulh" dediğini.
    Dumlupınar'da yatıyor şehitler,
    Her gün gidip geliyoruz
    Senden onlara mekik dokuyoruz.
    Silah çatıyor, süngü takıyoruz...
    19 Mayıs'ta Samsun'a çıktığın gibi heyecanla
    Her yıl okuldan çıkıyoruz.
    Biz de sen olduk şimdi
    Her köyde, her okulda, her fabrikada
    Cumhuriyeti emanet ettiğin
    GENÇLİK VAR!...

    Uğur YİYİT

    BİR KURTULUŞ DESTANI

    Osmanlıydı bir zaman tarihler yazan,
    Dört bir yana kök salmış, kükreyen aslan.

    Asırlarca yaşadı, nesil geçti aradan,
    Zayıfladı kuvvetçe, dediler "hasta adam".

    Asiler çıktı, Osmanlıya başkaldıranlar,
    Fitneyle parçaladı hain düşmanlar.

    Küçüldü topraklar savaşlarda bir yandan,
    Atmak istediler Türk'ü Anadolu'dan.

    Bir inançla gürledi, yüce Türk milleti,
    Önder seçti kendine Mustafa Kemal'i.

    Millet birlik oldu, koştu düşman üstüne,
    Nice canlar verildi, Maraş, Urfa, Antep'te.

    Cephelerde Mehmetçiğin Allah sedası,
    Temizlendi düşmandan güney, doğu, batısı.

    Ay ve yıldız dalgalandı akan kanlar üstüne,
    Ve ölümsüz marşımız doğdu Mehmet Âkif'le.

    Büyük harpler yaşadı bu vatan, bu topraklar,
    Yine de bir nebze susmadı gök kubbede ezanlar.

    Büyük Ata önder oldu, açtı Millet Meclisi,
    Daha sonra kuruldu Milletin İradesi.

    Binlerce şehidiyle aldı, Türk milleti vatanı,
    Tarihe şerefiyle yazıldı, bu "Kurtuluş Destanı".

    Bu "Kurtuluş Destanı"dır kuşak boyu sürecek,
    İlelebet, yok etmeye kimsenin gücü yetmeyecek

    Erdoğan GÜNEŞ



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri