Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Türkiyedeki Mağaralar , Ballıca Mağarası Tokat ilinin Pazar ilçesinde yer alan Ballıca mağarası , 1085 metre yükseklikteki Ballıca Mağarası , doğanın bu inanılmaz işçiliğinin dünya

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Ballıca Mağarası

    Sponsorlu Bağlantılar




    Türkiyedeki Mağaralar, Ballıca Mağarası



    Tokat ilinin Pazar ilçesinde yer alan Ballıca mağarası,1085 metre yükseklikteki Ballıca Mağarası, doğanın bu inanılmaz işçiliğinin dünya üzerindeki en güzel örneklerinden biri. Ballıca Mağarası’nın ilk sakinlerinin, kanun kaçakları, define avcıları ve çobanlar olduğu sanılıyor. Ancak magaranın resmen tespit edilmesi ve öneminin anlaşılması 1990-91 yıllarına rastlıyor. Bu tarihten sonra magaranın gezilmesini kolaylastıracak bir yürüyüş platformu ve dogal yapıya zarar vermeyecek bir ışıklandırma sistemi kuruluyor.
    Yaz kış ortalama 18 derece sıcaklığın hüküm sürdügü Ballıca Magarası, haşmetini gizleyen küçük bir galeriyle açılıyor. Giriş kısmının hemen arkasındaki Havuzlu Salon’da, sıcaklığın biraz daha yüksek olması (20o C) ve nem oranının düşüklüğü (yüzde 54) yüzünden, damlataşları oluşturan kalsit kristalleri arasındaki bağ zayıflamış ve pul pul soyulmuşlar. Havuzlu Salon’dan sonra, dar bir geçitten geçerek Büyük Damlataşlar Salonu’na ulaşıyoruz. Dev boyutlu sarkıt ve dikitlerin arasında bir an başınız dönüyor. Nesnelerin büyüklüğü ve kendi ebatlarınız konusunda garip bir illüzyon yaşıyorsunuz. Bu bölümdeki oluşumların renk çeşitliliği de insani hayrete düşürüyor. Kırmızı demir minarellerinden, sarı renk ise demirin bir başka türü olan limonitten kaynaklanıyor. Mavi ve yeşil renkler ise, bakırın türevleri olan azurit ve malakit li sulardan oluşmuş 18 metrelik bir inişle ulaşılan Fosil Salon’a, içinde yasayan ve mikroorganizmaları yiyerek beslenen yarasalardan dolayı Yarasalı Salon da deniyor. Magaranın en genç ve en yeni olusumlarının yeraldıgı bu bölümde, halen gelişim halinde bulunan makarna sarkıtları (yavru sarkıtlar), mağara gülleri, mağara iğneleri ile içi su dolu damlataş havuzları bulunuyor.
    Buradan, yer yer 20 metreye yaklaşan kuyuların bulunduğu Çöküntü Salonu’na geçiliyor. Daha çok mantar kayaların yer aldığı bu bölümden sonra büyük sütunlar tarafından 3 ayrı salona ayrılan Muhteşem Galeri’ye ulaşıyoruz. Galerinin en kuzeyinde bulunan Mantarlı Salon’un özelliği olağanüstü irilikteki soğan sarkıtlar ve mantar şeklinde gelişmiş dikitler. Galerinin orta bölümünde yeralan Sütunlar Salonu, adını salonu birçok odaya ayıran makro sütunlardan almış. Yüksekliği 15 metreyi bulan salonun kenarlarinda damlatas havuzlari bulunuyor. Sütunlar Salonu’ndan bir basamakla ayrılan Genç Salon, mağaranın en yeni oluşumlarından. Girişten yaklaşık 50 metre aşağıda yeralan bu salonda, hemen her tür damlataş oluşumu birarada bulunuyor. Tabanda yeralan dikit ve havuzlar, yan yüzeylerde bulunan bayrak ve perde damlataşları, tavanda ise büyük sarkıtlar, salonu bir damlatas müzesine çevirmis adeta.
    Tavanın giderek alçaldığı ve tabanla birleştiği mağaranın son bölümünde, oluşumları halen devam eden çok sayıda soğan sarkıtı bulunmakta. Mağara’nın şu anda gezilebilen salonları bu kadar. Ancak, çok dar bir geçitle inilen alt kısımda, dev bir yeraltı gölünün bulunduğu biliniyor. Önümüzdeki yıllarda yapılacak çalışmalarla bu bölümün de ziyarete açılması için çalısılıyor. Mağaranın daha derinlerinde neler bulunacağı da şimdilik bir bilinmeyen. Yan yolları ile toplam 680 metre uzunluga sahip olan Ballıca Mağarası, dünyanın pekçok yerindeki bilimadamlarinin ilgisini üstüne çekmiş son yıllarda. Mağaranın en önemli özelligi, mağara oluşumlarının her çeşidini birarada bulundurması. Bu anlamda bir çeşit sarkıt-dikit oluşumları müzesi niteliğine sahip. Dönüş yolunda, doganın önümüze serdiği ihtişamdan şaşkın, yine kavak ağaçları boyunca ilerleyen yoldayız.
    Gözümüzün önünde yüksek dağlar, yemyeşil ova, meyva bahçeleri, bacalarından duman tüten köy evleri ve tüm bunların arasında emeğiyle yeryüzüne biçim veren insanlar var. İnsan ister istemez bu gördüklerini, Ballıca Mağarası’nda, doğanın kendi kendine biçimlendirdiği, bir sanat eseri kusursuzluğunda yarattiğı oluşumlarla karşsılaştırıyor ve insanın yaratma yetisinin, kusursuzluk arayışının, kendi anası olan doğadan türediğini düşünmeden edemiyor.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Buz Mağarası Ağrı (merkez), Buz Mağarası özellikleri
  3. Erçek mağarası zonguldak, erçek mağarası hakkında bilgi
  4. Ilıksu mağarası zonguldak, ılıksu mağarası hakkında bilgi
  5. Zonguldak kızılelma Mağarası, kızılelma mağarası hakkında bilgi
  6. Sevr Mağarası Fotoğrafları Serv Mağarası Görüntüleri
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri