Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

atatürk şiir leri uzun şiir ler eklermisiniz Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Atatürk Ve Cumhuriyet Şiirleri Uzun 10 Kasım Sabahı, Atatürk Ve Onu Kaybedişimiz, Atatürk!ü
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 9      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Atatürk Şiirleri Uzun

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Atatürk Şiirleri Uzun

    YIL OLDU

    Atamdan bir haber getirsin diye
    Dün bir kuş uçurdum Rasattepe'ye
    Boynunu bükerek döndü geriye
    Yıl oldu Atam'dan haber alamam
    Yaşımı dökecek bir yer bulamam

    Gönüllerdi onun dünyada tahtı
    Nereye konuldu bilmem ki lahtı
    Ne kadar karaymış alnınım bahtı
    Yıl oldu Atam'dan haber alamam
    Yaşımı dökecek bir yer bulamam

    Bir yılda saçımın ağardı teli
    Bahçemde yetişen şu kızıl gülü
    Dikeyim kabrine gösterin yolu
    Yıl oldu Atam'dan haber alamam
    Yaşımı dökecek bir yer bulamam

    Dün akşam Atam'ı düşümde gördüm
    Yüce bir cihanın başmda gördüm
    Yeni zaferlerin peşinde gördüm
    Yıl oldu Atam'dan haber alamam
    Yaşımı dökecek bir yer bulamam

    Gözleri göktendi saçı altından
    Ağzı bir kılıçtı çekilmiş kından
    Uyusam bir daha görsem yakından
    Yıl oldu Atam'dan haber alamam
    Yaşımı dökecek bir yer bulamam

    Dün bir kuş uçurdum Rasattepe'ye
    Atam'dan bir haber getirsin diye
    Boynunu bükerek döndü geriye
    Yıl oldu Atam'dan haber alamam
    Yaşımı dökecek bir yer bulamam

    Garip Mustafa (YUSUF MARDİN)

    MUSTAFA KEMAL TÜRKÜSÜ

    İncecikten bir kar yağar,
    Tozar “Kemal, Kemal” diye...
    Ak ellerin kalem tutar,
    Yazar “Kemal Kemal” diye...

    Bütün eller “Kemal” yazar,
    Bütün diller “Kemal” söyler,
    Hey dağların anası,
    “Kemal” siz vatan neyler?

    Söyle bana yavrucuğum,
    Otur dizlerime de...
    Hürlüğü yaşıyorsun, alabildiğine,
    O mavi gözlerinde...

    Sen, Mustafa Kemal misin?


    Gel bana, yavrucuğum,
    Sarıl boynuma...
    Vatana nur veriyorsun,
    Her ipek telinden saçlarının
    Sarı ve yumuşak...

    Sen, Mustafa Kemal misin?
    Dinle beni, yavrucuğum,
    Koy başını göğsüme...
    Usulcacık, şöyle:
    Senin yüreğin midir bu çarpan,
    Böyle aşkla, milyonlar adına,
    Yüceliği, esenliği için vatanın?

    Sen, Mustafa Kemal misin?

    Sırmalar, rütbeler değil istediğin,
    Ayağındaki toz,
    Alnındaki ter bile
    Nurlu gelecekler için...
    Söyle bana yavrucuğum...

    M. Sunullah ARISOY

    Atamız Ağlamasın
    (-)
    Düşmanlar gülüyor
    Dostları nerede
    Atatürk ağlıyor

    Gaziler uyuyor
    Bayramlar nerede
    Atatürk ağlıyor

    Şehitler küsüyor
    Gençleri nerede
    Atatürk ağlıyor

    Dereler akmıyor
    Güneşi nerede
    Atatürk ağlıyor

    Tabiat kurumuş
    Ormanlar nerede
    Atatürk ağlıyor

    Ekinler kurumuş
    Efendi nerede
    Atatürk ağlıyor

    Mehmet Kürşat Aydın

    TÜRKİYE ŞARKISI

    Sen zaferini gösterdiği Mustafa Kemal'in
    Hatırası nesilden nesle büyüyen
    En gencinde en ihtiyarında
    Yer eden
    Sen zaferini gösterdiği Mustafa Kemal’in

    Fuzuli Haşim ve Tokadizade
    Senin tazeliğinle yarattı şi'ri
    Boşuna görünmedi meydanlarında Dede
    Söylediler ne söyledilerse dilinle her biri
    Fuzuli Haşim ve Tokadizade

    Sen kalbe yayılan sesi Hacı Arif Bey'in
    Fikrolur yeşerirsin zamanla
    Sen nefesisin her üflenen neyin
    Camisin türbesin mescitsin Sinan'la
    Sen kalbe yayılan sesi Hacı Arif Bey'in

    Senin havalarını taşıdığı dört bir tarafa
    Bağrında sanat ve ilim
    Laf değil Hicretten 1000 yıl sonra
    Sultanlardan Yavuz Selim
    Senin havalarını taşıdığı dört bir tarafa

    Sen boy atan çocuklarda
    Kemiksin etsin
    Akılsın hürriyetsin vicdanda
    Kuvvetsin
    Sen boy atan çocuklarda

    Sen Ankara'dasın İstanbul'dasın İzmir'desin
    Kan olup damarda yürüyensin
    Sen 20 milyon Türkle bir solukta
    Kurtuluş savaşı verensin
    Sen Ankara'dasın İstanbul'dasın İzmir'desin

    Sen zaferini gösterdiği Mustafa Kemal’in
    Hatırası nesilden nesle büyüyen
    En gencinde en ihtiyarında
    Yer eden
    Sen zaferini gösterdiği Mustafa Kemal'in

    Salah BİRSEL

    ULU ÖNDER

    Feryada kulak ver, kadın, erkek sana "dön"der;
    Göçtünse adem semtine artık, Ulu önder,
    Her gün gene, candan duyulan emrini gönder;
    Şarkın kara bahtında ışıktın, niye söndün?..

    Yoksulluğa, zenginliğe, noksanlığa lânet...
    Lânet, ebedi acz olan insanlığa lânet...
    Lânet, şu ölüm adlı perişanlığa lânet...
    Şarkın kara bahtında ışıktın, niye söndün?...

    İnsanlık utansın şu "kader" safsatasından..
    Zehir içmemeliydin ölümün yaslı tasından...
    Tarihi bıraktın, niye mahrum Ata'sından?
    Şarkın kara bahtında ışıktın, niye söndün?..

    Mutlak şu "ecel" adlı kadim avcı kudurdu,
    Bilmem ki nasıl bir pusu kurdu, seni vurdu?
    Sonsuz yaşayıp başta kalaydın, ne olurdu?
    Şarkın kara bahtında ışıktın, niye söndün?..

    Şendendi bütün kudretimiz hamle yönünden;
    Düşman ve taassup yenilip kaçtı önünden...
    Sesler geliyor Dumlupınar'dan, İnönü'nden,
    Şarkın kara bahtında ışıktın, niye söndün?..

    Lâyıktı hudutsuz ebediyet sana.. Heyhat...
    Bir kutlu babaydın bize sen, hem ana, heyhat...
    Bilmem ki niçin oldun ölümden yana?. Heyhat.
    Şarkın kara bahtında ışıktın, niye söndün?..

    Yüksekliğin eksilmeyecek halk üzerinden...
    Millet yaralanmış bugün en ince yerinden...
    Sızlar, Büyük Önder, vatanın kalbi derinden;
    Şarkın kara bahtında ışıktın, niye söndün?..

    Kemal Edip KÜRKÇÜOĞLU

    Atatürk Büyük Lider...

    Atatürk ömür boyu başı dimdik yaşamış,
    Vatan için yürümüş geçmiş mal ve canından.
    Kudretini alarak, Türk'ün asil kanından,
    Kendisini yurduna, milletine adamış.

    İlim mürşidi oldu, yol gösterdi millete,
    Baş kaldırdı, savaştı, katlanmadı zillete.
    Geçti tüm varlığından, geçmedi vatanından,
    Yürüdü koşar adım, önder oldu devlete.

    Bir lider, bir önder ki, kırılmaz cesareti,
    Kabul eder ölümü, düşünmez esareti.
    Çok gazi şehit oldu, ayrılmadı yanından,
    Tüm dünyaya nam saldı, savaşta mahareti.

    Savaştı kahramanca, ümitle istikbalden,
    Asla bir eser yoktu korkudan, izmihlalden.
    Korkmadı, sakınmadı, yılmadı düşmanından.
    Kurtardı gazilerle, devleti hasta halden,

    Ömrü son buldu ama, görevi son bulmadı,
    Çok liderler geldi de yerini doldurmadı.
    Kırdı çelik çemberi geçmedi insanından.
    Kendi erken soldu da, milleti soldurmadı,

    On Kasım talihsiz gün gelmez olaydı keşke,
    Bir hüzünlü yas günü oldu artık her Türk'e.
    Bir Perşembe sabahı ayrıldı dünyamızdan.
    Onun ile yüceldi, onsuz sarsıldı ülke.

    Bu dünya geçicidir, her gelen bir gün gider,
    Her fani ölümlüdür geriye kalır eser.
    En verimli çağında ayrıldı aramızdan.
    Bu muhteşem ülkede, böyle müthiş bir lider,

    Kasım KAPLAN

    ATATÜRK’E BİR AĞIT DAHA

    Sade saçsız yetim değil saçı ak
    Dullar Ata Ata diye çığrışır
    Gelin Türkler gelin gelin ağlaşak
    Yollar Ata Ata diye çığrışır.

    Atamızı anmamızın sırası
    Ölümüne yanmamızın sırası
    Ona yanar kutupların çırası
    Çöller Ata Ata diye çığrışır.

    Yas diye bak dağ başında dumana
    Anlatması kısmet olsa insana
    Sular taşar yatağından dört yana
    Seller Ata Ata diye çığrışır.

    Çığrışır gönüller vurgun kuş gibi
    Kasım yası çökebilse kış gibi
    Bülbül daldan düşer vurulmuş gibi
    Güller Ata Ata diye çığrışır.

    Kavim akrabanın kardeş hısımın
    Ata dense gözü dolar hasımın
    Bir estimi rüzgârları kasımın
    Dallar Ata Ata diye Çığrışır.

    Mezarında açmak için gül olsak
    Tabutunda yer almağa tül olsak
    Hasretiyle yanıp yanıp kül olsak
    Küller Ata Ata diye çağrışır.

    Damar bilir ilik bilir kadrini
    Çocuk bilir çoluk bilir kadrini
    Halik bilir balık bilir kadrini
    Göller Ata Ata diye çığrışır.

    Adı Türk'tür Atatürk'e âşıkın
    Eğil de öp Samsun'daki eşiğin
    Türk anası yavrusunun beşiğin
    Sallar Ata Ata diye çığrışır.

    Ankaralı Aşık Ömer ( B.K. ÇAĞLAR )


    AYRILIŞ DESTANI


    Gel vatan, yas tutan ocaklara gel!
    Oğul Mustafalı kucaklara gel!
    Gel, karayazılı çiçeklerle gel!
    Dol gözümü vatan, Ata’n geçiyor!

    Ektiğin gündüzdü, biçtiğin gece,
    Güzelim ekini bastı delice
    Herkte sabanlara, cenkte kılıca,
    Abıhayatları katan geçiyor.

    Gün görünür güne bakan her şey,
    Ne görsem benziyor, bak, O’na her şey,
    Başlamış şeklinden isyana her şey,
    Sanki her şeylerden o can geçiyor.


    Bir millet kolunca sallar üstünde,
    Bir vatan boyunca yollar üstünde,
    Dağlar bedenince küller üstünde,
    Kanayı kanayı bir tan geçiyor.

    O’nu bize gökten zafer getirdi,
    O’nu bizden alıp “Zafer” götürdü,
    “Yer görmesin” diye doğmuş koç sırtı
    Çağların bağrında yatan geçiyor.

    O, bindi; al atlar kesildi yağız,
    O, bindi; bir yanardağ oldu Yavuz,
    19 Sonteşrin... Delirdi deniz,
    Hâlâ Marmara’dan figan geçiyor.

    Kara çıktı aynı gördüğü düşler,
    Cümle mülhimeler zara durmuşlar,
    Siyah borularda siyah ötüşler...
    Bu sabah, İstanbul yastan geçiyor.

    Defne burcu burcu seril yerlere,
    Bak, selâma durmuş minarelere,
    Bir şair şehirden bir âşık şehre,
    Destanlar üstü destan geçiyor.

    Zeki Ömer DEFNE

    Şiirleri derlerken www.ataturksiirleri.com sitesinden yararlanılmıştır.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri