Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

kapı ile ilgili ata sözler i ve deyimler kapıyla ilgili ata sözler i ve deyimler eklermisiniz Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Kapı İle İlgili Deyimler
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 8      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Kapı İle İlgili Atasözleri Ve Deyimler

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Kapı İle İlgili Atasözleri

    Acemi katır kapı önünde yük indirir
    Anlamı: Beceriksiz ve anlayışsız kişi kendisine yaptırılan işi en önemli yerinde bırakır.

    Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar
    Anlamı: İşi bozulan kişi umutsuzluğa düşmemeli, Tanrı'nın onu daha iyi bir işe kavuşturacağına inanmalıdır.

    Altın anahtar her kapıyı açar
    Anlamı: Para olduğunda her güçlük yenilebilir.

    Avrat (kadın) malı, kapı mandalı
    Anlamı
    : Bir erkek, karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir.

    Borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)
    Anlamı: Borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.

    Çalma elin kapısını, çalarlar kapını
    Anlamı: Kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

    Deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız
    Anlamı: Her nesnenin kendisine özgü nitelikleri, kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır.

    Deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı
    Anlamı: Yüksek makam sahibi kimselerle ilgisi olanlar durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdırlar.

    Deveci ile konuşan kapısını büyük açar
    Anlamı: Yüksek makam sahibi kimselerle ilgisi olanlar durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdırlar.

    Kapı arkası bile gurbet
    Anlamı
    : Bir insan evinden pek uzağa gitmese bile evden ayrıldıktan sonra kendini gurbete çıkmış gibi hisseder.

    Köpek ekmek veren (yediği) kapıyı tanır
    Anlamı: Köpek bile kendisini besleyen yeri bilir, davranışlarıyla duygularını belli eder, insan da bundan ders almalı, gördüğü iyiliği unutmamalıdır.

    Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır
    Anlamı
    : Mart ayındaki şiddetli soğuklarda insanlar ellerine geçen her şeyi yakmak zorunda kalırlar.

    Oğlan anası kapı arkası, kız anası minder kabası
    Anlamı: Eve gelin geldikten sonra oğlanın anası kapı dışarı edilecek kadar fazla görülür ama kızın anası başköşeye oturtulur.

    Ölüm bir kara devedir ki herkesin kapısına çöker
    Anlamı: Her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.

    Rüşvet kapıdan girince insaf (iman) bacadan (pencereden) çıkar
    Anlamı: İşini herkese eşit davranarak yapmak zorunda olan bir görevli, kendisine çıkar sağlayan kimselere ayrıcalık tanıyorsa o kişi hak, adalet, insaf gibi duygulardan yoksun demektir, onun gözü paradan, maldan başka bir şey görmez.

    Sitteisevir kapıyı çevirir
    Anlamı: Kötü havalarda dışarı çıkmamayı öğütleyen bir söz.

    Tembele dediler “kapını ört”, dedi “yel eser örter”
    Anlamı
    : Tembel, kapısının örtülmesini bile rüzgârdan bekler.

    Yersen kap açık, yemezsen kapı açık
    Anlamı: Sabırlı ol, katlan ve kararını ona göre ver.

    Zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar
    Anlamı
    : Zorbalığın hüküm sürdüğü yerde din kuralları, kanun emirleri yürümez.

    Kapı İle İlgili Deyimler Arşivi

    Aynı kapıya çıkmak
    Anlamı: Sonuç bakımından fark etmemek, aynı sonuca varmak: “Talihin aşırısı da insanı eninde sonunda aptallaştırdığından, sonuç aynı kapıya çıkardı.” -E. Şafak.

    Açık kapı bırakmak
    Anlamı: Gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak.

    Arka kapıdan çıkmak
    Anlamı: Okuldan başarısızlık nedeniyle ayrılmak.

    At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak
    Anlamı: İş işten geçtikten sonra önlem almaya kalkışmak.

    Bir kapıya çıkmak
    Anlamı: Aynı sonuca varmak.

    (Bir şeyden) kapı açmak
    Anlamı: 1) bir şeyin sözünü etmek veya bir işe başlamak; 2) pazarlığa çok yüksek bir fiyatla başlamak.

    (Bir yeri) komşu kapısı yapmak
    Anlamı: Sık gidilen yer hâline getirmek.

    (Bir yeri) komşu kapısına çevirmek
    Anlamı
    : Yakın olmadığı ve sık sık uğranılması gerekmediği hâlde bir yere çok sık gitmek.

    (Birinin) kapısını çalmak
    Anlamı: Birine başvurmak: “İskele memurluğu isteyen işçiler hep benim kapımı çalıyorlar.” -M. Ş. Esendal.

    Çat orada çat burada çat kapı arkasında
    Anlamı: Çok çabuk yer değiştiren bir şeyin durumunu anlatan bir söz: “Sizin sevgili bir yerde durmaz, çat orada çat burada çat kapı arkasındadır.” -O. C. Kaygılı.

    Dış kapının mandalı
    Anlamı: 1) uzak akraba; 2) önemsiz, değersiz.

    Doksan kapının ipini çekmek
    Anlamı: İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

    El kapısına düşmek
    Anlamı: Yabancıya muhtaç olmak: “Başından nasıl bir sergüzeşt geçmişti de böyle el kapılarına düşmüştü?” -R. H. Karay.

    Han kapısından teğelti atmak
    Anlamı
    : Defetmek, kovmak: “Bir adamı hiç sormadan, etmeden böyle han kapısından teğelti atar gibi kolundan tutup fırlatınca içinde bir üzüntü kalır.” -M. Ş. Esendal.

    İkisi bir kapıya çıkmak
    Anlamı: Aynı sonuca varmak, aynı sonucu doğurmak.

    Kapı almak (yapmak)
    Anlamı: Tavla oyununda bir haneye üst üste iki pul getirmek ve o hanenin karşı oyuncu tarafından kullanılmasını engellemek: “Altı bir geldi mi köşeyi kapacaksın, kapıları almayı asla unutmayacaksın.” -T. Uyar.

    Kapı aralamak
    Anlamı
    : Bir konuya giriş yapmak, karşısındakini hazırlamak.

    Kapı aramak
    Anlamı
    : Ev ziyareti yapmak istemek.

    Kapı baca açık
    Anlamı: Korunmaya alınmamış.

    Kapı dışarı etmek (atmak)
    Anlamı: Kovmak, dışarı atmak: “Sizin hepinizi kapı dışarı edecekler. Çünkü kaçak işçiye memlekette iş yok.” -M. İzgü.

    Kapı gibi
    Anlamı: 1) iri vücutlu (kimse); 2) dayanak noktası güçlü, sağlam olan: “İçlerinden biri atından inerek celladın burnuna kapı gibi bir fermanı dayadı.” -İ. O. Anar.

    Kapı kadar
    Anlamı: çok enli ve uzun olan.

    Kapı kapı aramak
    Anlamı: Her yeri aramak.

    Kapı kapı dolaşmak (gezmek)
    Anlamı: 1) ev ev gezmek; 2) bir yerlere sürekli girip çıkmak: “Elbette öyle ama sen böyle panik hâlinde kapı kapı dolaşırsan, teşkilatta muhalefet var sanıp gerçekten de bir temizliğe başlayabilirler.” -A. Ümit. 3) iş aramak için her yere başvurmak.

    Kapı komşusu yapmak (etmek)
    Anlamı: bir yere sık gidip gelmek.

    Kapı yapmak
    Anlamı: 1) bir şey istemek veya söylemek için karşısındakini önceden başka sözlerle hazırlamak: “Rumeli'de bıraktığı çiftlikleri de anlattıktan sonra yaptığı kapıyı kâfi gördü. İşlere geçti.” -Ö. Seyfettin. 2) ev gezmesi yapmak; 3) kapı almak.

    Kapıda kalmak
    Anlamı: İçeri girememek: “Anahtar bendedir. Onlar sonra kapıda kalırlar.” -M. Ş. Esendal.

    Kapıdan çevirmek
    Anlamı: Geri döndürmek, kabul etmemek: “Fakat görücüleri de kapıdan çevirmeyi doğru bulmuyordu.” -H. E. Adıvar.

    Kapıdan kovsan bacadan düşer
    Anlamı: Yüzsüz, arsız kimseler için söylenen bir söz.

    Kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak
    Anlamı: İstenilen şeye ulaşma imkânı verilmemek.

    Kapıları açık tutmak

    Anlamı: Herhangi bir konuda ilişkiyi kesmeden anlaşma ortamını sürdürmeye çalışmak.

    Kapıları kapamak
    Anlamı: Bütün ilişkileri kesmek veya anlaşma ortamını ortadan kaldırmak.

    Kapısına kilit vurmak
    Anlamı: 1) girilip çıkılmasını önlemek için bir yeri kapamak; 2) bir yerin çalışmasına son vermek.

    Kapıya dayanmak
    Anlamı: 1) gelip çatmak: “Kış kapıya dayandı, daha kömür alamadık.” -R. N. Güntekin. 2) bir şey elde etmek için bir yeri, bir kimseyi zorlamak, göz korkutmak: “Bereket versin ki padişahın cellatları kapıya dayanmadılar.” -İ. O. Anar.

    Kapıyı açmak
    Anlamı: 1) bir işe veya bir konuya öncelikli olarak başlamak; 2) bir işte başkalarına örnek olmak.

    Kapıyı büyük açmak
    Anlamı: Çok masraflı bir işe girişmek veya hesapsız harcamak.

    Kapıyı göstermek
    Anlamı: Kovmak, uzaklaştırmak.

    Kendini kapının dışında bulmak
    Anlamı: Kovulmak, işten atılmak, bir yerden istenmeden uzaklaştırılmak: “Bir gazeteci gelsin de bizden bir haber alsın. Haberi veren ertesi günü kendini kapının dışında bulurdu.” -M. Ş. Esendal.

    Kırk kapının ipini çekmek
    Anlamı: İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

    Masraf kapısı açmak
    Anlamı: Para harcamayı gerektiren bir işe girişmek.

    O kapı (mahalle) senin bu kapı (mahalle) benim
    Anlamı: Sürekli gezip dolaşmayı anlatan bir söz: O kapı senin bu kapı benim, akşamı eder.

    Seksen kapının ipini çekmek
    Anlamı: İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak: “Ama şimdi, bir çift lastik için seksen kapının ipini çekiyoruz.” -R. Enis.

    Şöhret kapısı açılmak
    Anlamı: Meşhur olmaya başlamak.

    Şüpheye kapılmak
    Anlamı: Şüphe duymak: “Eski bir bakan Ankara'nın bir köşesinde bir apartman mı yaptırmış, İsmet Paşa derhâl bir haksız iktisap şüphesine kapılıyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

    Yağlı kapıya konmak
    Anlamı: Rahat, sıkıntısız bir yere girmek, geçimini başkasının üstüne yıkmak: “Kondu, namussuz, yağlı kapıya, diye, hasedini belli ediyordu.” -H. Taner.

    Yanlış kapı çalmak
    Anlamı: İsteğinin yapılmayacağı, yersiz sayılacağı bir yere başvurmak.

    Yumurta kapıya dayanmak (gelmek)
    Anlamı: Yapılacak iş için zaman çok daralmak.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri