Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

kapı ile ilgili deyimler ve açıklamaları eklermisiniz Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Kapı İle İlgili Deyimler Ve Atasözleri Kapı İle İlgili Deyimler Kapı İle İlgili
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 2      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Kapı İle İlgili Deyimler Ve Açıklamaları

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Kapı İle İlgili Deyimler Ve Açıklamaları

    Aynı kapıya çıkmak
    Anlamı: Sonuç bakımından fark etmemek, aynı sonuca varmak: “Talihin aşırısı da insanı eninde sonunda aptallaştırdığından, sonuç aynı kapıya çıkardı.” -E. Şafak.

    Açık kapı bırakmak
    Anlamı: Gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak.

    Arka kapıdan çıkmak
    Anlamı: Okuldan başarısızlık nedeniyle ayrılmak.

    At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak
    Anlamı: İş işten geçtikten sonra önlem almaya kalkışmak.

    Bir kapıya çıkmak
    Anlamı: Aynı sonuca varmak.

    (Bir şeyden) kapı açmak
    Anlamı: 1) bir şeyin sözünü etmek veya bir işe başlamak; 2) pazarlığa çok yüksek bir fiyatla başlamak.

    (Bir yeri) komşu kapısı yapmak
    Anlamı: Sık gidilen yer hâline getirmek.

    (Bir yeri) komşu kapısına çevirmek
    Anlamı
    : Yakın olmadığı ve sık sık uğranılması gerekmediği hâlde bir yere çok sık gitmek.

    (Birinin) kapısını çalmak
    Anlamı: Birine başvurmak: “İskele memurluğu isteyen işçiler hep benim kapımı çalıyorlar.” -M. Ş. Esendal.

    Çat orada çat burada çat kapı arkasında
    Anlamı: Çok çabuk yer değiştiren bir şeyin durumunu anlatan bir söz: “Sizin sevgili bir yerde durmaz, çat orada çat burada çat kapı arkasındadır.” -O. C. Kaygılı.

    Dış kapının mandalı
    Anlamı: 1) uzak akraba; 2) önemsiz, değersiz.

    Doksan kapının ipini çekmek
    Anlamı: İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

    El kapısına düşmek
    Anlamı: Yabancıya muhtaç olmak: “Başından nasıl bir sergüzeşt geçmişti de böyle el kapılarına düşmüştü?” -R. H. Karay.

    Han kapısından teğelti atmak
    Anlamı
    : Defetmek, kovmak: “Bir adamı hiç sormadan, etmeden böyle han kapısından teğelti atar gibi kolundan tutup fırlatınca içinde bir üzüntü kalır.” -M. Ş. Esendal.

    İkisi bir kapıya çıkmak
    Anlamı: Aynı sonuca varmak, aynı sonucu doğurmak.

    Kapı almak (yapmak)
    Anlamı: Tavla oyununda bir haneye üst üste iki pul getirmek ve o hanenin karşı oyuncu tarafından kullanılmasını engellemek: “Altı bir geldi mi köşeyi kapacaksın, kapıları almayı asla unutmayacaksın.” -T. Uyar.

    Kapı aralamak
    Anlamı
    : Bir konuya giriş yapmak, karşısındakini hazırlamak.

    Kapı aramak
    Anlamı
    : Ev ziyareti yapmak istemek.

    Kapı baca açık
    Anlamı: Korunmaya alınmamış.

    Kapı dışarı etmek (atmak)
    Anlamı: Kovmak, dışarı atmak: “Sizin hepinizi kapı dışarı edecekler. Çünkü kaçak işçiye memlekette iş yok.” -M. İzgü.

    Kapı gibi
    Anlamı: 1) iri vücutlu (kimse); 2) dayanak noktası güçlü, sağlam olan: “İçlerinden biri atından inerek celladın burnuna kapı gibi bir fermanı dayadı.” -İ. O. Anar.

    Kapı kadar
    Anlamı: çok enli ve uzun olan.

    Kapı kapı aramak
    Anlamı: Her yeri aramak.

    Kapı kapı dolaşmak (gezmek)
    Anlamı: 1) ev ev gezmek; 2) bir yerlere sürekli girip çıkmak: “Elbette öyle ama sen böyle panik hâlinde kapı kapı dolaşırsan, teşkilatta muhalefet var sanıp gerçekten de bir temizliğe başlayabilirler.” -A. Ümit. 3) iş aramak için her yere başvurmak.

    Kapı komşusu yapmak (etmek)
    Anlamı: bir yere sık gidip gelmek.

    Kapı yapmak
    Anlamı: 1) bir şey istemek veya söylemek için karşısındakini önceden başka sözlerle hazırlamak: “Rumeli'de bıraktığı çiftlikleri de anlattıktan sonra yaptığı kapıyı kâfi gördü. İşlere geçti.” -Ö. Seyfettin. 2) ev gezmesi yapmak; 3) kapı almak.

    Kapıda kalmak
    Anlamı: İçeri girememek: “Anahtar bendedir. Onlar sonra kapıda kalırlar.” -M. Ş. Esendal.

    Kapıdan çevirmek
    Anlamı: Geri döndürmek, kabul etmemek: “Fakat görücüleri de kapıdan çevirmeyi doğru bulmuyordu.” -H. E. Adıvar.

    Kapıdan kovsan bacadan düşer
    Anlamı: Yüzsüz, arsız kimseler için söylenen bir söz.

    Kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak
    Anlamı: İstenilen şeye ulaşma imkânı verilmemek.

    Kapıları açık tutmak

    Anlamı: Herhangi bir konuda ilişkiyi kesmeden anlaşma ortamını sürdürmeye çalışmak.

    Kapıları kapamak
    Anlamı: Bütün ilişkileri kesmek veya anlaşma ortamını ortadan kaldırmak.

    Kapısına kilit vurmak
    Anlamı: 1) girilip çıkılmasını önlemek için bir yeri kapamak; 2) bir yerin çalışmasına son vermek.

    Kapıya dayanmak
    Anlamı: 1) gelip çatmak: “Kış kapıya dayandı, daha kömür alamadık.” -R. N. Güntekin. 2) bir şey elde etmek için bir yeri, bir kimseyi zorlamak, göz korkutmak: “Bereket versin ki padişahın cellatları kapıya dayanmadılar.” -İ. O. Anar.

    Kapıyı açmak
    Anlamı: 1) bir işe veya bir konuya öncelikli olarak başlamak; 2) bir işte başkalarına örnek olmak.

    Kapıyı büyük açmak
    Anlamı: Çok masraflı bir işe girişmek veya hesapsız harcamak.

    Kapıyı göstermek
    Anlamı: Kovmak, uzaklaştırmak.

    Kendini kapının dışında bulmak
    Anlamı: Kovulmak, işten atılmak, bir yerden istenmeden uzaklaştırılmak: “Bir gazeteci gelsin de bizden bir haber alsın. Haberi veren ertesi günü kendini kapının dışında bulurdu.” -M. Ş. Esendal.

    Kırk kapının ipini çekmek
    Anlamı: İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

    Masraf kapısı açmak
    Anlamı: Para harcamayı gerektiren bir işe girişmek.

    O kapı (mahalle) senin bu kapı (mahalle) benim
    Anlamı: Sürekli gezip dolaşmayı anlatan bir söz: O kapı senin bu kapı benim, akşamı eder.

    Seksen kapının ipini çekmek
    Anlamı: İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak: “Ama şimdi, bir çift lastik için seksen kapının ipini çekiyoruz.” -R. Enis.

    Şöhret kapısı açılmak
    Anlamı: Meşhur olmaya başlamak.

    Şüpheye kapılmak
    Anlamı: Şüphe duymak: “Eski bir bakan Ankara'nın bir köşesinde bir apartman mı yaptırmış, İsmet Paşa derhâl bir haksız iktisap şüphesine kapılıyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

    Yağlı kapıya konmak
    Anlamı: Rahat, sıkıntısız bir yere girmek, geçimini başkasının üstüne yıkmak: “Kondu, namussuz, yağlı kapıya, diye, hasedini belli ediyordu.” -H. Taner.

    Yanlış kapı çalmak
    Anlamı: İsteğinin yapılmayacağı, yersiz sayılacağı bir yere başvurmak.

    Yumurta kapıya dayanmak (gelmek)
    Anlamı: Yapılacak iş için zaman çok daralmak.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri