Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Yüksek/Düşük Ateş hastalığı nedir? Çocuklarda ve bebeklerde neden yükselir? Ateş Nedir? Günümüzde ateş hekimlerin en sık karşılaştıkları sağlık sorunlarından birisidir. İnsan vücudunun normal şartlardaki ısısı
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 2      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Yüksek/Düşük Ateş hastalığı nedir? Çocuklarda ve bebeklerde neden yükselir?

    Sponsorlu Bağlantılar




    Yüksek/Düşük Ateş hastalığı nedir? Çocuklarda ve bebeklerde neden yükselir?

    Ateş Nedir?

    Günümüzde ateş hekimlerin en sık karşılaştıkları sağlık sorunlarından birisidir.

    İnsan vücudunun normal şartlardaki ısısı 36,5 C'dir. Bu değer bebeklerde ve küçüklerde 36,8 olabilir. Vücut tüm fonksiyonlarını, bu ısı değerleri arasında, yerine getirdiği için "ateş" diye adlandırılan vücut ısısının yükselmesi vücudun normal dengelerinde bir bozulma olduğunu gösterir. Ateş, kendi başına bir hastalık değil, hastalık belirtilerinden bir tanesidir. Bir enfeksiyon, ödem, doku hasarı veya aşı gibi nedenlerle vücut ısısını düzenleyen ısı düzenleyici merkezdeki dengenin bozulması sonucu ateş oluşur. Dolayısıyla ateşin temelinde yatan etmenin ne olduğunun mutlaka bir doktor tarafından tesbit edilmesi gerekir.

    Ateş, aslında doğal bir savunma mekanizması olması ve doktorlar için gerekli bir uyarı olmasına karşın aileler için önemli bir korku nedenidir. Gereksiz yaşanan korkular, paniklemeye ve zamam zaman da, hatalı uygulamalar yapılmasına neden olabilir. Unutulmaması gereken şey, ateşin pek çok nedenden dolayı ortaya çıkabileceğidir. Buna karşın özellikle bebeklerde ateş olmaksızın da çok ciddi hastalıklar oluşabilir.

    Yüksek Ateş Nedir? Ateş Neden Yükselir?


    Çocukların kulaktan ve ağızdan ölçülen ateşleri 36-36,8 C ise bu normal vücut ısısıdır. Koltukaltından 37 C, ağızdan 37,5 C ve makattan (rektal olarak) 38 C ve üzerinde ölçümler alınıyorsa, bu yüksek ateş olarak tanımlanabilir. Ateşi yükselen çocuklar için; ateşi kontrol altına almaya yönelik müdahalelerin yapılması gerekmektedir.
    • Ateşe neden olabilen bakteri, virüs gibi mikroorganizmalar vücuda girer.
    • Bu mikroorganizmalar pirojen adı verilen çeşitli maddeler salgılarlar.
    • Cevap olarak vücutta endojen adı verilen maddeler salgılanır.
    • Vücut ısısını dengede tutan termoregülatör bölge harekete geçer. Ve bunun sonucunda da ateş çıkar.
    Ateşin yükselmesiyle havale geçirme arasında her zaman ilişki yoktur. Ateş sadece hastalık yapıcı bir mikroorganizmanın vücuda girmesiyle yükselmez. Rutin yapılan aşılar sonucu, 5 aylık-2,5 yaş arasındaki bebeklerin diş çıkarmaları dönemlerinde, vücutta oluşan bir doku hasarı sonucunda da ateş yükselebilir. Bazı çocuklarda düşük ateşte bile havaleye rastlanabilir. Havale nöbetleri genellikle 6 ay ile 5 yaş arasında görülür. Eskiden havale geçiren çocuklarda mutlaka bir beyin hasarı kalacağı düşünülürken, artık bunun doğru olmadığı düşünülmektedir. Önemli olan havalenin kendisinden çok, havaleye neden olan hastalıktır. Tipik havale nöbetinde bebeklerde şuur kaybı, kol ve bacaklarında kasılmalar oluşur.


    Kontrol altına alınamayan uzun süreli yüksek ateşlerde ve havale belirtilerinin görülmeye başlandığı anda hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurup çocukların, doktor kontrolüne alınması gerekir.

    Hipotermi ve Hipertermi

    Hipertermi; çevresel faktörler nedeniyle, içinde bulunulan ortam ısısının artmasıyla vücut ısısının yükselmesidir. Hipertermi, yüksek ateşle karıştırılmamalıdır. Hipertermi nedeniyle, kişiler terler ve soğuk bir şeyler içmek isterler. Ateşi yükselen kişiler üşüdüğünü, hipertermik kişi ise vücudunun ısındığını hisseder.

    Hipotermi ise; vücut sıcaklığının 35 derecenin altına düşmesidir ve hayatı tehdit eden bir olaydır. Özellikle, küçük çocuklarda, yaşlılarda ve bazı hastalarda vücut ısı dengesinin hassas olması nedeniyle hipotermi, ciddi durumlara neden olur. Ateş düşmesinin belirtisi titreme, derinin soğuk ve soluk olması, bitkinlik, konuşma güçlüğüdür. Halk arasında donma olarak bilinen ve dağcılık sporu ile ilgilenenlerin sık karşılaştıkları ateş düşmelerinin nedeni genel olarak, aşırı soğuğa maruz kalmadır. Bazı ilaçların (ağrı kesici - ateş düşürücü gibi) yan etkisi olarak da meydana gelebilir.

    Hipotermi olan kişilerde tüm giysilerin çıkarılır, kişi normal sıcaklıktaki bir odaya alınır. Bir battaniye yardımı ile yavaş yavaş ısıtılır. Çok sıcak olmayan içecekler verilir. Sık aralıklarla, örneğin; yarım saatte bir ateş ölçümü yapılarak doktora ulaşana kadar ısıtıcı önlemlerle devam edilmelidir. Özellikle kullanılan bir ilaçtan dolayı hipotermi şüphesi varsa, zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

    Ateş Nasıl Ölçülür?


    Ateş çeşitli şekillerde ölçülebilir.
    • Koltuk altı
    • Rektal (makattan ölçüm)
    • Timpanal (kulaktan ölçüm)
    • Oral (ağız içinden ölçüm)
    Ölçümünde hangi yöntemin uygulanacağı çocuğun yaşına göre belirlenebilir. Bebeklerde rektal ölçümler, daha büyük çocuklarda ise koltuk altından ateş ölçülmesi daha doğru olmaktadır. Genellikle koltuk altına oranla rektal yoldan alınan ölçümler 0,5-1 C daha yüksek bulunur. Koltuk altı ölçümü yapılırken terleme varsa önce kurulanmalı sonra cıvalı kısım koltuk altına gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Tercihen kucakta tutularak 3 dakika termometre kapalı koltuk altında tutulmalıdır. Civalı termometreler en güvenilir ölçümlerin yapıldığı termometredir. Yaralanmalara neden olabileceğinden, kırılmaması için dikkat edilmelidir.


    Ağız içinden ölçüm yapılırken ölçümden 5-10 dakika önce soğuk ve sıcak yiyecek ve içeceklerin alınmamasına dikkat edilmeli, termometre ağız içerisinde 2-3 dakika bekletildikten sonra okuma yapılmalıdır.

    Hızlı ölçüm yöntemlerinden biri de timpanik termometrelerle kulaktan yapılan ölçümlerdir. Termometre kulak içine dikkatlice yerleştirilip ölçüm yapılabilir.

    Çocuklarda Ateş



    Ateşi Nasıl Kontrol Altına Alırız?

    Çocuk ve bebeklerde ateş görüldüğünde evde alınabilecek basit ve temel önlemler önemlidir. Ateşin tedavisi yanlızca ateş düşürücü ilaçlarla değil, aynı zamanda uygun yaklaşımlarla desteklenmelidir. Bu destek yaklaşımlar ateş düşürücü kullanmak kadar önemlidir.


    Ateşli bebeğin bulunduğu ortamın ısısı 21-22 C arasında tutulmalıdır. Oda ısısının ayarlanması için havalandırmalar ve vantilatörler kullanılabilir, ancak bebeğin direkt olarak hava akımının karşısında olmamasına dikkat etmek gerekir.
    • Çocuğun üzerindeki fazla giysiler çıkartılarak az ve gevşek giysilerle çocuğun ısısının düşürülmesine yardımcı olmalı.
    • Ateşli çocuğun kalori gereksinimi artar, bu nedenle aç kalmamasına dikkat ederek beslenmesi desteklenmeli. Ancak beslenme için aşırı zorlanmamalı.
    • Yüksek ateşi düşürebilmek için ılık su (29-32 °C) ile ıslatılmış bir bezle vücut keseler tarzda silinir.
    • Yüksek ateşte vücudun daha fazla sıvıya ihtiyaç duyması nedeniyle bol miktarda sıvı almasını sağlamalı. Verilecek sıvının çok sıcak veya çok soğuk olmamasına dikkat etmeli.
    • Doktorun tavsiye ettiği bir ateş düşürücü (antipiretik) kullanarak ateşi kontrol altında tutmalıdır. Ateş düşürücüler çocuğun yaşına ve kilosuna bağlı olarak farklı miktarlarda kullanılırlar; bu nedenle bir hekime danışarak kullanılmalıdır.
    • Banyoya girebilecek konumdaki çocuklar, ılık su ile ve keseler tarzda silinerek duş yaptırılabilir. Saçların çok ıslatılmamasına dikkat edilir.
    Ateşli Çocuğa Neler Yapılmamalı?


    Ateşi yükselen çocuklarda yapılması gereken bazı basit işlemler ateşi almakta çok yardımcı olurken bazı yanlış uygulamalarda tedavinin uygun olarak yapılmasını engellemektedir.


    Bu YANLIŞ UYGULAMALAR kısaca şöyle sıralanabilir :
    • Çok soğuk ve belli bölgelere konup bırakılan bezler titremeye neden olarak ateşin daha da yükselmesine yol açar
    • Alkol ve sirke ile vücudu silmek
    • Üşüyebilir korkusu ile giysilerini çıkartmamak ve daha çok giydirmek
    • Çok sicak veya çok soğuk içecekler vermek
    • Yanlış ateş düşürücü kullanmak

    • - Aşırı dozda veya eksik dozda ilaç kullanmak
      - Uygun aralıklarda ateş düşürücü kullanmamak
    • 12 yaş altındaki çocuklarda viral enfeksiyonlar olduğunda doktora danışmadan ilaç kullanmak.
    Acil Durumlar


    Ateşi yükselen çocuklarda ve özellikle bebeklerde aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçı ateşe eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden bir doktora gidilmelidir. Çünkü; ciddi bir hastalığın da belirtisi olabilen ateşe aşağıdaki belirtiler de eklenebilir ;
    • Ateş özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde görülüyorsa
    • Ateş bebek ve çocuklarda 40 °C'nin üzerinde görülüyorsa
    • Bebek ve çocuklarda ağlama, inleme ve dokunulduğunda huzursuzlanma varsa
    • Ateşin yanında uyku eğilimi varsa
    • Ciltte döküntüler oluşuyorsa
    • Zor nefes alıp verme başlıyorsa
    • Yutkunma güçlüğü çekiliyorsa
    • Daha önce "havale" geçirmiş ise
    • Genel görünümünde kötülük varsa
    • Boyun kısmında sertleşme varsa
    • Devamlı kusma, diyare (ishal) oluyorsa
    Diş Çıkarma Dönemleri



    Bebek doğana kadar görülmemelerine rağmen dişlerin oluşumu doğumdan önce başlar. İlk dişler ana rahmindeki yaşamın altıncı haftasında ve ikinci dizini de beşinci ayda olmak üzere harekete geçer. İlk dişler yani süt dişleri genellikle 5. ve 10. aylar arasında çıkar ve 30. ayda da sonlanır. Dişlerin oluşumu ve çıkması normal bir süreçtir ve fizyolojik bir olaydır. Ancak diş etinde lokal doku değişikliklerine neden oldukları için bölgesel iritasyona yol açabilmektedirler. Bunun için diş çıkartma dönemlerinde hemen hemen her bebekte görülen başka problemler olmaktadır. Bu dönemde ;
    • Sert nesneleri ısırma isteği olur, diş etleri kaşınan bebekler bunu azaltmak için sert cisimleri çiğnemeye çalışırlar, bu da hassas diş etinin yaralanmasına neden olabildiği gibi o bölgede enfeksiyonlar için zemin hazırlayabilir
    • Acı hissi ve ağrı oluşur.
    • Aşırı tükürük ve salya salgılaması oluşur.
    • Uykusuzluk ve halsizlik olur
    • Huzursuzluk ve ağlama nöbetleri oluşur
    • Hafif veya orta derecede ateş oluşur. Buna kulak enfeksiyonları eklenebilir.
    Bütün bu belirtiler dişlerin çıkmasından sonra kısa sürede biter ancak diş çıkartma dönemleri aileler için oldukça rahatsızlık verici bir süreçtir.


    Ağrı ve acı hissini giderici ilaçlar ve bebeğin diş etinde meydana gelebilecek enfeksiyonları önlemek için de antiseptik (mikrop kırıcı) bileşikler faydalı olabilmektedir.

    Diş çıkarma döneminde görülebilen ateşin de giderilmesi için güvenilir bir ateş kesici olan parasetamol kullanılabilir.


    Bilinmesi Gerekenler
    • Çocuğun dişlerinin çıkmaya başladığı andan itibaren temizlenmesi gerekir ancak 3 yaşına kadar henüz fırça kullanma becerisi gelişmemiştir. 5 yaşına geldiğinde tam anlamıyla dişlerini fırçalayabilmektedir.
    • Genellikle çocukların diş kontrolleri 3 yaş civarında başlatılır.
    • Dişlerin çıkmasından sonra bebeklerin beslenmelerine daha da dikkat etmek gerekmektedir.
    • Şeker içeren maddeler karyojeniktir. Şeker bakterilerin etkisiyle ağızda çabucak asitleşir. Bu asit dişin dış tabakasını eritip diş çürümelerinden sorumlu bakterilerin çoğalmasına uygun ortam sağladığı için dişler çürür.


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Bebeklerde ve Çocuklarda Pamukçuk (Kandida) Hastalığı
  3. Bebeklerde ve Çocuklarda Ateş Durumunda Yapılması Gerekenler
  4. Çocuklarda ve Bebeklerde Şeker Hastalığı (Diyabet)
  5. Bebeklerde ateş kaç derece olmalı, bebeklerde ateş ne zaman tehlikelidir
  6. Yüksek(Hiper) ve Düşük Tansiyon hastalığı nedir? Belirtileri ve tedavisi nedir?
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri