Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Katı yürekli zengin KATI YÜREKLİ ZENGİN Ayna ayna, güzel ayna Ayna ayna, şeker ayna Ayna ayna, cici ayna; kim neler yaşamış anlat bana Ve sevgili

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Katı yürekli zengin

    Sponsorlu Bağlantılar




    Katı yürekli zengin

    KATI YÜREKLİ ZENGİN

    Ayna ayna, güzel ayna
    Ayna ayna, şeker ayna
    Ayna ayna, cici ayna; kim neler yaşamış anlat bana

    Ve sevgili aynacık gece mavisinde başlamış anlatmaya

    Güzel bir ilkbahar sabahında, henüz kimsecikler yatağında doğrulmamışken, kuşlar o dal senin bu dal benim uçuşmaya başlamışlar bile Yeni yeşermiş ağaçlar rengarenk çiçekleriyle yeryüzüne yeni bir hayat sunuyorlarmış Önce gök aydınlanmış, sonra güneş hafifçe başını çıkarmış saklandığı yerden Güller, karanfiller, zambaklar, papatyalar, küstümçiçekleri, menekşeler, sünbüller birbiriyle yarışır gibi açıyorlarmış

    İşte böylesine güzel bir bahar sabahında, insanlar uyanmak için hiç de zorlanmazlarmış Gözlerini açar-açmaz çiçeklerin süslediği bahçelerine koşarlar, o mis kokulu havayı ciğerlerine doldururlarmış Günleri sevinç ve neşe içinde geçermiş

    İlkbaharın, tüm güzelliğini hediye ettiği bu memlekette herkes güleryüzlü, merhametli, konuksever ve iyi kalpliymiş Bir karıncayı bile incitmekten korkarlarmış Kazandıklarının bir kısmını fakir olanlara hediye ederler, onların sıkıntılarını azaltmaya çalışırlarmış

    Fakat bu memlekette kese kese altınları, elmasları, gümüşleri, sandık sandık incileri olan bir adam yaşarmış ki; bir kez olsun güldüğünü gören olmamış Kapısını kim çalsa en ağır sözlerle onu evinden kovarmış Hiçkimseden hoşlanmadığı için hiçkimse de ondan hoşlanmazmış

    Birgün elbiseleri yıpranmış, açlıktan benzi solmuş bir adam bu katı yüreklinin evine varmış, kapısını çalmış Kapıyı açan hizmetçi, karşısında bir dilenci görünce onu uyarmak istemiş ve demiş ki;

    - Bu evin sahibi çok katı yüreklidir Sana hiçbir şey vermez Ondan ağır bir söz işitmeden gitsen iyi olur Yoksa kalbini kırar

    Hizmetçi dilenciye bu sözleri söylerken evin sahibi çıkagelmiş Gür sesiyle evi inleterek;

    - Kimdir beni rahatsız etmekten çekinmeyen, diye sormuş

    Dilenci elini uzatarak;

    - Efendim, ben çok açım Bir parça ekmek vererek iyilikte bulunmak istemez misiniz, demiş

    Adam öfkeden ne yapacağını şaşırarak dilenciye haykırmış:

    - Sor bakalım, bu memlekette benim evimden bir dilenciye, bir lokma ekmek çıkmış mı? Var git yoluna Ekmeğini başka kapılarda ara Ne diye sana yardım edeyim!

    Bu sözleri işiten zavallı dilencinin kalbi kırılmış Usulca elini çekmiş, tek kelime etmeden dönmüş gitmiş Fakat adamın o halini merak etmemek mümkün mü? Dilenci de merak etmiş tabiî Kendi kendine konuşmuş durmuş:

    - Ben fakirim, hiç gülmesem “niye gülmüyorsun” diye soran olmaz Peki bu adamın derdi ne? Aç değil, açıkta değil Memleketi satın alacak kadar parası var Ama güldüğü hiç görülmemiş Yazık, ne kadar yazık Bu hayattan zevk almasını öğrenememiş İnsanlardan köşe-bucak kaçıyor Bereket mi kalır o evde!

    Bu olayın üzerinden yıllar geçmiş Belki on yıl, belki on-beş Ölen ölmüş, kalan kalmış Kimi zaman zor günler yaşanmış, kimi zaman sevinç sarmış her yanı Zengin adamın başına bir felaket gelmiş O servet sanki toz olmuş uçmuş Daha ne olup bittiğini anlamadan, adam kendisini sokakta buluvermiş Kapı kapı dolaşıp bir parça ekmek için el açmaya başlamış

    Birgün şehrin sokaklarında böyle dolaşırken, ihtişamlı bir evin karşısında durmuş Ve ona bakmaya başlamış Eski günleri, o çok zengin olduğu günleri hatırından geçirir gibi uzun uzun bakmış eve Sonra da gidip kapısını çalmış Kapıyı açan hizmetçi karşısında bir dilenci görünce konuşmadan içeri girmiş Kısa bir süre sonra geri döndüğünde elinde bir sepet yiyecek varmış Sepeti dilenciye uzatırken hayretle bağırmış:

    - Olamaz! Siz, siz böyle ne hallere düştünüz

    Hizmetçinin sesine gelen evin sahibi, merakla sormuş:

    - Ne var, ne oluyor?

    Hizmetçi, eskiden yanında çalıştığı beyin şimdi bir dilenci olduğunu, buna çok üzüldüğünü söylemiş Ev sahibi ise dilenciyi tanıyınca bu duruma pek şaşırmamış:

    - Ben, bir zamanlar onun kapısını çalan yoksuldum Fakat o, beni evinden kovdu ve benim kalbimi kırdı Öyle zengindi ki, gözü hiçkimseyi görmezdi Demek ki, ondan alınan bana verilmiş Üzülme, onu içeri al İstediği kadar yesin içsin

    Dilenci içeri alınmış, krallara layık bir şekilde ağırlanmış Adam yaptığı hatayı anlayarak;

    - Hakkınızı helâl edin efendim, demiş Şükürler olsun ki, henüz yaşıyorken sizinle karşılaştım Yoksa bu hakkı nasıl ödeyebilirdim

    Bu iki insan uzun seneler beraber, o evde yaşamışlar Ve adam gülmeyi; insanlara yardım etmenin ne kadar zevkli olduğunu, insana ne kadar güzel bir huzur verdiğini öğrenmiş

    Naz Ferniba

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. katı yakıtlar nelerdir, katı yakıtlar hakkında bilgi
  3. Hangi Sayının 5 Eksiğinin 6 Katı ile 3 Eksiğinin 5 Katı Birbirine Eşittir
  4. Katı Ve Sıvı Maddeler, Katı Sıvı Ve Gazların Hacimleri Ve Kütleleri Nasıl Ölçülür
  5. Katı Maddelerin Kaynama Noktaları Hakkında Bilgi, katı maddelerin özellikleri
  6. Okyanus Yürekli Dostlar
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri