Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Hz , Lokman Oğluna Nasıl Ögüt Etmiştir , Hz , Lokman İnsanlar Nasıl Ögüt Etmiştir , Hz , Lokmandan İnsanlara Önemli ögütler , Hz ,
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 3      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Hz, Lokman Oğluna Nasıl Ögüt Etmiştir, Hz, Lokman İnsanlar Nasıl Ögüt Etmiştir, Hz, Lokmandan İnsanlara Önemli ögütler

    Sponsorlu Bağlantılar




    Hz, Lokman Oğluna Nasıl Ögüt Etmiştir, Hz, Lokman İnsanlar Nasıl Ögüt Etmiştir, Hz, Lokmandan İnsanlara Önemli ögütler, Hz, Lokman Kindir, Hz, Lokman Allaha Şirk Koşmakla İlgili Ne Gibi Öğütler Vermi


    Kuran'da adı geçen değerli peygamberlerimizin, insanlara Allah'ın rızasına uygun bir yaşam sürmeleri için yaptıkları birçok tebliğ örneği bulunmaktadır. Hz. Lokman kıssası da bunlardan biridir.


    Kıssada Hz. Lokman'ın oğluna verdiği öğütler; hikmetli birer tebliğ örneği olmanın yanı sıra, bu "üstün ahlak önderi" peygamberimizin din ahlakını tebliğ etme konusundaki ilminin ve kararlılığının da bir göstergesidir.


    Hikmetli bir anlatım, isabetli konuşmalar, doğruya davet eden ve kötülükten men eden tavırlar tüm peygamberlerin ortak özellikleridir. Allah'ın verdiği ilimle, hikmet ve yüksek hitabet gücü sahibi elçilerden biri de Hz. Lokman'dır. Kuran'da bildirilen "Andolsun, Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik..." (Lokman Suresi, 12) ayetinde, Hz. Lokman'ın bu ilmi haber verilmektedir.


    Hz. Lokman, Allah'ın haber verdiği sınırları koruyan samimi bir mümin olarak, oğluna yaptığı tebliğ ile de Allah'ın izniyle tüm insanlara yol göstermektedir.


    Hz Lokman'ın Oğluna Verdiği Öğütler



    Müminler Allah'a Şirk Koşmaktan Şiddetle Kaçınır


    Allah, "Gerçekten, Allah, Kendisi- ne şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur." (Nisa Suresi, 4[IMG]http://www.*********.net/forums/images/smilies/cooll.gif[/IMG] ayetiyle şirkin çok büyük bir günah olduğunu bildirmiştir. Şirkin ne denli büyük bir zulüm (yalan, iftira, haksızlık) olduğunun bilincinde olan Hz. Lokman da oğluna öğüt verirken öncelikle şirkten kaçınmasını söylemiştir. Hz. Lokman'ın bu öğüdü bir ayette şöyle bildirilmiştir:


    "Hani Lukman oğluna -öğüt vererek- demişti ki; "Ey oğlum, Allah'a şirk koşma. Şüphesiz şirk, gerçekten büyük bir zulümdür." (Lokman Suresi, 13)


    Allah'ın bağışlamayacağını bildirdiği, sapkınlık olarak nitelendirdiği bir günah elbette ki Müslümanların en çok sakınmaları gereken davranışlardan biridir. Kuran'daki pek çok ayetle Allah müminleri şirke karşı uyarmış, onları bu büyük kötülükten önemle sakındırmıştır.


    Müminlerin şirkten titizlikle kaçınmalarının bir diğer sebebi ise insanın amellerinin boşa gitmesine ve hüsrana uğramasına neden olmasıdır. Bu gerçek Kuran'da şöyle bildirilmektedir:


    "Andolsun, sana ve senden öncekilere vahyolundu (ki): Eğer şirk koşacak olursan, şüphesiz amellerin boşa çıkacak ve elbette sen, hüsrana uğrayanlardan olacaksın." (Zümer Suresi, 65)


    Allah'a iman eden bir insanın, hiçbir şeyin Yüce Allah'tan bağımsız müstakil bir varlığı olmadığını kalbine iyice yerleştirmesi gereklidir. Ancak bu gerçeğe uygun bir inanç, düşünce ve davranış biçimi içerisinde bulunduğunda şirke düşmekten kendini kurtarabilir.


    Yüce Allah Herşeyden Haberdar Olandır


    Hz. Lokman'ın oğluna öğütte bulunduğu konulardan biri de insanların bir kısmının göz ardı ettikleri önemli bir gerçek olan Allah'ın her an her şeyi görmekte ve bilmekte olduğudur. İnsan zaman ve mekanla sınırlı bir varlıktır. Başka bir kişi tarafından aktarılmadıkça, ancak kendi bulunduğu yerde, zamanda gelişen olaylardan haberdar olabilir. Bulunduğu zaman ve mekanın dışına çıkarak olayları değerlendirmesi asla mümkün değildir. Bu da insanın en büyük acizliklerinden biridir.


    Oysa insanı yaratan Allah, zaman ve mekanın da Yaratıcısı'dır; dolayısıyla bu kavramlara bağımlı değildir. Zamanın ve mekanın kapsadığı yani kainatta gerçekleşen her olaydan haberdardır. Öyle ki içinde yaşadığımız Samanyolu Galaksisi'nden milyonlarca ışık yılı uzaklıkta bulunan bir galakside kaç yıldız bulunduğundan da, hangi gök cisminin hangi yörüngeyi takip ettiğinden de, içinde yaşadığımız dünyada toprağın altında yerin üzerine çıkmaya çalışan filizlenmiş bir tohumun bilgisinden de haberdardır. Ayrıca Allah şu ana kadar yaşamış olan, şu an yaşayan ve bundan sonra yaşayacak olan tüm insanların da hayatlarının her saniyesinin bilgisine sahiptir. Bu nedenle ahiret günü Rabbimiz dünya hayatında işlenen her amelin karşılığını eksiksizce verecektir. Hz. Lokman'ın bu konudaki öğüdü Kuran'da şöyle bildirilmiştir:


    "Ey oğlum, (yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Allah onu getirir (açığa çıkarır). Şüphesiz Allah, latif olandır, (her şeyden) haberdardır." (Lokman Suresi, 16)


    Her Koşulda Sabır Göstermenin Önemi


    Hz. Lokman kıssasında dikkat çeken önemli noktalardan biri de, Hz. Lokman'ın oğluna öğüt verirken sabrın önemini vurgulamasıdır. Hz. Lokman'ın bu öğüdü bir ayette şu şekilde haber verilmiştir:


    "Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, ma'rufu emret, münkerden sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir." (Lokman Suresi, 17)


    Kuran'da sabretmenin, önemli bir mümin özelliği olduğu bildirilir. Ancak Kuran'da bildirilen sabır, günlük hayatta pek çok insanın şahit olduğu tavırlardan çok farklı, çok üstün ve kapsamlı bir ahlak özelliğidir.


    Kuran'da bildirilen ve ömür boyu devam eden gerçek sabır;



    • Sadece zorluklar karşısında değil, aksine hayatın her anında yaşanan bir ahlak özelliğidir.
    • Zorluklarda olduğu kadar güzel olan herşeyde kararlılık ve istikrar göstermeyi, bir an olsun bunlardan taviz vermeyerek bir ömür süresince devam etmeyi gerektirir.
    Gerçek sabrın asıl kaynağı, müminlerin Allah'a olan imanlarıdır. İman eden bir mümin; Allah'ın sonsuz ilminin ve aklının tüm varlıkları sarıp kuşattığını, Allah'ın izni olmaksızın tek bir olayın dahi gerçekleşmediğini ve tüm olayların ardında Allah'ın tasarladığı binlerce hayır ve hikmetin gizli olduğunu bilir. Bunun yanında Allah'ın iman edenlerin dostu, velisi ve yardımcısı olduğunu, dolayısıyla ilk bakışta farklı görünse bile aslında tüm olayların inananların lehinde geliştiğini unutmaz. Allah'ın kendisi için belirlediği kadere tereddütsüz teslim olur ve rıza gösterir. Bu nedenle sabır, mümin için zorlanarak yaşanan bir ahlak özelliği değil, aksine gönül rızasıyla ve hoşnutlukla yaşanan ve zevk alınan bir ibadettir. Kuran'da müminlerin bu ahlakları şöyle bildirilmiştir:




    "Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir." (Nahl Suresi, 42)


    Müminler Kibirden Titizlikle Sakınır


    Hz. Lokman oğluna öğüt verirken, ona büyüklüğe kapılmanın büyük bir yanılgı olduğu konusunda da hatırlatmada bulunmuştur. Çünkü bütün güç ve kudret Allah'a aittir. Aklın, bilginin gerçek sahibi de Allah'tır. Her şeyde Allah'a muhtaç olan insan gibi aciz bir varlığın, -kendinde bir güç ve üstünlük varmış gibi- büyüklenmeye kalkışması, yürüyüşüyle, konuşmasıyla kibirli bir tavra girmesi son derece kötü bir ahlak özelliğidir. Hz. Lokman'ın büyüklenme konusunda oğluna yaptığı hatırlatma Kuran'da şöyle haber verilmiştir:


    "İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez." (Lokman Suresi, 1[IMG]http://www.*********.net/forums/images/smilies/cooll.gif[/IMG]


    Kuşkusuz, din ahlakından uzak olan insanların en belirgin özelliklerinden biri kibirli olmalarıdır. Bu insanlar, kendilerinin farklı ve üstün olduklarını düşünür, insanları aşağılayıp küçümser, zayıf gördüklerini ise ezmeye çalışırlar. Ancak unutmamak gerekir ki şeytanın Allah'ın huzurundan kovulmasının nedeni, onun kibiridir. Kendisinin, yaratılmış diğer tüm varlıklardan üstün olduğu iddiasında bulunmuştur. Bunu düşünen bir müminin ise, şeytanın taşıdığı kibiri andıracak herhangi bir tavrı göstermesi mümkün değildir.


    Müminlerin Ses Tonunun Önemi


    Bir insanın olumlu ve dengeli bir karakter yansıtmasında, yürüyüşü kadar kullandığı ses tonu da önemli bir yere sahiptir. Sesin olumlu ya da olumsuz yönde kullanılabilmesi tamamen kişinin sahip olduğu ahlakla bağlantılıdır. Bunun bilincinde olan Hz. Lokman'ın verdiği öğüt bir ayette şöyle haber verilmiştir:


    "… Sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir." (Lokman Suresi, 19)



    • Ayetteki örnekte bildirildiği gibi, bağırarak konuşan bir insanın karşı tarafta oluşturduğu etkinin olumlu olması mümkün değildir.
    Yüksek bir sesle, bağırarak konuşmak hem konuşan hem de dinleyen kişi için yorucu ve rahatsızlık verici bir durumdur.

    Rahatsız edici şekilde yüksek sesle konuşan bir kişi ile uzun süre aynı ortamı paylaşmak da zor bir durumdur.
    Güzel ahlaklı bir müminin ise herşeyden önce, her tavrı asil, nezaketli, alçak gönüllü, barışçı ve çözümcüdür. Tüm olayları hayır gözüyle değerlendirmesi nedeniyle her durumda imanın neşesine sahiptir. Müminin bu güzel ahlakı sesine de yansıdığı için son derece itidalli, konuştuğu kişiye güven veren, asil bir ses tonuna ve konuşma üslubuna sahip olur.



    Kuran Ahlakını Anlatmanın Önemi


    Allah Kuran'da iman edenlerin en önemli ibadetlerinden birinin tebliğ, yani Kuran'da bildirilen gerçekleri insanlara anlatmak ve onları iman etmeye davet etmek olduğunu bildirmiştir. Öyle ki bu ibadet, hayatın her alanını kapsar. Mümin, sözleriyle, haliyle, tavrıyla yaşamının her anında Allah'ın bildirdiği ahlakı diğer insanlara yaymakla ve İslam ahlakını temsil etmekle yükümlüdür. İnsanları hak yola davet etmenin önemi, Kuran'da şöyle bildirilir:


    "Gerçekten insan, ziyandadır. Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka." (Asr Suresi, 2-3)


    Yazı boyunca ele alındığı üzere Hz. Lokman da verdiği öğütler süresince oğluna din ahlakını büyük bir şevk ve kararlılıkla tebliğ etmiştir. Allah'a kalpten iman eden samimi bir Müslüman, Hz. Lokman'ın sözlerindeki hikmeti hemen anlayacak ve Allah'ın rızasını gözetmede kendisine bir yol gösterilmekte olduğunu açıkça görecektir. Unutmamak gerekir ki Hz. Lokman gibi mübarek bir insanın gösterdiği yolu izlemek, Allah'ın ona vahyettiği hikmeti anlayıp ona göre yaşamak, Allah'ın rızasına ulaşmada önemli bir yoldur.


    Allah, Hz. Lokman'ın oğluna hitaben yaptığı bu tebliğ ile Müslümanlara din ahlakının özünü haber vermiştir. Kuşkusuz Allah'ın ayetleri, Allah rızasını arayan insanlar için bir çıkış yoludur. Allah bir ayetinde şöyle buyurmuştur:


    "Sana elçilerin haberlerinden -kalbini sağlamlaştıracak- doğru haberler aktarıyoruz. Bunda sana hak ve mü'minlere bir öğüt ve uyarı gelmiştir." (Hud Suresi, 120)


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Hz. Lokman'ın Oğluna Verdiği Öğütlerden Dört Tanesini Yazınız
  3. Cumhuriyetin Kuruluşunda Kim Nasıl Önderlik Etmiştir
  4. Magellan kimdir? Neyi ispat etmiştir? Nasıl ispat etmiştir?
  5. Atatürk Türk Milletine Nasıl Önderlik Etmiştir
  6. Paylaş Facebook Twitter Google


  7. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri