Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

protez diş ağrısı nasıl geçer , ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Protez saç - protez saç fiyatları - protez saç hakkında - protez saç
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 5      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Protez diş ağrısı nasıl geçer

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Diş Ağrısı Sebepleri? - Diş Hassasiyeti Nedenleri?

    Bir "diş hassasiyeti" tanımlanırken, tespit edilmesi gereken ilk nokta,
    hassasiyetin gerçekten diş kaynaklı olup olmadığının belirlenmesidir!


    Diş ağrısı veya diş hassasiyeti ile ilgili en klasik problem, aslında pekçok diş ağrısı şikayetli hastanın sıkıntısının gerçekte "diş ağrısı olmaması" mevhumudur! Şöyle ki; özellikle daha diş hassasiyeti seviyesindeki diş ağrıları, oldukça müphem formlarda duhûl etmektedir. İnce ince başlayan, bir var bir yok olan, kimisi ekşi kimisi tatlı yiyince oluşan, soğuk veya sıcak ya da her ikisine maruziyette nuzül eden, kimisini de neyin-neden tetiklediği fark edilemeyen kısaca "ne idüğü belirsiz" bu sinsi başlangıçlı ağız içi hassasiyetleri, direkt dişlerle ilgili olabildiği gibi, az sonra bahsi geçecek olan periodontium(diş eti ve şürekası) veya çene eklemi veya hayal gücünün tahayyül sınırlarını zorlayan ağız içi herhangibir mekanizma ya da dokusal yapı bileşeni kökenli olabilir.

    "Periodontium" denilen ve
    diş eti + alveolar kemik + sement + periodontal ligament dörtlüsünden oluşan diş çevresindeki destek dokular da, en az dişin kendisi kadar hassasiyet ve ağrı süreçlerinde rol oynayabilirler. (Periodontium ile ilgili rahatsızlıklar, Rehberimizin "Periodontoloji" bölümünde ayrıntısı ile incelenmiştir.) Çok özet olarak bu durumlar; diş etlerinde yanma ve acıma ile giden diş eti iltihaplanması ve diğer yumuşak doku lezyonları, çiğnerken ağrı oluşturan dişin eklemlendiği çene kemiğinin alveolar kısmının yaşlılık başta olmak üzere diğer etkenlerle erozif dejenerasyonu, bildiğiniz grip-nezle gibi basit üst solunum yolları enfeksiyonları sırasında oluşan geçici yerel doku değişimlerine bağlı sızlamalar, aktive olmuş sinüzit (maxiller sinüzit) durumunda yakın komşuluğu olan üst çenedeki dişlerde görülen sızlamalar, kadınların menstrüal siklusunda (adet dönemi) artan-azalan sekresyonları/salgılarına bağlı kan seviyelerinde dalgalanmalar yaşanan çeşitli yapısal hormonların ağız içi yumuşak dokular nahiyesinde yaptığı lokal ve geçici etkilere bağlı ağrılar..... şeklinde sayılabilir.

    Çene eklemi ve çene kemiği kökenli ağrı sebepleri arasında sayılabilecekler; 20 yaş dişleri (akıl dişleri) sebepli olanlar (Rehberimizin Cerrahi bölümünde çok daha ayrıntılı anlatılmıştır), bir üst paragrafta bahsedilen kemik kaybı kökenli olanlar, ve geceleri diş gıcırdatma (bruxism) nedeni ile çene yapıları ve kaslarda oluşan fiziksel basınç kökenli ağrılar... (Bruxism ayrıca dişlerde yarattığı aşınmanın orta ve ileri safhalarında, dişin kendisi ile ilgili de ağrı yapan sebepler arasında sayılabilir.)

    Ve en nihayetinde; ağrının sebebi hakikaten diş olarak tespit edildiğinde, sizin ağrıdığını iddia ettiğiniz dişte değil de yakın çevresindeki bir başka dişte ağrı olduğununda ısrar eden bir diş hekimi ile karşılaşabilirsiniz! Bunun gibi size saçmasapan gelen ancak
    gerçeğin ta kendisi olan, tıpta "yansıyan ağrı" diye ifade edilen bir durumla karşı karşıya kaldığınızda, size tavsiyemiz, diş hekiminizin ömrünün büyük bir kısmını adadığı mesleğinde edindiği tecrübe ve bilgi birikimine hürmet ederek, ne yazık ki genelde karşılaştığımız ve biz hekimleri ve siz hastalarımızı boş yere karşılıklı germekten başka işe yaramayan beyhude tartışmalara girmemenizdir. Bu güne kadar bir diş hekimi ile iddialaşarak, elinde muayene ve tetkik sonuçları ve çok daha önemlisi yılların getirdiği tecrübe ve bilgi birikimi bulunan diş doktoru karşısında, var olan bilimsel-tıbbi sonucu veya diş hekiminin bu husustaki teşhisini değiştirebilen bir hastamız ne görülmüş ne de duyulmuştur!

    Diş hassasiyeti şikayeti ile diş hekimine başvurduğunuzda, diş doktorunuz tarafından yapılacak muayene sonucunda, hassasiyet kaynağı olarak diş dışındaki diğer dokular elenmiş ve kesinlikle sizin şikayetiniz olan dişin kendisi ile ilgili bir patoloji olduğu kanaatine varılmış ise;
    diş kökenlibu hassasiyete sebep olabilecek durumlar özet olarak şu şekilde guruplanabilir :

    1. Diş çatlakları ve kırıkları ile ilgili hassasiyet ve ağrı
    2. Diş eti problemleri kökenli gelişen, diş etinin çekilmesini takiben dişin alt-kök kısımlarının açığa çıkmasına bağlı.
    3. Bruksizm (geceleri diş gıcırdatma) sebepli diş minesi aşınmasını takiben diş koruyucu tabakasının kaybı.
    4. Yaşlanmayla birlikte, diş minesi aşınmasını takiben diş koruyucu tabakasının kaybı.
    5. Dişin kendisinde gelişen bir çürük bölgesindeki diş koruyucu tabakasının kaybı.
    6. Uzun süreli fazla asitli yiyeceklerin tüketilmesine bağlı (turşu, kola vb...) diş koruyucu tabakası kaybı.
    7. Tüm vücutta kronik protein ve kemik kaybı ile seyreden malnutrisyon (beslenme yetersizliği) durumları.
    8. Kronik dönemde dişlerin asitli ortamla temas sürelerinin artmasıyla aşınmaları nedenli (kusma hastalığı - blumia)
    9. Uygunsuz yapılandırılmış diş protezleri, ağız iç yapısı ile uyumsuz yüksek dolgular gibi doktor kökenli (iatrogenic)
    .....

    Fark ettiğiniz üzere, yukarıda sayılan sebepler madde madde birbirinden farklıdır ve liste daha çok uzatılabilir ancak gözden kaçırılmaması gereken
    ana fikir - ortak nokta; tüm diş kökenli ağrı sebeplerinin sonuçta dişin korunma tabakasında kısa-orta veya uzun dönemde bir aşınma/hasar meydana gelmesi ile oluşmasıdır. Bu şekilde, dış etkenlere maruziyetin sağlıklı bir dişte görülenden çok daha fazla miktarda duyusal uyaran meydana getirmesi mümkün olmaktadır.

    Ayrıca, tamamen sağlıklı bir dişte de, birbirini izleyen aşırı soğuk ve aşırı sıcak gıda/sıvı tüketilmesini takiben hassasiyet oluşabilir. Bu durum kırık/çatlak dişler konusu içerisinde diş minesinde çatlak oluşma mekanizmaları arasında daha detaylıca anlatılmıştır.

    Diş koruyucu yüzeyinin aşınması ya da bir şekilde by-pass edilerek dişin daha hassas kısımlarına ulaşılması ile dişte hassasiyet oluştuğunu anladık. Ancak bu durumda hassasiyetten sorumlu mekanizma tam olarak nedir?

    Hassasiyet ve ağrının tam olarak neden oluştuğunu anlamak için, dişin anatomik yapısı hakkında fikir sahibi olmak gerekir. Rehberimizin temel ağız ve diş anatomisi bölümü, birkaç dakika okuyarak açıklayıcı resimlerine göz gezdirdiğiniz taktirde bu altyapıyı size fazlası ile sağlayacaktır. Özellikle diş minesi, dentin, dişin taç-boyun-kök kısımları, periodontium, diş etleri, sement, dişin çene alveolar kemiği ile yaptığı eklem ve ligamentler hususlarında hızlıca bilgi sahibi olarak, tüm rehberde anlatılan bütün konuları hızlı ve kolay bir şekilde anlayabilmek için size önerim, şimdi butemel ağız ve diş anatomisi sayfasına bir göz atmanızdır.

    Diş anatomisi ile ilgili temel kavramlara aşina olduğunuzu varsaydığım şu anda, dişte oluşan
    hassasiyet sebebini basitçe özetlemek gerekir ise : Vücuttaki en sert kemik cinsi olan ve yapısındaki inorganik hidroksi-apatit kristallerinin vücuda özgü organik kollajen fiberler ile oluşturduğu konfigürasyonun sağladığı aşınma ve basınca karşı yüksek dayanıklılık özellikleri sayesinde dişin temel koruyucu tabakasını oluşturan diş minesi, normal fizyolojik sınırlarda dişi fiziksel etkenlere karşı koruduğu kadar, kimyasal dış faktörlere karşı da muhafaza etmektedir. Ancak, yukarıda maddeler halinde sıralanan ve sayısı çok daha arttırılabilecek nedenlerden herhangibirinin etkisi ile, diş minesinin yapısal bütünlüğü zarar gördüğünde bu çok fonksiyonlu koruyucu işlevini de eski efektivitesinde yerine getiremez olur. Ya da diş minesi tamamen sağlam olmasına rağmen, sağlıklı bir dişte, dişin çevre dokuları (periodontium) ile var olması gereken doğal uyumunu bozan durumlar, örneğin diş eti çekilmesi geliştiğinde, dişin taç kısmını tamamen kaplayan ve boyun kısmını geçtikten sonra diş etleri seviyesinin hemen altında biterek yerini diş kökü düzeyindeki sement ve dentin katmanlarına bırakan diş minesinin koruyuculuk sınırları dışında kalan alanların ağız içesinde olmaması gerekli şekilde açığa çıkması, diğer bir hassasiyet nedenini oluşturur.

    Peki neden dentin ile temas eden fiziksel ya da kimyasal etkenler, hassasiyet hissinin uyarılmasını tetikler? Dentin de sonuçta diş minesi gibi kemik bir yapı değil midir? Evet, dentin katmanı da kemik yapılıdır, ancak diş minesinden farklı olarak çok daha yumuşak ve diş minesinden çok daha sık yenilenen yani daha vital bir dokudur. Dişin dentin tabakasının fiziksel ve kimyasal özellikleri, dişin içinde bulunduğu ağız içi ortamında süregelen yüksek basınçlar, ani ısı değişimleri ve kimyasal erozif etkenlere karşı etkili bir izolasyon sağlayabilmesi için uygun değildir. Ayrıca dentin tabakası, dişin "duyu sinirleri" muhtevasını içerisinde barındıran kök kısmının hemen üst ve yakın komşuluğundadır. Arada daha başka katman da olmadığından dentin'e ulaşan tüm etkiler direkt duyu sinirleri tarafından hissedilmekte ve herbir ayrı uyaranın diş kökü içerisindeki sinirlerce deneyimlenmesi ayrı bir nahoşlukta olmaktadır.

    Gece diş sıkma (bruxism) ve daha da ilginç olanı uygun olmayan sertlikte diş fırçaları ile yanlış tekniklerle ve aşırı diş fırçalama da, orta ve uzun dönemde, tıpkı yaşlılıkta ağız içerisindeki aşındırıcı ortama uzun yıllar boyunca katlanarak artık beyaz diş minesi katmanı izolasyonunu kaybederek alttan sarı dentin tabakasının çıkması ile dişlerde görülen sararma ve beraberindeki hassaslaşmaya benzer şekilde, diş minesini yok ederek dişte hassasiyet ve ağrı yapan diğer dikkat çekici mekanizmalar olarak göze çarpar.

    Artık oluşmuş ve halihazırda ağız içerisinde mevcut bir diş hassasiyeti durumunda, bu hassasiyetin
    tedavisi nasıl olmalıdır? Diş hassasiyeti, doğal olarak hassasiyeti yaratan sebebin giderilmesi ile tedavi edilir. Yani tek tip bir hassasiyet giderme tedavisi yoktur. Diş hekimi tarafından belirlenen nedene bağlı olarak, sadece diş fırçalamak veya basit ağız gargaraları kullanarak, ya da gerekiyorsa antibiyotik kökenli ilaçlar ve hassasiyet giderici diş macunları gibi kısa süreli ancak sebebe yönelik oldukça etkili tedavilerle diş hassasiyeti giderilebileceği gibi, eğer hassasiyet sebebi dişte oluşmuş bir çürük ise, çürüğün özelliklerine bağlı olarak yapılacak bir dolgu veya eğer gerekiyorsa kök-kanal tedavisi, ya da artık aşırı zarar görmüş ve kurtarılamayacağına "diş hekimi" tarafından karar verilmiş bir diş ise dişin çekimi ve yerine protez ya da implant alternatiflerini kapsayan tedavi seçeneklerine kadar giden geniş perpektifte tedavi seçenekleri mevcuttur. Bir dişin sadece hassasiyeti nedeni ile başlayan tanı ve tedavi sürecinin, diş kaybı ile sonuçlanma olasılığı, diğer olasılıklardan çok daha düşük olsa da, durumun nerelere kadar gidebileceğinin sizler tarafından anlaşılarak, zamanında ve yerinde uygun ve basit tedavi aşamasında müdahaleye sizleri sevketmek için bu gidişatın tüm basamaklarının sonuna kadar daha baştan tasvir edilmesini bir diş hekimi olarak uygun görmekteyim.

    Diş hassasiyeti, bu yazının ilk cümlesinde de belirtildiği gibi ağız ve diş sağlığı problemleri arasında en sık karşılaşılanlardandır ve neredeyse herkesde hayatının bir evresinde mutlaka olmaktadır! Eğer durum böyle ise, hepimiz için önem kazanarak ön plana çıkan bir soru vardır : Diş hassassiyetini daha oluşmadan nasıl önleyebilirim? Bu sorunun cevabı, artık hepimizin de tahmin edebileceği şekilde, diş hassasiyeti yaratan problemlerin daha başlangıç safhası öncesinde engellenmesinden geçer. Ağız ve Diş hastalıklarının profilaksisi, en temel şekli ile aslında hepsi birbirinden kolay kurallar daha doğru tanımlamak gerekirse ALIŞKANLIKLAR sayesinde, kişinin hayat rutini ve kültürü içerisine serpiştirilecek birkaç basit davranış modülasyonu ile rahatlıkla sağlanabilir. Rehberimizin Ağız ve Diş hijyeni bölümünü okuyarak, bir ilk-okul çocuğunun bile kolaylıkla becerebileceği doğru teknikle diş fırçalama, diş ipi kullanma, doğru tip diş fırçaları ve macunlarının tercih edilmesi, asit içeren yiyeceklerin daha az tüketilmesi veya tüketilse bile akabinde dişlerin fırçalanması gibi temel konseptlerin kültürümüze yerleştirilmesi, diş hassasiyeti ile başlayarak dişlerin kaybına kadar ilerleyen ağız ve diş sağlığı problemlerin çok büyük çoğunluğunun daha hiç başlamadan süreceğimiz sağlıklı bir ömrü bizlere sağlayacaktır!




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri