Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Çin Halk Cumhuriyeti (China) ve Çin Halk Cumhuriyeti Tarihi Eski devirlere ait yapılan araştırmalar Çin hakkında devamlı yeni bilgiler vermektedir. Ülkeyi yöneten ilk hanedan olarak

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Çin Halk Cumhuriyeti (China) ve Çin Halk Cumhuriyeti Tarihi

    Sponsorlu Bağlantılar




    Çin Halk Cumhuriyeti (China) ve Çin Halk Cumhuriyeti Tarihi


    Eski devirlere ait yapılan araştırmalar Çin hakkında devamlı yeni bilgiler vermektedir. Ülkeyi yöneten ilk hanedan olarak Hya ve Şang sülaleleri bilinmektedir. Hya sülalesi hakkında bilinen tek bilgi hükümdarların isimleridir. Şang sülalesinin, yapılan araştırmalar neticesinde yaklaşık olarak M.Ö. 1450-1050 seneleri arasında Çin ovalarına hakim oldukları bilinmektedir.

    M.Ö. 1050-220 yılları arasında değişik çeşitli uygulamalarla Çov Sülalesi yönetmiştir. Şang Sülalesini yıkarak başa geçen Çov Sülalesi, M.Ö. 1050-771 seneleri arasında feodal bir idare kurdular. Ülkede, feodal devletler bağımsız devletler halinde gelişmeye başladı. Bu durum hükümdarın gücünün azalmasına ve feodal devletler arasında savaşa sebep oldu. Batıdan gelenTürk ve Moğollar, ülkenin büyük bir kısmını fethettiler. Batı milletlerinin eline düşmüş olan topraklarından büyük bir kısmını Çin beyi Tsin, geri aldı. Böylelikle devleti önemli feodal devletlerden biri oldu.

    M.Ö. 770-472 devri: Feodal beylerin kendi aralarında iç savaşlara giriştikleri bir devirdir. Bu savaşlar neticesinde yedi bey kalmış ve bunlar da kral şanını alarak Çov Sülalesinden ayrıldılar. M.Ö. 472-221 iç savaş sonunda M.Ö. 453 senelerinde Tsin’in feodal devleti üç devlete bölündü.

    M.Ö. 221-206 aralarında Tsin’in Sülalesi memleketi mutlakiyetle idare etti. Tekerlek dingillerinin standartlaştırılması ve bazı ölçü birimlerinin kullanılmaya başlaması Çin tarihinin bu safhasına ait önemli hadiselerdir. Kuzeyden gelen saldırılardan (Hun saldırıları) korunmak için Çin Seddinin ilk şekli olan toprak tabyalar yapıldı. Doğu Çin bölgesinde başlayan bir ayaklanma, uzun süren savaşlara sebepiyet verdi ve bu savaşlar sonunda Han Sülalesi yönetimi ele geçirdi ise de, bir müddet sonra idare değişti.

    M.Ö. 206 yılında yönetimi, küçük rütbeli bir asker olan Lui Ki ele geçirerek Han Sülalesini (asiller) kurdu. M.S. 168 senesinde meydana gelen bir hükumet darbesi üzerine 220 senesine kadar devam eden iç savaşlar devri başladı. Büyük bir halk ayaklanması bastırıldı. Bu iç savaş neticesinde ülke üçe bölündü, kuzeyde Vey (220-264), güneydoğuda Vu (229-280), güneybatı Şu (221-263) imparatorlukları kuruldu.

    Göçlerin arttığı devirde, Tsin Sülalesinin (265-316) başa geçerek, parçalanan Çin’i birleştirmeleri de ülkeye huzur ve istikrar getirdi. Daha önceleri ücretle kullanılan milletler bu savaşlarda (asillerin savaşlarında) o derece kuvvetlendiler ki, bunlardan Hyung-nu’lar (Hunlar) 303’te yeni bir devlet (Han) kurdular. Bu ****** Çin İmparatorunu iki defa esir almış ve 317’den başlayarak bütün Kuzey Çin’de hakimiyet kurmayı başarmıştır. Bunun üzerine Tsin Âilesi kuzeye inerek burada Doğu Tsin Sülalesini (317-419) kurdu.

    Güney Çin’de 580 senesine kadar çeşitli sülalelerin kurduğu muhtelif devletler görülür. Suy Sülalesi (581-618) Çin’i birleştirmeye muvaffak oldu. Bu kısa ömürlü hanedan zamanında Çin, Vietnam’ın kuzey ve güneyini ve Tibet’in kuzeyini ele geçirdi. Çin’in nüfuzunu tekrar Orta Asya’da hissettirdi. Bu devrede Kuzey ve Orta Çin Ovasındaki ticari münasebetleri kolaylaştırmak için kanallar açıldı.

    Ancak bütün bu işlerin yapılması için yabancılardan yardım istenmesi Suy Sülalesinin sonu oldu. T’ang Sülalesi (618-907) işbaşına geldi. Bu hanedan devrinde (664) toprakların yeniden taksimi ve vergilendirilmesi yapılmıştır. Müslüman Arapların saldırıları üzerine Türkistan Çin’in elinden çıktı.

    Bundan sonra Türkler devlet idaresinde önemli mevkilere yerleştiler ve sık sık vuku bulan ihtilallerde önemli rol oynadılar. T’ang Hanedanının düşüşünden sonra 960 tarihine kadar 5 küçük hanedan iş başına geçti. Bu devirde Kuzey ve Güney Çin’de küçük eyaletler şeklinde devletler meydana çıkmıştı. 960 tarihinde iş başına geçen Sung Hanedanı zamanında Çin İmparatorluğunun birliği yeniden tesis edilmeye çalışılmış, ancak bunda muvaffak olunamamıştır.

    Bu hanedan devrinde birçok şehirler kuruldu ve barut kullanılmaya başlandı. Mimari, tarih, şiir, resim, porselen ve bahçecilikte çok yüksek bir seviyeye ulaştılar. Elde bulunan tarihi dokümanlar bu medeniyetin yüksekliğine delil teşkil etmektedir.

    Cengiz Han, 1206-27 yılları arasında Çin’i işgal etti ve Moğollar, 1214 yılında Sarı Nehirin kuzey tarafındaki bölgede hakimiyeti ele geçirdiler. 1271 tarihinde Kubilay Han, imparatorluğunu ilan etti. Böylece Yüan Hanedanının (1260-1368) ve başşehir Yenching (Pekin)i kurdular. Moğollarla beraber Yüan Hanedanı bütün Çin’i fethederek hakimiyetleri altına aldılar. Bundan sonra Moğollar Çin kültürünün etkisi altına girerek, din, örf ve adetlerinde, giyim ve kuşamlarında Çin örf ve adetlerini benimsediler.

    Chu Yüan Chang, Yüan Hanedanı yerine Ming Hanedanını (1368-1644) kurdu. Bu hanedan zamanında Moğollar, Baykal Gölünün kuzey tarafına sürüldü ve imparatorluk eski kuvvetine kavuştu. Yine bu devirde Avrupalılar Çin’e ulaştılar. Portekizliler ve İspanyollar 16. yüzyılda, Alman ve İngilizler 17. yüzyılda buraya geldiler. Ming Hanedanından sonra işbaşına geçen Ch’ing Hanedanı (1644-1912) zamanında, Avrupalı tüccarlar, Çin’in önemli kaynaklarını yıllarca batıya aktarıp, bundan istifade ettiler.

    Çin, uzun yıllar batıya kapalı kaldı. Çin’in batıya açılması 19. yüzyıl ortalarında başladı. Bu yıllarda Portekiz, İngiltere, Fransa, ABD ile ticari, siyasi münasebetler başladı. Bunlardan İngilizler, Hint pamuklukları ve afyonunu, çay ve ipekle değiştiriyorlardı. Çin üst makamları bu ticareti engellemeye çalıştılar. Bununla ilgili olarak afyon ithalini yasaklayan kararlar aldılar. Bunun üzerine İngilizlerle anlaşmazlıklar çıktı ve savaşlar başladı. Ancak bu savaşlar İngilizlerin galibiyeti ile sona erdi (1842).

    Yapılan anlaşma sonunda İngilizler daha geniş haklara sahip oldular. Bunun neticesi olarak beş Çin limanı İngilizlere açıldı ve Hong Kong Adası da İngilizlere bırakıldı. Bu savaşlara “Afyon Savaşı” adı verildi. Daha sonra yapılan anlaşmalarla ABDve Fransa’ya aynı haklar tanındı.

    Zamanla anlaşmaların uygulanması aksadı. Çinliler yabancıları ülkelerinden atmak istiyorlardı. Fakat onlar elde ettikleri imtiyazları geri vermeye niyetli olmadıkları gibi, bunları az buldular. Böylece, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında ülkede ayaklanmalar oldu. Fakat bu ayaklanmalar yabancı güçler tarafından bastırıldı. 1858 yılında anlaşma uyarınca İngiliz ve Fransızlar yeni haklar kazandılar. Bir müddet sonra aynı menfaatler ABDve Rusya’ya da tanındı. Bu olaylardan sonra, Çin’de bir sükunet dönemi başladı.

    Çin-Japon Savaşları: Çin’in Kore üzerinde hakimiyet kurmak istemesi üzerine 1894 yılında ilk savaş başladı. Kore’de çıkan ayaklanmayı bastırmak üzere her iki ülke de Kore’ye asker gönderdi. Ayaklanma bastırıldı. Fakat daha sonra her iki ülke birbirleriyle savaşa tutuştular. Bu savaşlar sonunda Çin büyük kayıplara uğradı. 1895 yılında savaş sona erdi ve Çin, Kore’nin bağımsızlığını tanıdı, ayrıca Formoza Adasını da Japonya’ya vermek mecburiyetinde kaldı.

    1911’den sonra başa geçen Yuan Şi-K’ay monarşik bir idare kurmaya başlamışsa da muvaffak olmayarak 1916 ‘da öldü. Bu arada 1917’de sembolik olarak Birinci Dünya Savaşına girmiş ancak bir çok şehirleri bu arada Şanghay, Japonya tarafından işgal edilmiştir. 1925 yılında milliyetçilerin önderi olan Çiank Kayşek yönetimi ele geçirdi. Orduları ile Japonlara karşı savaşarak bir çok yerleri geri aldı. Bu arada Şanghay tekrar ele geçirildi.

    Ülkede 1920 yılında komünist partisi kuruldu ve taraftar toplamaya başladı. Bu parti, ülkede bir çok karışıklıklar çıkardı. Çiank- Kay-Şek bir taraftan Japonlarla savaşırken, bir taraftan da bu ayaklanmaları bastırmaya uğraşıyordu. Nihayet 1927’de komünistlerin başına geçen Mao Çe-Tung, Çu Enlay ve Çu Di ile komünist partisi güçlenerek ülke çapında teşkilatlanmaya, hükumet kuvvetleri ile çarpışmaya başladı.

    İkinci Dünya Savaşı sona erince, komünistlerle milliyetçiler başbaşa kaldılar. Mao Çe-Tung yönetimindeki komünist birlikleri ülkeye hakim oldular. ABD milliyetçilere yardım eder göründü. ABD’nin Çin’e gönderdiği diplomatlar hep milliyetçilerin aleyhine çalışmış, onların komünistlerin eline geçmesine sebep olmuşlardır. Yönetim tamamen komünistlerin eline geçince, Milliyetçi Çin hükumeti, Formoza (Tay-Van) Adasına çekilmek zorunda kaldı. Böylece Çin ikiye ayrıldı: Çin Halk Cumhuriyeti ve Milliyetçi Çin Cumhuriyeti.

    1 Ekim 1949 yılında Mao Çe-Tung’un başkanlığında Çin Halk Cumhuriyeti kurulmuş oldu. Böylece Çin’in Asya kıtasındaki bütün toprakları Çin Halk Cumhuriyeti’nin eline geçti. Milliyetçi Çin Cumhuriyeti de Formoza Adasına çekildi ve orada hükumet kurdu. Mao, 1976’da öldü. Mao’nun ölümünden sonra, Maoizm açıktan tenkid edilmeye başlandı. Çin idarecileri ABD ve Japonya ile ekonomik iş birliği yaptı.

    Mareşal Ye Cienying, Mao’nun yanlışlarını açıkladı. Eski katı durum kaldırılarak ekonomik ve siyasi yönde yumuşama başladı. Çin kapıları yabancı sermayeye açıldı. Son yıllarda demokratikleşme hareketleri kanlı bir şekilde bastırıldı.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Adananın Yöresel Halk Oyunları, Adana halk oyunları,, Adana yöresi halk oyunu özellikleri
  3. Güney Afrika Cumhuriyeti Tarihi ve Kültürleri
  4. Amasya halk oyunları ve folklor, Amasya halk oyunları,amasya yöresi halk oyunları,amasya y
  5. Kahramanmaraşın Yöresel Halk Oyunları, Kahramanmaraş Yöresi Halk Oyunları - Kahramanmaraş
  6. Çin Halk Cumhuriyeti Resmi Tatil Günleri
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Para Birimi : Yuan. Ancak turistler için ''Foreign Certifi-cate" denilen bir para birimi kullanılmaktadır.
    Konuşulan Diller : Resmi dil Çince'dir.Ancak İngilizce de yaygındır
    Uçuş Süresi : 14 saat.
    Saat Farkı : 6 saat ileri.

    İklim-Sıcaklık : Dört mevsimi ülkenin çeşitli bölgelerinde görebilirsiniz. Güney bölgesinde yarı-tropikal iklim görülür. Yağmur yıl boyunca zaman, zaman yağar. Yazlar uzun, nemli ve sıcak olur. Kışlar ise kısa ve ülkenin kuzey ve orta bölgelerine oranla daha ılımandır.
    Kuzey ve orta bölgelerinde kışlar son derece soğuk olur.

    Sağlık Detayları : Herhangi bir sağlık problemi yoktur. İçmek için şişe suyunu tavsiye ederiz. Giyim : Gidilecek döneme göre mevsimlik giysiler tavsiye edilir. Ansızın yağacak yağmura karşı yağmurluk ve şemsiyenizi yanınızda bulundurmanızı şarttır.Türk Konsolosluğu : Sanli Tun Dong Wu ]ie
    No:9 100600 Pekin Tel: (10) 6532 2650 ÖNEMLİ TELEFONLAR

    Ülke Kodu : 86
    Türkiye'ye Telefon Nasıl Açılır? : 00+90+alan kodu+telefon numarası Otelden telefon açmanın dakikası 25-USD' dır. Ancak posta hanelerde bu ücret 8 USA' ye kadar düşmekte ama bekleme süresi artmaktadır. Cep telefonları çalışmaktadır.


    DİĞER BİLGİLER
    Bankalar : Hafta içi her gün 08:30-17.30.
    Müzeler : 09:00-17:00.
    Dükkanlar : 08:30-20:00.
    Voltaj Düzeyi : 220 Volt.
    KDV : Vergi iadesi yoktur.
    Bahşiş : Bahşiş Çin'de yasaktır. Ancak büyük otellerde ve bazı restoranlarda kabul edilmektedir



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. Çin - Ay Bayramı Gelenekleri


    Çin'in geleneksel Ay Takvimi'ne göre yılın 8. ayının 15. gününe denk gelen Ay Bayramı, Song hanedanından bu yana bin yılı aşkın süredir kutlanıyor. Aradan geçen sürede bayram kutlamaları çeşitli değişikliklere uğrasa da Ay Bayramı, Çinlilerin vatana, ulusa ve aileye bağlılığının simgesi olmaya devam ediyor. Şimdi sizlere Ay Bayramı kutlamalarındaki gelenekleri kısaca anlatacağız.

    Çinliler, Ay'ın Ay Bayramı gecesinde en yuvarlak, en büyük ve en parlak halini aldığına inanır. Dolunay, Çinliler için "birleşme"nin sembolü olarak kabul edilir. Dolayısıyla Ay Bayramı'nda bütün aile üyelerinin bir araya gelmesi geleneği hep korunmuştur. Bayram kutlamaları kapsamında Çinliler, ailece Ay'ı ve mehtabı seyreder, ay çöreği yer, sıcak ve mutlu aile ortamının tadını doyasıya çıkarır.

    Ay Bayramı, Hanların yanı sıra Dong, Miao, Zhuang, Dai ve Li gibi yaklaşık 20 etnik grup arasında da kutlanır. Bununla birlikte farklı etnik gruplar Ay Bayramı'nı kendilerine özgü biçimlerde kutlar. Örneğin Ay Bayramı'nda Donglar şarkı yarışmaları düzenler; Miaolar topluca dans eder; Zhuang kızları ise su üstüne fenerler bırakarak mutluluk diler.

    Çinliler için taşıdığı bu özel anlam nedeniyle Ay Bayramı, 2006 yılında Bahar Bayramı'nın içinde bulunduğu diğer altı geleneksel bayramla birlikte Çin'in ilk Ulusal Maddi Olmayan Kültürel Miraslar Listesi'ne dahil edildi. Ay Bayramı ve diğer geleneksel bayramların devletin koruması altına girmesini sağlayan bu uygulama, vatandaşların bayramlara ilgisini de büyük ölçüde artırdı. Geleneksel bayramlar, böylece daha büyük coşkuyla kutlanmaya, geleneksel kutlama etkinliklerine de daha fazla önem verilmeye başlandı.

    Ay çöreği, Ay Bayramı'nda kurulan sofraların vazgeçilmez unsurudur. Bu çörekler, aynı zamanda bayram sırasında karşılıklı ziyaretlerde eş, dost ve yakınlara verilen hediyelerin başında gelir. Şeker, iğde, kırmızı fasulye, jambon ve Hindistan cevizi ezmesi, ay çöreğinin hazırlanışında kullanılan geleneksel malzemelerdir. Ancak bugün bunlara tuzlanmış ördek yumurtası sarısı, meyve, kakao ve krema da eklendi.


 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri