Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Yunus Emre - Kimdir? , Hayatı , Yaşamı YUNUS EMRE Büyük halk şair i ve mutasavvıfı olan ve şiir leri Türk halkının yüzyıllar boyu mânevi
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Yunus Emre - Kimdir?, Hayatı, Yaşamı

    Sponsorlu Bağlantılar




    Yunus Emre - Kimdir?, Hayatı, Yaşamı

    YUNUS EMRE


    Büyük halk şairi ve mutasavvıfı olan ve şiirleri Türk halkının yüzyıllar boyu mânevi besin kaynağı olan Yunus Emre’nin hayatı efsânelerle doludur. O, ne zaman yaşamış, nerede yaşamış ve ne zaman ölmüştür; bunlar kesin olarak belli değildir. Bolu veya Sivrihisar’da doğduğu rivayet edilir.

    Yunus’un ümmî yani hiç okumamış olduğu rivayeti meşhurdur. Düzenli bir eğitim görmediği yazılarındaki dil hatalarından da çıkarılabilir. Ancak eserleri okunduğuna, onu cahil saymaya imkan olmadığı anlaşılır. Yazıları pek çok şey bildiğini, zamanının kıymet hükümlerini, inanış tarzlarını pek iyi kavradığını gösterir. Şiirlerinde dilce ve fikirce anlaşılmayan, izaha muhtaç parçalar mevcuttur. Fakat içlerinde pek açık, gayet doğal, özellikle düşündürücü olanları çoktur.

    Yunus şiirleriyle, ilâhileriyle, efsâneleriyle Türk halkının yüzyıllarca hâfızasında yer etmiş, dilinde canlanmış, ruhunda yaşamış ve göz yaşlarında akmıştır.
    Yunus Emre, büyük, engin ve içten bir halk şâiridir. O, temiz bir Türkçe ile halka Allah sevgisinin erişilmez heyecanını duyurmağa uğraşmış ve bunda da başarılı olmuştur. Ona göre, tabiatta her şey Allah’ı aramakta ve Allah’ı anmaktadır.

    Yunus’ta derin bir tasavvuf kültürü görülür. O, Oğuz lehçesinin en güzel eserlerini vererek Türk halk dilini edebi bir dil durumuna getirdi. Yaşadığı dönemde Farsça edebî dil, Arapça ise ilim dili idi. Yunus Emre, sade ve basit bir dille ilâhî düşüncelerin en güzel anlatımını verdi.

    Benim burda kararım yok,
    Ben burdan gitmeye geldim.
    Bezirgâmım ****ım çok
    Alana satmaya geldim.

    Ben gelmedim dava için
    Benim işim sevgi için
    Dostun evi gönüllerdir
    Gönüller yapmaya geldim.

    diyen, gönüller ikliminin güneşi, büyük âşık Yunus Emre için yazılanlar diziye gelmez, koca bir kütüphaneyi doldurur. Aslında o yüzyılları kucaklar. Yüzyıllar onu söyler, seven ve sevilen gönüller, yüzyıllardır onu söyleşir. O, yüzyılların, âşk yüklü dertli dolabıdır inleyen...

    Benim adım dertli dolap
    Suyum akar yalap yalap
    Böyle emreylemiş çalap
    Derdim vardır inilerim.

    Suyum alçaktan çekerim,
    Dönüp yükseğe dökerim,
    Görün ben neler çekerim
    Derdim vardır inilerim.


    Yunus Emre’nin yaşadığı devir, Anadolu'nun içine dönük, umutsuz, bezgin bir dönemidir. Moğol akınları karşısında yenik düşen Anadolu Selçuklu Devleti, Türkmen Boylarının ikide bir ayaklanmasıyla tümden güçsüz kalmış, halktan koparak, kendi derdinde, kendi yaşantısını sürdürme çabasına düşmüştür. Üst üste gelen kıtlık ve sürekli kuraklıklar, bitkin ve ezik halkın yaşama umudunu kırmıştı.

    Halk, gerçek mutluluğun ölümden sonra var olacağını, bu geçici dünyada, arı-duru bir gönülle Tanrıya yönelmeyi. telkin eden mutasavvıf şeyhlerin çevresinde küme küme toplanmıştır. Yunus, bu ortamda, bir aşk ve sevgi güneşi olarak Anadolu'da doğmuş, umutsuzlara umut vermiş, Anadolu'nun gönlü ve dili olmuştur.

    Dağlar ile taşlar ile
    Çağırayım Mevlâm seni
    Seherlerde kuşlar ile
    Çağırayım Mevlâm seni.

    Mevlâsını, her yerde, her zaman çağıran Yunus, gençlik yıllarında büyük mutasavvıf Mevlâna Celâleddin'in sohbet meclislerine katılmış:

    Mevlâna Hüdavendigâr bize nazar kılalı
    Onun görklü nazarı gönlümüz aynasıdır,

    beytiyle himmet nazarının gönlüne ayna olduğunu söylemiştir.
    Çeşitli söylentiler, Yunus Emre'nin yaşantısına renk katar. Bir kıtlık günü Hacı Bektaş-ı Velî'nin dergâhına varmış, buğday istemiş. Ona, buğday yerine “himmet” teklif edilmiş. “Hayır, demiş buğday isterim.” Çuvallarını buğdayla doldurmuşlar. Köyüne dönerken yarı yolda aklı başına gelmiş. Geri dönerek Hacı Bektaş'tan “erenler himmeti” dilemiş. “Senin kısmetin Taptuk Emre'dedir” demişler ve Taptuk Emre'ye ısmarlamışlar.

    Yunus, tam kırk yıl Taptuk Emre'nin Dergâhı'na odun taşımış. “Taptuk Dergâhı'na odunun eğrisi bile gerekmez” diyerek, kırk yıl tek bir eğri odun getirmemiş. Sonunda, muradına ermiş ve kendisine izin verilmiş.

    Dirildik pınar olduk,
    İrkildik ırmak olduk,
    Aktık denize daldık,
    Taştık Elhamdülillâh.

    Taptuğun tapusunda,
    Kul olduk kapısında,
    Yunus miskin çiğ idik
    Piştik Elhamdülillâh.


    diyerek, diyar diyar dolaşmış, içinde yanan ateşin közüyle, şiirler söylemeğe başlamış.
    Bundan sonra, Yunus'un gönlünde ilâhî aşk'tan başka bir şeye yer yoktur artık. Bu aşkın potasında yanıp yakılmakta, bu yanışın iniltileri Yunus'u ozanlaştırmaktadır.

    Artık Yunus yok, ortada aşk var, aşkın terennümleri var. Yunus, bu aşk harmanında savrulan buğday taneleri gibi estikçe aşk, döküldükçe aşk:

    Aşkın aldı benden beni
    Bana seni gerek seni
    Ben yanarım dün'ü günü
    Bana seni gerek seni

    Ne varlığa sevinirim
    Ne yokluğa yerinirim
    Aşkın ile avunurum
    Bana seni gerek seni...

    Yunus Emre, Anadolu'da doğan, yine Anadolu'da batan bir tasavvuf güneşidir. Yaşadığı çağda Türkçe bir kenara itilmiş, hor görülmüşken, Yunus, Türk dilini, bütün incelik ve güzellikleriyle sırtlamış, ayağa kaldırmış, kendinden sonra gelen ozanlara öncülük etmiştir.

    Yunus Emre’nin dili, Anadolu'nun öz dilidir. Anadolu Türklüğünün yüreği Yunus'ta çarpar, bu yürek, tüm kükrekliğiyle Yunus'ta dile gelir :

    Gönlüm düştü bu sevdaya
    Gel gör beni aşk neyledi
    Başımı verdim kavgaya
    Gel gör beni aşk neyledi.

    Ben ağlarım yana yana
    Aşk boyadı beni kana
    Ne âkilim ne divâne
    Gel gör beni aşk neyledi.


    Onun doyumsuz sevgisinde, tüm insanlığın sesini duyarsınız. Bu seste gerçek inanç, Tanrı sevgisi, insan değeri ve var olmanın sevinci vardır. Tüm kötülüklerden arınmış, duru bir gönülle seslenir insanlığa:

    Adımız miskindir bizim
    Düşmanımız kindir bizim
    Biz kimseye kin tutmayız
    Kamu âlem birdir bize...

    derken, insanları anlayış ve dayanışmaya, birliğe ve dirliğe davet eder. Onun bu çağrısı “sevgi” ocağınadır. Seslenir:

    Gelin tanış olalım,
    İşi kolay kılalım.
    Sevelim sevilelim
    Dünya kimseye kalmaz.

    Yunus Emre’nin bilinen iki eseri vardır. Biri, Risaletü’n-Nushiyye ya da (Öğüt Risalesi) adıyla aruz ölçüleri içinde yazılmış, tasavvufî, ahlâkî, dinî bir eserdir. Ötekisi ise, asıl büyük şiir gücünü yansıtan Dîvân’ıdır.

    Son araştırmalara göre, Yunus Emre, 1321 yılında, yetmiş yaşlarında olduğu halde, hayata gözlerini kapamıştır. Porsuk suyu ile Sakarya’nın birleştiği yerde bir zaviyesi olduğu ve oraya gömüldüğü rivayetler arasındadır. Bursa’da gömülü olduğu da söylenir.

    Erzurum’daki Tuzcu Köyü yakınında, Manisa’nın Salihli ve Kula kazaları arasındaki Emre Köyü’nde, Keçiborlu kasabası civarındaki bir köyde Yunus Emre’nin mezarı diye gösterilen yerler varsa da onun asıl mezarının seven ve sevilenlerin gönlü olduğu bir gerçektir.

    UNESCO, 1971-1972 yılını bütün dünyada Yunus Emre Yılı olarak kabul etmiştir.

    Biz dünyadan gider olduk
    Kalanlara selâm olsun.
    Bizim için hayır dua
    Kılanlara selâm olsun
    Ecel büke belimizi
    Söyletmeye dilimizi
    Hasta iken hâlimizi
    Soranlara selâm olsun

    Tenim ortaya açıla
    Yakasız gömlek biçile
    Bizi bir âsân vechile
    Yuyanlara selâm olsun

    Selâ verile kasdımıza
    Gider olduk dostumuza
    Namaz için üstümüze
    Duranlara selâm olsun.

    Derviş Yunus söyler sözü
    Yaş dolmuştur iki gözü
    Bilmeyen ne bilsin bizi
    Bilenlere selâm olsun.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Yunus Emre'nin Hayatı Slayt Gösterisi
  3. Yunus Emre İlahi Sözleri - Yunus Emre İlahileri
  4. Yunus Emre'den güzel sözler, yunus emre sözleri,güzel sözler yunus emre,yunus emre aşk söz
  5. Yunus Emre Sözleri, Yunus Emre'den Özlü Sözler
  6. Yunus Emre,Yunus Emre kimdir,Yunus Emre biyografisi,Yunus Emre Hayatı
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri