Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

HÜCRE YAPISI Prokaryot olduklarından zarla çevrili çekirdek, mitokondri, kloroplast, endoplazmik retikulum, golgi gibi organelleri yoktur. Ribozom bütün bakterilerin temel organelidir. DNA, RNA, canlı hücre zarı

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Hücre Yapısı

    Sponsorlu Bağlantılar




    HÜCRE YAPISI
    Prokaryot olduklarından zarla çevrili çekirdek, mitokondri, kloroplast, endoplazmik retikulum, golgi gibi organelleri yoktur. Ribozom bütün bakterilerin temel organelidir. DNA, RNA, canlı hücre zarı ve sitoplazma yine bütün bakterilerin temel yapısını oluşturur. Bunlara ek olarak bütün bakterilerde hücre, cansız bir çeperle (murein) sarılıdır. Çeperin yapısı, bitki hücrelerinin çeperinden farklıdır. Selüloz ihtiva etmez.
    Bazı bakterilerde hücre çeperinin dışında kapsül bulunur. Kapsül bakterinin dirençliliğini ve hastalık yapabilme (patojen olma) özelliğini artırır. Bazı bakteriler kamçılarıyla aktif hareket edebilirken, bazıları kamçıları olmadığı için ancak bulundukları ortamla beraber pasif hareket edebilirler.
    buna göre bakteriler, kamçısız, tek kamçılı, bir demet kamçılı, iki demet kamçılı ve çok kamçılı olarak gruplandırılır. Bazı bakteriler "mezozom" denilen zar kıvrımları bulundurur. Burada oksijenli solunum enzimleri (ETS enzimleri) vardır. Oksijenli solunum yapan, ancak mezozomu bulunmayan bakterilerde ise solunum zinciri enzimleri hücre zarına tutunmuş olarak bulunur. bakterilerde genel yapının % 90'ı sudur. suda çözünmüş maddeler hücre zarından giriş-çıkış yaparlar. DNA'lar sitoplazmaya serbest olarak dağılmıştır. Bakteriler ökaryot hücrelere göre daha çok ve daha küçük ribozom içerirler. bu sayede protein sentezleri çok hızlıdır.

    Bakteriler çeşitli özellikleri bakımından gruplandırılırlar. Bu özelliklerin başlıcaları ; şekilleri, kamçı durumları, beslenmeleri ve boyanmaları olarak sayılabilir.

    ŞEKİLLERİ ve BOYANMALARI
    Bakteriler ışık mikroskobunda bakıldığında başlıca şu şekillerde görülürler.
    a. Çubuk şeklinde olanlar (Bacillus):Tek tek veya birbirlerine yapışmışlardır. Tifo, tüberküloz ve şarbon hastalığı bakterileri bu şekildedir.
    b. Yuvarlak olanlar (Coccus): Genellikle kamçısızdırlar. Zatürre ve bel soğukluğu bakterileri bunlara örnektir.
    c. Spiral olanlar (Spirullum): Kıvrımlı bakterilerdir. Frengi bakterileri ve dişlerde yerleşen Spiroketler bunlara örnektir.
    d. Virgül şeklinde olanlar (Vibrio): Virgül biçiminde tek kıvrımlıdırlar. Kolera bakterisi gibi.

    MAVİ – YEŞİL ALGLER

    GENEL ÖZELLİKLERİ
    A. MORFOLOJİLERİ
    Alg’ler dış görünüşleri nedeniyle çok farklı organizmalardır. Tek hücreliden kolonial duruma, ipliksi biçimlerden karışık gelişmiş talluslu yapılara kadar değişik biçimlerde gözlenebilmektedir.
    Tek hücreli Alg’leri organizasyon sırasına göre Rizopodial,Protococcal ve Flagellatolmak üzere değişik tiplere ayırabiliriz. Bir hücreli yapıdan kolonial duruma geçişte bireylerin hücre bölünmeleri sonucunda yavruların jelatinimsi yapıda bir özdek ile çevrilmesinden ya Tetrasporal (dörtlü) yada birlikte bulunan Sönobial (çok sayılı) Alg’lerin meydana geldiği görülür. Eğer yenilenen bölünmelerde yavru hücreler ayrılmaz ise ortaya ipliksi yapılar çıkar. Daha sonra yansal sürgün ve sabit çeper yapısına rastlanır. Alg’lerde ileri evrim safhalarında sürünücü ve dik çıkan ipliksi yapılarda bu ayrıcalaşmalar nedeniyle karışık dallı olan Heterotrikal tipte tallus yapıları ile karşılaşılır.
    Bazı Alg’ler daha çok farklılaşarak Trikotalik tipte gelişme gösteren tallus yapılarını oluştururlar. Bu tiplerin ilerlemiş durumlarında plektankima oluşur. Plektankima tallus ya uniaksial yada multiaksial olarak oluşur. Alg’lerde en gelişmiş yapı bir yada birden çok düzlemde gelişme sonoco etli yapıların ortaya çıktığı parankimatik tallus dur.

    B. ÜREMELERİ
    Alg’ler soylarını sürdürebilmeleri ve kendine benzerlerine oluşturulabilmeleri için çoğalmak zorundadırlar. Bu durum tüm canlılarda olduğu gibi üreme ile gerçekleşmektedir. Suda yaşıyan Alg’ler çeşitli biçimlerde çoğalma göstermektedirler. Bunları biz 3 ana grupta toplayabiliriz.
    1. Vejatatif üreme
    2. Eşeysşz üreme
    3. Eşeyli üreme

    ALG’LERİN FİZYOLOJİSİ
    Alg’lerin fizyolojisi bir taraftan yüksek bitkilerle birçok benzerliklere sahip olurken diğer taraftan hiçbir bitki grubunda rastlanmayan hücre çeperi yapısı, hareketsizlik, gelişme evreleri, pigment yapısı ve şekillerinin farklılığı nedeniyle sayısız ayrıcalıklar yaratmaktadır.
    Fizyolojik araştırmalar için ideal bir araştırma objesi olan Alg’lerde fotosentez ve madde alımı organlarında farklılaşma yoktur. Yalnız bu iki organ arasında bir iş bölümü olabilir. Burada yüksek bitkilerde karşılaşan madde transportu komplikasyonları tamamen yok olmuştur. Hemen hemen bütün Alg’ler sıvı ortamlarda çevre faktörünün kontrolü ve ölçülü bakım altında kolayca kültüre edilebilir. Bu yapılacak kültürler için ek güçlük olarak toprak suyu, toprak ve hava faktörleri gelmektedir.Bitki fizyolojisi tarihçisine bir göz atılacak olunursa, ilk yapılmış birkaç kültür çalışmasının Alg’ler üzerinde olduğu derhal fark edilir. Daha sonra saf kültür teknikleri geliştirilinceye kadar biraz azalmıştır. Bu çalışmalarda genellikle direk olarak araziden toplanan taze materyel üzerinde yapılmıştır. O zamanlarda kültür imkanları ve olanakları fazla gelişmediğinden bu yol tercih edilmiştir. İlk çalışmalarda Alg’lerin kimyasal yapıları, hücre içi yapılarının işlev yapılarının açıklığa kavuşturulması üzerinde durulmuştur.

    Her iki hücre tipinde ortak olan özellikler:
    * Benzer yapıda hücre zarı.
    * Genetik bilginin DNA aracılığıyla kodlanması ve aktarılması.
    * Transkripsiyon ve translasyon mekanizmalarının ve ribozomların benzer olması.
    * Kimyasal enerjiyi ATP olarak depolamak için kullanılan mekanizmanın benzer olması (prokaryotların hücre zarında, ökaryotların mitokondri zarında).
    * Zar proteinlerini senaaaleme ve hücre zarına yerleştirmede kullanılan mekanizmanın benzerliği.
    * Benzer yapıda proteazomlar (protein sindiren yapılar).

    Ökaryotik hücrede bulunup prokaryotlarda bulunmayan özellikler:
    * Hücrede, çekirdek adı verilen ve bir zarla sitoplazmadan ayrılan bir bölümün bulunması. Çekirdek zarında bulunan karmaşık yapılı porlar (delikler).
    * DNA ile birlikte mitoz bölünme sırasında sıklaşabilme özelliğine sahip proteinlerin bulunması.
    * Karmaşık yapılı zarsı sitoplazmik organellerin bulunması.
    * Oksijenli solunum için özelleşmiş sitoplazmik organeller: mitokondri.
    * Fotosenaaa için özelleşmiş sitoplazmik organeller: kloroplast.
    * Karmaşık yapılı hücre iskeletinin (sitoskeleton) bulunması. (Mikrofilamentler, ara filamentler ve mikrotübüller.)
    * Daha karmaşık kamçı (flagella) yapısı.
    * Hücre zarıyla kesecikler oluşturarak sıvı ve katı maddeleri hücre içine alabilme yeteneği. (Endositoz ve fagositoz.)
    * Bitkilerde selüloz içeren hücre duvarı.
    * Hücre bölünmesi sırasında kromozomların ayrılmasını sağlayan ve mikrotübül yapıda olan iğ iplikleri.
    * Diploidlik: her hücrede bir genin iki kopya halinde bulunması.
    * Mayoz bölünme ve döllenme gerektiren eşeyli üreme.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Hücre Duvarının Yapısı Nasıldır
  3. Hücre Çekirdeğinin Yapısı
  4. hücre duvarı ve hücre zarı arasındaki ilişki
  5. Hücre Yapısı ve Organeller
  6. Hücre Bölünmeleri Hücre Nedir Hücre Bölünmleri Tanımı Yapısı
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri