Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Ne şiir lerim oldu- Güzel Şiirler Ne şiir lerim oldu Ne duygular aktı satırlara... Hep sen dolu , çoğunlukla sana sevda lar biriktiren Bazen de

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Ne şiirlerim oldu - Güzel Şiirler

    Sponsorlu Bağlantılar




    Ne şiirlerim oldu- Güzel Şiirler

    Ne şiirlerim oldu
    Ne duygular aktı satırlara...
    Hep sen dolu, çoğunlukla sana sevdalar biriktiren
    Bazen de hüzün dolu,karamsarlıklara teslim olmuş
    Ne şiirlerim oldu...
    Hepsine güzellik kattın
    Güzelliğini anlatmamda kelimeler yetersiz kalmıştı her zaman
    Gülüşünü,masum yüzünü,sevimliliğini nasıl anlatabilirim ki zaten
    Bu belki de hayranlıktı...
    Bir de keşke tanıyabilsem seni
    Güzel,masum yüreğini anlatabilsem şiirlerimde..

    Bilmiyorum, okuyor musun şiirlerimi?
    Okuduğuna dair umudum var
    Belki ben uyduruyorum;
    Belki de okumanı istediğimden bu umudum.

    Ne hüzünlü gecelerim oldu ama hepsi senle doluydu
    Bilmem senin de aklına geldiğim oldu mu?
    Bir şeyi bilmemek ne kadar kötü
    Aslında bilmemekten daha zor olan öğrenememek.

    Ama unutma ki;
    Sen duymuyorsun diye sesim yok olmaz
    Sen görmüyorsun diye gözlerim rengini yitirmez
    Sen bilmiyorsun diye duygularım kaybolmaz
    Ama hoşlanmıyorsan hiçbir şey yapılamaz
    Çünkü göz,burun,yüz,tip değişmez
    Zevkler de herkes özgürdür, zorlanamaz.
    Ve inanmıyorsan sevgime de ve bana da, hiçbir şey yapılamaz
    En çok acı çektiren bu olur bana,
    Ne sevmemen, ne hoşlanmaman bu kadar acıtmaz yüreğimi!

    Sessizliğimin son sesiydi bu
    İkinci bir emre kadar sessizliğim susmuştur
    Ama bu susuş sana hayran bir susuştur

    Bir gün, gözlerim gözlerindeyken gerçekleri öğreneceğiz ikimiz de.
    İnanıyorum,istiyorum,umuyorum,hayal ediyorum...
    Bu hayalle yaşayacağım belki karanlıkta,belki hüzünlü ama olabildiğine sevdalı...

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. 19 Mayıs İle İlgili Şiirler En Güzel Şiirler
  3. Berat Kandili, dini şiirler, güzel şiirler, kandil şiirleri
  4. Hasret Gülleri, İlahiler, Dini Şiirler, Din İçerikli Güzel Şiirler
  5. Affedemem, Resimli Aşk Şiirleri, En güzel Şiirler, Duygusal Şiirler, Etkileyici Şiirler, Ç
  6. Bir Güzel Gördüm - Resimli Şiirler - Aşk Şiirleri - Resimli Duygusal Şiirler - Şiirler
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Kararlıydım...
    Sırt çantam bir hayli ağırlaşmıştı..
    Geçmişin yükü olsa gerek...

    Kararlıydım...
    Kaç kırık kalp sığdırmıştım acaba çantama..
    Kaç göz koymuştum üzeri yaşlı..
    Hangi isimler üst üste gelmişti bilmiyorum...

    Kararlıydım...
    El yordamı ile doldurdum hepsini,bir kez daha görmek istemiyordum..
    Karşı karşıya gelmek, geçmişe dair ne varsa hayatımda...

    Kararlıydım...
    Arkama bakıp,gözlerim nemli acı çekmekten bıkmıştım artık..
    Hele birde ayaklarımın önüne bembeyaz bir sayfa serilmişken...

    Kararlıydım...
    Koşar adım uzun bir mesafe katettim..
    Kaç bina,kaç cadde, kaç yürek geçtim..
    Kaç dem bıraktım kim bilir...

    Kararlıydım...
    Geçmişimi dalga dalga başka bir kıyıya vuracak olan denizin kokusu çoktan nefesime karışmıştı...

    Kararlıydım...
    Eskiye dönüp ona zincirlenmektense sil baştan yazacaktım geçmişimi,yeni bir sayfaya...

    Kararlıydım...
    Liman,iskele siz ne derseniz deyin,hayat çizgimin üstünde yürüyordum..
    Sona doğru olan her adım,kalbimde ayak izleri bırakıyordu...

    Kararlıydım...
    Onları da bir kerede söktüm aldım yüreğimden..
    Artık onlar da elimde son yolculuklarına uğurlanacaklardı...

    Kararlıydım...
    Ufuk çizgisi ilk kez bu kadar anlam yüklü geldi bana...

    Kararlıydım...
    Artık geçmişimin ufuk çizgisi ben,benim ufuk çizgim de o olacaktı..
    Hep uzaklardan "merhaba" diyecektik..
    O da anlaşılırsa...

    Kararlıydım...
    Düşünmeme dahi fırsat vermeden,adımlarımın son bulduğu yerde savurdum sırt çantamı ,ayak izlerimi dalgaların içine...

    Kararlıydım...
    Dalgalardan biri usulca fısıldadı kulağıma..
    "Nereye kadar sürükleyelim" diye...

    Kararlıydım...
    Dalga dedim ;"Ufuk çizgim olana kadar sürükle gitsin"...

    Ve beyaz sayfam..
    Geçmişimi tek yönlü bir yola ittim..
    Sadece gidiş olan...
    Dönüşü olmayan...!



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. Ne keyifle okuduğum şiirler ezberimde, ne de bağıra çağıra söylediğim şarkıların sözleri. Dalgın gözlerle yürüdüğüm caddelerde kayboluyorum.

    Sonsuz bir inatla sarıldığım radyodan gelen o harika melodilerin de tadı yok? Peki ya o yağmurda iliklerime kadar ıslanmalarımı kim çaldı benden? Bilmiyorum!


    Susuyorum artık... Sustukça susuyorum. Sustukça, üzerime gelen insanlardan kurtarmak için ruhumu, suskunluğuma sarılıyorum. Ama yine de saplanıyor yüreğime bazı kelimeler. Bazıları da acıtıyor üstelik…

    Sessiz geceler benim için sığınılan bir liman sanki. Kendimi bulup bulup
    kaybettiğim karanlıkta, şöyle bir uğradığım kelime hazinem de bir anlam ifade etmiyor. Düşünüyorum da bu güne kadar hep; gibi yazmışım, gibi okumuşum, gibi söylemişim ve en önemlisi; gibi sevmişim...

    Elbette hiçbir şey, ben ol deyince olmaz. Bunu biliyorum ama zaman da geçiyor hızla. Tükenmez sandığım bütün sözler bitiyor ve ben de yavaş yavaş tükeniyorum... Onca yıldan sonra; hayata dair ne kaldı ki elimde? Kocaman bir hiç! Öyleyse neden bunca çaba, neye bunca isyan…

    Öyle anlamsızki yaşadığım hayat. Her şey az sonra gerçekleşecekmiş gibi duruyor, elimi uzatıyorum tutmak için, kayboluyor. Benim dışımda kopuyor bütün kıyametler ve ben kendime uyan bir kıyamet beğenmiyorum…

    Kalbime bir kurşun sıkacak gönüllü katilimi arıyorum ya da yüreğime su serpecek elin sahibini... Toprağa ateşi düşürecek, denizi yakamozlarla süsleyecek sesin sahibini… Artık basit şeyler bekliyorum yaşamdan. Örneğin, kimselerin bilmediği sırlarım olmalı ölürken... Kimselerin gitmediği sokaklarım olmalı... İçimi kanatan özlemlerle yaşlanıp, sonra da sessizce gitmeliyim bu dünyadan.

    İşte yine susuyorum; siyah bir geceye dönüyor her anım ve okuduğum her şiir kanatıyor yaralarımı. İçimdeki çocuk ölüyor... Yalancı gülümseyişlerle beni ciddiyete çağıran insanları da önemsemiyorum. Elimden kayıp gidenlerden korktuğumu bilmiyor ki hiçbiri…


  11. Hatırlamıyorum, ne kadar zaman oldu
    Gözlerimi sensizliğe yatırmam
    Gündüzü terk eyleyip
    Yıldızlarla hüzün gecelerine katılmam
    Gözlerim ne zaman alıştı sensizliğe ?
    Hatırladığım
    Yüreğim aynı acılar içinde
    Bekliyor hala seni, bıraktığın gibi öylece

    Hatırlamıyorum, kaç zamandır kulağım tetikte
    Umudun prangalandığı zamanlarda
    Yokluğuna forsa diyen acıları çektikçe
    Acaba kaçıncı sen sanış kapının çalan zilini
    Ve kaçıncı hüsran, kaçıncı ağlayış aynı eşikte
    Ellerim ne zaman alıştı, sensizliğin kapılarını örtmeye ?
    Hatırladığım
    Yüreğim örtemedi sana açık kapılarını
    Bekliyor hala seni, bıraktığın gibi öylece

    Hatırlamıyorum, senden sonra olanları
    Sigaraya ne zaman başladım
    Nasıl içtim bunca şarabı
    Olmazlara eklediğim aşk bakışlarını
    Baharın yaşandığı mevsimlerde
    Ruhuma vuran sensizlik ayazlarını
    Hatırladığım
    Titrediğim geceler boyu, karanlığı yorgan yaptım yokluğuna
    Ruhum alıştı ayazlara da, yüreğim alışamadı nafile
    Bekliyor hala seni, bıraktığın gibi öylece

    Hatırlamıyorum, güneşin öğlen ki halini
    Yıldızlar ve ay ne zaman arkadaşım oldu?
    Ve nasıl başladı
    Karanlığın hüznümü saklayan gece vakitlerinde
    Acıların yüreğime kurduğu çilingir sofrası şenlikleri
    Sarhoş olup, ruhuma çatmaları ve her gece nara atmaları
    Hatırladığım
    Geceler boyu, kayan yıldızlardan, seni dilemem
    Çoktan öleceğim aslında çoktan
    lakin yüreğimde hala sen varsın !
    Hatırlarım seni ölemem


  12. Doğuya baktığında gözlerin
    İlk sabah güneşi eşliğinde
    Ve safran renginde,
    Duygularımı düşle, düşle ki !
    Aksın yüreğin, senin gidişin
    Benim gözyaşım gibi

    Güneşin yansıması
    Kaplasın altın sarısı saçlarını.
    Hayalinde canlansın, ıslanmış yastığım.
    Ve satırların arasında, bulduğunda aşkımı
    Anla yastığımın neden ıslandığını
    ‘’Erkekler ağlamaz ’’ derdim ya !
    Yalanmış !

    Neden mi ?
    Gidişini gördüm gene düşümde.
    Ayrılığın hançeri vardı döşümde.
    Ben uğurlamaya gelirken seni,
    Seni ısıtan güneş, kavuruyordu beni.
    Boğazımda gitme diyemeyişimin düğümü
    O an başladı, senli hayallerimin ölümü.

    Bensiz bir kalabalığın içine yürüyordun.
    Heyhat ! Tarihi kilitliyor
    Gittiğin o güne, ruhumu gömüyordun.
    Ogün Temmuz’un altısı,
    Bana kalansa sevdamın son tortusu.
    Bu gün hala Temmuz’un altısı,
    Dedim ya kilitledin zamanı.

    Her sevda kilitlenecek mi bir güne!
    Aşk ne kadarda küçükmüş meğer.
    Küçücük bir günü sığdırıyorsa bir ömre.
    Ve sonbahar, yüreğim kadar temiz olsaydı
    Ve bir o kadarda çalarken sevdamın yeşilini.
    Razıydım birde kışlara kalmasaydı.
    Ayazında kurumasaydı, sevdamın son tomurcukları.

    Yürümüştün,
    Küçük bir kız çocuğu masumluğunda.
    Titreyen yüreğimi, hüzün ağaçlarının altında
    Bıraktın mezarlığın kapısına.
    Hala bir yer bulamadı kendine.
    Oysa küçük olan bendim, o koskoca cüssemle.
    Küçüktüm, bak sen gitmeyi becerdin,
    Ben bir ölmeyi bile beceremedim.

    Gökyüzü, yeryüzü ne varsa arasında kalan
    Sustu o gün, yada ben sustum hepsine
    Ne far eder ki, uzaksa yakın olması gereken
    Ve uzaklık çağırıyorsa hep yakın olması gerekenleri
    Heyhat ! Çoktan gömdüm ben çoktan
    Yüreğimdeki fesleğenleri, gömemezken kendimi
    Susmak değil midir bazen, gereğinden fazla konuşmak
    Yanılsamalara yatırırız gözlerimizi
    Ay mıdır güzelliği sunan, yoksa ışığı veren güneş mi ?
    Ağaçların arasında kalmışsa, yaşar mı papatya ?
    Güneşi görmüyorsa, kaplıyorsa düşen yapraklar üstünü

    Ne kadar yaşamaktır sizce
    Yaşamın mezbahasında beklerken
    Sıradaki hep sizden önceki ise
    Ve bakıp solgun donuk yüzünüze kasap
    Heyhat ! Dönüp gidiyorsa her seferinde
    Sizde özlemez misiniz ölümü ?

    Belki işitirsiniz artık, uzağa yakın olanlar
    Zamanıdır işitmenizin bitkin sesimi
    Benim yiten sesimdir o, ruhumun son sessiz çığlığı
    Yaşam mezbahasında kasabın henüz el değmediği.
    Son giden benden bir öncekiydi
    Giderken “ bu gün yedi temmuz dedi “
    Gelmedi kilitleyen, kırdım kilitleri
    Ve duyuldu beklediğim ses
    Sıradaki bendim artık, hoşça kalın uzak olanlar


  13. Yar?
    Duyuyormusun?
    Bütün mumları yak..Ağacın altı aydınlık olsun..
    Bir melodi..Damlalar ve sen...
    Sus konuşma..
    Sadece gözlerime bak..

    Konuşursam...isyan ederim..
    Konuşursam...Sevdiğimi söylerim...
    Konuşursam...İnanki Gidemezsin..

    Bavulunda boş bir köşe ayır bana..
    Ne kadar güçlüyüm desem de sana,
    Bavuluna sığmak için küçülebilirim...
    Küçülecek kadar büyük sevdam..
    Bir bavulda yaşayacak kadar isyanım var..
    Korkuyorum...

    Korktuğum sadece rüzgar..Öyle sinsi ki bu gece..Hani dalsam bir ara gözlerine.. Kaybolsam..Alıp gotürecek seni..

    Lanet olsun sana kalemim..

    Susmuyorsun yine bu gece..
    ..
    Ağlamak yok..


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri