Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

En güzel esprili hikayeler , öyküler , komik hikayeler , öyküler Ücreti Ne Kadar? Soğuk bir kış gecesinde eve dönerken , sarhoşa benzeyen bir adam
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 7      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Esprili hikayeler, espirili öyküler

    Sponsorlu Bağlantılar




    En güzel esprili hikayeler, öyküler, komik hikayeler, öyküler

    Ücreti Ne Kadar?
    Soğuk bir kış gecesinde eve dönerken, sarhoşa benzeyen bir adam gördüm. Bir sağa bir sola yalpalıyordu. Ve yanındaki direğe sarılmıştı.
    Bir vitrine bakıyormuş gibi yaparak göz ucuyla onu seyrettim. Otuz yaşın üstünde olmalıydı. Kendisine biraz daha sokuldum. Üstü başı son derece temizdi. Yanındn geçen bazı kişiler, yüksek sesle konuşarak içki içmenin kötülüğünden bahsediyor, bazıları da alay edip gülüyorlardı.
    Yavaşça yanına gidip:
    - İyi misiniz? diye sordum. Bir ihtiyacınız var mı?
    Dudaklarından, iniltiye benzeyen tek bir kelime çıktı:
    - Hastayım!..
    Düşmemesi için, bir kolumu beline dolayarak taksi beklemeye koyuldum. Akşam vakitlerinde kesilen kar yağışı tekrar başlamış ve yavaş yavaş buzlanmaya başlayan yollarda, birbiriyle yarışan sokak köpeklerinin dışında bir hayat emaresi kalmamıştı.
    Araba bulmaktan ümidimi kestiğim sırada, yanımda bir taksi duruverdi. Şoföre durumu anlatarak acele etmemiz gerektiğini söyledim. Hastamızı arka koltuğa yatırarak hastaneye götürdük ve verilen serum tamamlanana kadar başucunda bekledik.
    Nöbetçi doktor, hastayı en azından donmaktan kurtardığımızı ifade ediyor, genç adam ise, henüz konuşamadığı için, bize bakıp gülümsemekle yetiniyordu. Şoför de yanımdaydı... Hastamız bir süre sonra kendine geldi. Onu tekrar arabaya bindirip evine götürdük.
    Hastamızın eşi, onun sık sık şeker komasına girdiğini bildiğinden müthiş bir paniğe kapılmış ve oğlunu da alarak sokağa fırlamıştı. Bizi görünce koşarak yanımıza geldiler ve büyük bir sevinç içinde kucaklaştılar.
    Saatlerce süren yorgunluğumuzdan eser bile kalmamış, bize nasıl teşekkür edeceğini şaşıran o ailenin mutluluğu karşısında gözlerimiz dolmuştu.
    Ellerimize sarılarak bizi uğurladıklarında, şoföre borcumu sordum.
    Başını sallayarak:
    - Borçlu değil, alacaklısın dostum!.. dedi. Çünkü böyle bir iyiliğe beni de ortak ettin. Ama belki de yirmi yıldır ağlamayı unutan bir adama bu güzel duyguyu hatırlattığın için, alacaklı duruma düştün.
    O mert adamla kucaklaşıp ayrılırken, gecenin ayazını hissetmiyor ve evime yürüyerek dönmek istiyordum.
    Kim bilir? Belki de yolumun üzerinde, yardımımı bekleyen bir insan daha bulabilirdim.


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Aile Ve Anne İle İlgili Hikayeler Öyküler
  3. Engelliler Haftası İle İlgili Hikayeler, Öyküler
  4. 2 sayfalık hikayeler, 2 Sayfalık Öyküler
  5. Münafıkın Gözü Olmasaydı, dini hikayeler, dini güzel öyküler, doğruluğun fazileti
  6. Babam - güzel hikayeler - ders verici öyküler - başarı hikayeleri
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar






    Kendi Başıma Çorap Ördüm




    Şimdi size üniversitede başıma gelen komik bir hikayeyi anlatacağım.4. sınıftayız staj dönemi hemşirelik okuyrm bu arada.bi huzurevine vermişler bizi her sabah oraya gitmek için dolmuşa binmemiz gerekio sabahın köründe.neyse gece zaten psikiyatri,geriatri(yaşlı bilimi) karması vizesine çalışmaktan gerim gerim gerilmişim.sabah öküz gibi kalktım…malum gecede rüyada yaşlı,baston, dişsiz acuzeler,alt bezi falan gördüm..neyse yataktan kalktım,yerde dağılmış üstüste birikmiş notlar furyasından yüzerek kurtuldum,baktım ev arkadaşım erken kalkmış dünden kalan bakım planını tamamlamaya çalışıo,şöyle bi baktım:
    Hasta: atıf çalışkan(isim tamamen uydurma):
    tanısı:konstipasyon (tıp literatürü bilmeyenler için:hasta sıçamıyor ),
    hedef: hastanın her gün defekasyonunun sağlanması (hasta her gün sıçırtılacak)
    hemşirelik girişimleri:hasta lifli gıdalarla beslenecek,egzersiz yaptırılacak,efendime söyliyim bal börekle beslenecek,ağzına bal çalınacak,hastanın keyfi çattırılacak..
    sonuç: hasta defekasyona çıkmıştır..(hasta sıçmıştır)..bravoo

    neyse ben bu acınası bakım planına bakarken vakit baya geçmiş nerdeyse geç kalcaz,bende çabuk hadi Eminecim bakım planını kap koş dolmuşu kaçırmayalım dedim.ben formamı buldum şimdi sırt çantamı arıyorum yerde kirlilerimin arasından çektim çıkardım çantamı da neyse biz dolmuşu kaçırmadık bindik işte..her zamanki gibi ayaktayız tabii.arkadaşımın kulağında kulaklık Feridun düzağaç dinliyo..ben de sırt çantamla öyle düşünüyom:lan ben bugün yaşlılarla napsam,ya televizyon izlicen zaten ya da dergi okucan..ben böle düşünürken arkamdan bir el dürttü beni.bi kadındı sırıtıyordu,parmağının ucuyla bişey gösteriyordu,bn anlamıyrdum,yaw ne dio bu karı diordum, ben yaşlı falan da değildimki bana yermi vermek istiyordu.ama hayır dur biraz bişeyi işaret ediyordu ,lan hadi anla artık derya: şööööyle bi kafamı çevirdiiiiim ,o da ne: çantamın ipine takılmış bişey sallanıyo,anaaaaaa dedim..evet çantamın kenarından gayet kirli krem rengi üzerine mavi çiçek resimleri olan sanki 80 yılından beri giyilmiş gibi duran tek bir çorap teki sarkıyor..aman tanrım bu benm çorabım demedim tabi..şaşkındım ama belli etmemliydim..hemen toparlandım.(yumuşak sakin bir sesle)aaa bu da nerden gelmiş dedim..aa emine bak bi çorap gelmiş buraya,eminecim kim attı bunu buraya sen gördünmü dedim.bu arada terliyorum tabi..şu emine de beni duymuyomuydu ne..kızım çıkarsana şu kulaklığı müzikdinlemenin sırasımı dedim..ıııı… emine?...emine döndü noluyo ya falan dedi..bak çorap gelmiş dedim..neçorabı ya falan dedi.içimdendur be ne bağırıyon zaten yeterince rezil oldum)..(yumuşak sesle devam) neyse tamam biri atmış bunu benm üztüme heralde,hadi git git müzik dinle sen,(bi işe yaramazsın zaten..öküz evden çıkarken insan bi bakar şöyle ev arkadaşına,çöplüğün içindemi kardeşin ne,karizmayı çizcek bişey varmı,beni bok götürüyo mu)

    neyse ben öyle bi önüme döndümki ama kesinlikle arkaya bakamıom çorabı da bu nerden gelmiş ya diyerek camdan attım,arada dolmuş duruyo çaktırmadan bakıom tabi o karı iniyomu die,lan şu kadın bi inseydide rahat etseydim,rezil rüsvay etti beni..bu huzurevi de cehennemin dibindeydi bi türlü gelemioduk..neyse o sabah hayatımın en trajikomik sabahlarından biriydi..bunun sonrasında dolmuşa binmeden önce üzerimibaşımı kontrol edip öyle biniom insan ders alıo tabii sizede tavsiye ederim...





  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.


  10. Bir Kara Fatmanın Günlüğü



    Dün gece yine ölümle burun buruna geldim. Kendime bir
    zarar geleceginden degil ama karim Cemile ne yapar
    sonra. Biz aksam yemegimizi genelde saat 11-12 gibi
    yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiginden geç
    vakitlere kadar oturup yatmadilar. Neyse ki konuklarin
    gitmesiyle birlikte uykuya daldilar. Bir süre
    ortaligin sakinlesmesini bekleyip, yiyecek
    toplamaya basladim. Bugün misafirler geldigi için
    menü çok zengindi. Pasta ve börek kirintilarina
    bayiliriz. Her neyse ben nevaleyi toplarken
    birden mutfagin isigi yandi ve "Aaaaaa! Karafatma"
    diye bir ses duydum.
    Salak adam, ben bir erkegim Fatma da nereden çikti.
    Benim adim Ismail. Böyle seyler delikanliyi bozar.
    Hadi beni karimla karistirdin diyelim. Sen ne kadar
    korkak bir adamsin. Benim kaç katim büyüklügünde
    olmana ragmen bu bagiris da ne böyle? O korkunç sesin
    kesilmesiyle birlikte,sanki ben ona bir şey yapmisim
    gibi beni kovalamaya basladi. Inanin o kadar da
    dikkat ediyorum, tabak, çanak bardak üzerinde
    dolasmamaya çünkü bu dingilin karisi çok titiz. Bazen
    diyorum ki bu giciklarin misafiri Geldiginde git
    >ortalarda dolas böylelikle utanilacak duruma
    düssünler..Ama yapamiyorum iste. Ne olursa olsun,
    ekmek yedigin tekneye kötü gözle bakmamak
    gerekir.
    Ben eve geldigim ilk yillari hatirliyorum da ne
    güzeldi o günler. Rahmetli kayinbabam ve kayinvalidem
    beni evlerine kabul etmislerdi. O zamanlar rahattik,
    çünkü ev sahibimiz Riza amca kördü. Bu sebeple
    evin her yerinde serbestçe dolasabiliyorduk. Hatta
    Riza amcayla ayni sofrada yemek yedigimiz günlerde
    oldu. Gerçi bizleri görebilseydi nasil davranirdi
    bilmem ama o hep yüregimizde yasayacak. Riza amcanin
    durumu pek iyi sayilmazdi, memur emeklisiydi. Bu evde
    rahmetli karisininmis,bu yüzden yiyecek konusunda bu
    kadar fazla seçenegimiz yoktu. Ama daha mutlu ve
    huzurluyduk.
    Riza amca bir gün görünmez kazaya kurban
    gitti.Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi. Riza
    amcanin topraga verildigi gün biz de oradaydik.
    Karsi komsusu Osman Zeki bey bize geldiginde ceketini
    asmisti. Biz de bunu firsat bilip ceketin cebine
    girdik. Ardindan Osman Zeki beyle birlikte mezarliga
    dogru yola koyulduk. Riza amcanin üç tane oglu vardi
    ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardi.
    Hayirsizlar daha ilk günden evi satisa çikardilar.

    Evi su anda oturan adam ve karisi satin aldi. Eve
    ayak basmalariyla kayinbabam ve kayinvalidemi
    öldürmeleri bir oldu. Adam sonra igrenerek cansiz
    bedenleri kagida sararak çöpe atti. Sanki kendisi
    çok temizmis gibi. Halbuki tuvaletten çiktiktan sonra
    ellerini yikamadigina defalarca sahit oldum.
    Simdilerde kendine üzerinde rahmetli kayinvalidemin
    resmi olan bir ilaç almis, durmadan üzerimize sikip
    duruyor Kayinvalidem Sultan hanim gençliginde
    fotomodel oldugu için bu tür ilaçlarin üzerinde
    resmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam filminde de
    oynamisti. Ama evlenince mecburen birakti. Çünkü
    kayinbabam tam bir Osmanli erkegiydi. Bugüne kadar
    rahmetli Riza amcanin anisina bu evde oturduk,
    artik daha fazla dayanacak halimiz kalmadi. Ese dosta
    haber saldik. Kendimize göre bir ev bulur bulmaz
    tasinacagiz buradan. Belki de sizin evinize yerlesiriz
    hayat bu belli mi olur?





 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri