Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

anlamı ile birlikte deyimlerle ilgili karikatür lazım Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Karikatür Sözlük Anlamı Deyimler ile ilgili karikatürler - Deyimlerle ilgili karikatür Deyimlerle ilgili
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 8      

  1. seher
    Sponsorlu Bağlantılar


    anlamı ile birlikte deyimlerle ilgili karikatür

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    *Ağız dil vermemek
    Konuşmamak, susmak.
    [IMG]file:///C:/Users/abdulkkadir/AppData/Local/Microsoft/Windows/Temporary%20Internet%20Files/Content.IE5/AJD6DESJ/deyimler08ta5[1].gif[/IMG]
    *Ağzı dili (ağzı) kurumak
    1) susuz kalmak; 2) konuşamaz duruma gelmek: “Ağzım dilim kurudu, kız yalvara yalvara” -Halk türküsü.

    *Ağzı dili bağlanmak
    Herhangi bir sebeple konuşamaz olmak.

    *Dilinin ucuyla
    İçten, yürekten olmayarak, laf olsun diye.

    *Dilinin ucuna gelmek
    Söyleyecek duruma gelmek: “İsmi dilimin ucuna gelir gelmez kalbimden hafif bir cereyanın kopup damarlarıma aktığını duyuyorum.” -E. İ. Benice.

    *Dilinin altında bir şey olmak
    Bir kimsenin sözlerinden, açıkça söylemediği bir şeyler anlaşılmak: “Günlerdir doktorun dilinin altında bir şeyler olduğunun farkındaydı.” -Y. Kemal.

    *Dillere destan olmak
    Herkes tarafından konuşulur olmak: “Dillere destan İstanbul nezaketini o evde gördüm, ağzım açık kaldı.” -A. Kutlu.

    *Dili sürçmek
    1) konuşma sırasında kelimeleri yanlış söylemek: “Bir dil sürçmesi sonucu, bu tartışmayı yarım saat kadar yürütmüşüm.” -S. İleri. 2) istenmeyen bir konudan söz etmek.

    *Küçük dilini yutmak
    Şaşırmak, donakalmak: “Kadıncağız beni bu hâlde görünce az kalsın küçük dilini yutacaktı.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

    *Dili uzamak
    Haddini bilmeden konuşmak.

    *Dili varmak
    Bir sözü söylemeye gönlü razı olmak: “Süleyman Kâhyaya söylemeye kimsenin dili varmıyor, gücü yetmiyordu.” -Y. Kemal.

    *Dili yanmak
    1) üzüntü ve eziyet çekmek, zarara uğramak: “Otobüs yolculuğundan bir hayli dilim yandı.” -B. R. Eyuboğlu. 2) bıkmak, nefret etmek: “Şair neslinin şarkıdan o kadar dili yandı ki şarkı kelimesini nerede görse silip üstüne türkü diyecek.” -B. R. Eyuboğlu.

    *Dilinde tüy bitmek
    Tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak: “Hep de aynı tipler. Laftan da anlamıyorlar. Dilimde tüy bitti.” -E. Şafak.

    *Dilinden anlamak
    1) bir canlının çıkardığı seslerden veya onun davranışlarından ne anlatmak istediğini anlamak; 2) mec. söz konusu olan şeyin özelliğini bilmek: “Bunda yenilmiş, içilmiş bir şey yok ya! Sen onun dilini de anlarsın.” -M. Ş. Esendal.

    *Dilinden kurtulamamak
    Sürekli olarak bir kimsenin sitem, eleştiri ve sataşmalarına uğramak.

    *Diline sağlam olmak
    1) saklanacak konuları açığa vurmamak; 2) kötü söz söylemekten kaçınmak.

    *Diline sağlık
    Ağzına sağlık.

    *Dili açılmak
    Herhangi bir sebeple konuşmayan kimse konuşmaya başlamak.

    *Dili ağırlaşmak
    Hastalık sebebiyle güçlükle söz söyleyebilmek, güçlükle konuşmak: “Hastaya bazı şeyler soruyor. Fakat anlaşılır cevaplar alamıyordu. Birkaç saatin içinde kaynımın dili ağırlaştı.” -H. R. Gürpınar.

    *Ellenmiş dillenmiş
    İffetsizliği yayılmış (kadın).

    *Dili alışmak
    Çok kullandığı bir söze alışmak: “Bizim moruk ertesi güne devrisi der de ondan dilim alışmış.” -S. F. Abasıyanık.

    *Dili (başka bir dile) çalmak
    Bir kimsenin konuşması başka bir dile benzemek.

    *Dili bir karış dışarı çıkmak (sarkmak)
    Koşmaktan, yürümekten ve yorulmaktan çok susamak: “Koştu koştu da dili bir karış sarktı.” -S. F. Abasıyanık.

    *Dili bir karış (olmak)
    Fazla konuşan, her söze karşılık veren.

    *Dili boğazına akmak
    Konuşamaz olmak, sesi soluğu çıkmamak: “Kılıcı görünce dili boğazına aktı hayranlığından.” -Y. Kemal.

    *Dili çözülmek
    Konuşamayan veya susan kişi konuşmaya başlamak: “Aslında ben çok az konuşan biriyim. Dilimin böyle birdenbire çözülmesi çok garip.” -İ. Aral.

    *Sili damağına yapışmak (dili damağı kurumak)
    Susuzluktan ağzı kurumak, çok susamak: “Kupkuru dili damağına yapışıyor, boğazından midesine doğru…” -E. E. Talu.

    *Dili (dilinin) döndüğü kadar
    Söyleyebildiği kadar, anlatma gücünün elverdiği ölçüde: “Mademki çocuk terbiyesi hakkında konuşmak istiyorsunuz, dilimin döndüğü kadar söyleyeyim.” -S. Ayverdi.

    *Dili dolaşmak
    Korku, heyecan, hastalık, utangaçlık, sarhoşluk gibi sebeplerle şaşırarak söyleyeceğini karıştırmak: “Vehbi Dedenin kendini dinlediğinin farkına varır varmaz dili dolaştı.” -H. E. Adıvar.
    Deyim

    *Dili dönmemek
    1) bir sözü doğru, düzgün söylemeyi becerememek: “Üstelik ben dilim dönmezken armağan ettiğim çiçeklerle konuşmuyor muyum?” -R. Mağden. 2) amacını iyi anlatamamak.

    *Dili durmamak
    1) sürekli konuşmak; 2) söylenemeyecek şeyleri de söylemek.

    *Dili ensesinden çekilsin!
    Bıktıracak kadar çok konuşan veya kötü sözler söyleyenler için kullanılan bir ilenme sözü.

    *Dili kılıçtan keskin
    Kırıcı ve ağır konuşan.

    *Dilini tutamamak
    Sonunu düşünmeden gelişigüzel konuşmak.

    *Dili pabuç kadar
    Saygısızca ve gönül kırıcı bir biçimde konuşan.

    *Ağzı dili tutulmak
    1) konuşamamak; 2) beklenmedik bir durum karşısında heyecanlanmak, hayranlık duymak: “Kızları gördün, ağzın dilin tutuldu gayri.” -N. Cumalı.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri