Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

urfanın kültürel özellikleri nedir , urfanın kültürel özellikleri nelerdi , urfa ilinin kültürel özellikleri Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Marmara Bölgesinin Kültürel Özellikleri, Marmara Bölgesine
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 37      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    urfanın kültürel özellikleri

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Uygarlığın Doğduğu Şehir: Şanlıurfa

    Halk Kültürü

    Şanlıurfa Halk Kültüründe "Mırra" (Acı Kahve) ile Oda ve Kahvehaneler

    “Kahve-yı ruy-ı siyahın nef’i vardır bedene
    Lanet gelsin tütın ile tenbekiyi icad edene”

    (Siyah yüzlü kahvenin vücuda faydası vardır/ Tütün ile tömbekiyi icad edene lânet gelsin)

    Diyen atalarımız kahvenin güzelliğini ve tütünün zararını dizelerle dile getirmişlerdir.

    Halk edebiyatımızın çeşitli ürünlerinde motif olarak kullanılan kahveye birçok türküde, manide, şiirde, hikâyede, atasözünde, deyimde ve efsanede rastlamak mümkündür.

    Atasözlerinde...

    Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.

    Kahve karadır ama yüz ağartır.

    Kahvenin yüzü kara, amma meydanı paktır.

    Kahvenin keyfi geldi, ağanın keyfi geldi.

    Kefçiye keyif verir kahvenin kaynamağı, eşeği yoldan çıkarır sıpanın oynamağı.

    Kahve yemenden gelir yolı, irah, beş para yetmez on para bırah.

    Müşterinin ehmağı kahveciye çay söyler.

    Deyimlerde...

    “Kahve parası”: bahşiş anlamında kullanılır.

    “Kahve Hakkı”: Çözümlenen anlaşmazlıklarda verilen cezanın ilgili tarafından oda’ya bağışlanması anlamında kullanılır.

    “Kahve gibi kavrulmuş”: Açık alanlarda güneşte kalıp esmerleşenler için kullanılır.

    “Kahvesi içilir”: Saygın kişiler için kullanılır. “Kahve içecek kadar vaktin de mi yok”: Bir kahve içimi kadar zaman için kullanılır. “Kahve mi kefledi?”: Ağzını açmayan, konuşmayan kişilere söylenir.

    Manilerde...

    Aşık; sahipsizliğini, düşkünlüğünü, hasretini kahve ile beraber dile getirerek maniler dizer...

    Kahveyi kaynadırlar
    Fincana damladırlar
    Sahipsiz aşıkları
    Vururlar ağladırlar

    Kahve biştiği yerde
    Bişip daştığı yerde
    Gözzel çirkin aranmaz
    Göyıl düştüğü yerde

    Kahve kaynar daşmaz mı
    Yol gedikten aşmaz mı
    Merak etme sevdiğim
    Ayrılan kavuşmaz mı

    Kahve şöyle yer alır Sabri Kürkçüoğlu’nun çağdaş manilerinde:

    Oda hayattır cana
    Sohbet esas adama
    Kahve ocakta ağlar
    “Mırra” doldur fincana

    Kerpiç oda serince
    Keçeleri serince
    Keyfim çardağa çıkar
    Mırra’lar içilince

    Şair Mehmet H. Öcal’ın manilerinde de kahve motif olarak işlenir.

    Eşkili dilde kaldı
    Bostana gölde kaldı,
    Çiğ köfteler hasrette
    Mırra’lar selde kaldı

    Mırra kulpsuz fincandan
    Candan sunulur candan,
    Çiğköftenin üstüne
    Bu güzel kahve kimden

    Fuat Kürkçüoğlu’nun hoyrat ve manilerinde de kahve yerini almıştır...

    Mırra kokusu geldi
    Kokusu bağrım deldi
    Daldım köy odasına
    Gönül murada erdi

    Mırra’sız kafam boştur
    Yollar sanki yokuştur
    İki fincan “acı”yı
    İçince sefam hoştur

    Urfa Türkülerinde kahve...

    Ocağının başında kahve kaynatırken yüreği kaynayan kahveci dile gelir bir Urfa türküsü ile...

    Kahveciyem zarım yok
    Ben ağlaram yarım yok
    Yarımı eller almış
    Serhoşam haberim yok

    Ay le berde vay le berde
    Yengi düştüm bu derde
    Evli evine getti
    Ben kaldım ara yerde
    Ay le berde vay le berde

    Mahmut Güzelgöz’den derlenen diğer bir Urfa türküsü dillerden hiç düşmez...

    Kahveyi kaynadırlar havar yandım
    Fincana damladırlar yandım
    Sahipsiz aşıkları havar yandım
    Vururlar ağladırlar yandım

    Süsemi hanım canım süsemi vay vay
    Bozulsun tamburamın düzeni vay vay
    Sevsinler gurbet eli gezeni yavrum

    Kahve yemenden gelir havar yandım
    Bülbül çimenden gelir yandım
    Yarı gözel olanlar havar yandım
    Hergün hamamdan gelir yandım

    Nakarat

    Kahve gümgümde kaynar havar yandım
    Bülbül kafeste oynar yandım vay vay
    Benim o nazlı yarım havar yandım
    Toylarda mendil sallar yandım

    Nakarat

    Kahve gümgüm neylesin havar yandım
    Bülbül çimen neylesin yandım
    Yari çirkin olanı havar yandım
    Her gün hamam neylesin yandım

    Nakarat

    Ahmet Cankat ise söz ve müziği kendisine ait Urfa türküsünde ise kahveye şöyle yer vermiştir:

    Sabah ile sabah ile
    Kahve gelir tabağ ile
    Annen seni bana vermiş
    Küçük yavrum nazar ile
    İşte böyle Hergün böyle
    Halimiz böyle
    Uy amman amman

    Urfa’da sevilen diğer bir türkünün nakaratında ise kahve şöyle geçmektedir...

    Dün akşam yolda gördüm seni yıllardan sonra
    Bir yabancı gibiydin dönüp bakmadın bana
    Bunu senden ummazdım çok kırıldım ben sana

    Bir fincan kahve olsam kırk yıl hatırım vardı
    Ömrümü sana verdim dönüp baksan ne vardı

    Mahmut Coşkunses’ten derlenen diğer bir Urfa türküsünde kahve dibeği yer almakta...

    Evlerinin önü kahve dibeği
    Dibeğe vurdukça oynar yüreği
    Ne sen gelin oldun ne ben güveği
    Cumbullu cumbullu aslanım aslan
    Cumbullu cumbullu aslan cumbullu
    Cumbulluya diktirmişem her yanı pullu

    Kahve, türkülere ve halk edebiyatına ilham kaynağı olmakta devam etmektedir.



    Kültür ve Turizm Bakanlığı



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri