Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

hac ı bektaş velinin edebiyattaki yeri nedir ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Hacı Bektaş Veli Kimdir, Hacı Bektaş Velinin Hayatı hacı bektaş velinin hayatının
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 5      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    hacı bektaş velinin edebiyattaki yeri

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Hacı Bektaş Veli'nin Edebi Kişiliği


    Hacı Bektaş Veli'nin tasavvuf anlayışı, kendisinden önce ve sonra gelişen yapılarla birçok bakımdan farklılık arz eder. Onun tasavvuf anlayışı ile ilgili bilgi veren Aşıkpaşazade, Hacı Bektaş'ın "Cezbe" sahibi olduğunu bildirmektedir. F. Köprülü ise, Eminüddin b. Davud Fakih'e ait bir eserden yola çıkarak Hacı Bektaş'ı "Meczub-ı Mutlak" diye nitelendirmektedir. Bu bilgiler, tasavvuf terminolojisindeki kimliğiyle Hacı Bektaş'ı tam anlamıyla ifade etmekte yetersizdir.

    Bu bilgileri doğru olarak kabul etmek son derece güçtür. Çünkü Hacı Bektaş'ın yaşadığı dönem göz önüne aldığında, bu bilgilerin gerçek olarak algılanması olanaksız gibi görünmektedir. Hacı Bektaş'ın Baba İlyas ile ilişkileri ve Sulucakarahöyük'teki eylemleri, söylendiği gibi onun kendinden habersiz bir meczup telakki edilmesini zorlaştıracak niteliktedir.

    Kimi araştırmacılar, Hacı Bektaş'ı bir Sünni mutasavvıf olarak göstermişlerdir. Buna kanıt olarak "Makalat" adlı eseri gösterilmektedir. Makalat, tasavvuf edebiyatındaki birçok benzeri gibi müritlere basit düzeyde tasavvufu öğretmek için yazılmış bir el kitabıdır. Diğer yandan Makalat'ın Hacı Bektaş'ın kimliğine uygun heterodoks düşünceleri yansıtmak zorunda olduğu da söylenemez. Bu yüzden, Makalat'a bakarak Hacı Bektaş'ın heterodoks bir Türkmen babası olmayıp, Sünni bir mutasavvıf olduğunu ileri sürmek de gerçekçi değildir.

    Başka bir görüş de Hacı Bektaş'ın On iki İmam Şiiliğine dayalı bir din ve tasavvuf anlayışına bağlı olduğudur. Velayetname'de Hacı Bektaş'ın On iki İmam soyundan geldiği ileri sürülmekle beraber, bu bilgilerden hareketle onu bir Şii mutasavvıf kabul etmek de tarihsel ve bilimsel gerçekliğe aykırıdır.

    Hacı Bektaş Veli, XVI. yüzyıl kaynaklarından itibaren, Anadolu'da önde gelen evliyadan kabul edilmiş ve büyük saygı görmüştür. Bunun en önemli nedeni, XV. yüzyıla gelinceye kadar Hacı Bektaş'ın bir Veli sıfatıyla halk belleğine mal olmasıdır. Halk belleğinde Hacı Bektaş Veli, tarihsel ve kişisel kimliğinden çıkartılıp ulu bir kimlik hAline gelmiştir. Onun etrafında anlatılan duvarı at yapıp yürütmesi, yılanı kamçı yapması, arslan ile ceylan figürlerini kucağında taşıması, güvercin kılığına girişi mistik kimliğinin toplumsal kimliği ile iç içe işlenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu ve buna benzer kerametler edebi eserlerde sık sık işlenerek onun toplumsal önderliğini kutsallaştıran ögeler olmuştur.

    Hacı Bektaş Veli'nin Hz. Muhammed'in torunlarından 7. İmam Musa KAzım soyundan geldiği birçok kaynakta görülmektedir. Bu bilgi tarihsel olarak kanıtlanmış olmamakla birlikte, onu sevenlerin kuvvetle inandığı bir görüştür.

    Hacı Bektaş Veli, yaşadığı dönem dikkate alınacak olursa Anadolu'nun Türkleşmesi ve Müslümanlaştırılmasında birinci dereceden rol oynamamıştır. Sadece Anadolu'yla sınırlı kalmayan bu etki, Sarı Saltuk gibi inanç önderleriyle devam etmiştir. Vilayetname'ye göre, Sarı Saltuk, Hacı Bektaş Veli tarafından Rumeli'ye oranın Müslümanlaştırılmasıyla görevlendirilmiştir.

    Hacı Bektaş Veli'nin en önemli etkisi, Türk kültürünün İslam öncesiyle sonrası arasında güçlü bir köprü oluşturmasıdır. Anadolu'da başlayıp Balkanlara kadar genişleyen Hacı Bektaş Veli düşünce sistemi, Türk kültürünün yaşatılmasında ve geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu etkinin kalıcılığında, Ahmet Yesevi ile birlikte Bektaşi dervişleri önemli roller üstlenmişlerdir.

    Hacı Bektaş Veli'nin Türk kültürünün sürekliliğini ve yaşamasını sağlayan uygulamalarının başında, Türkçeye verdiği önem gelmektedir. Bektaşilik, Türkçeyi ibadet dili olarak kullanmış; Türkçe şiir geleneğini kesintiye uğratmadan sürdürmüştür. Farsça ve Arapçanın hAkim olduğu bir dönemde, Türkçeyi ibadet dili olarak kullanmaları, kültür bilincinin en önemli göstergesidir. Onların bu tutumları, Türkçenin gelişmesine ve kalıcılığına neden olmuştur. Hacı Bektaş Veli ve onun öğrencileri, Türk kültürünün, kültürlerarası mücadelede, sürekli ve güçlü bir şekilde yer almasını sağlayarak Türkçenin, büyük destekçileri arasında yer almışlardır.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri