Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

ısıyı hangi katı madde daha hızlı iletir Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Dünyanın en hızlı kuşu hangisidir en hızlı uçan kuş hangi kuşdur Bilgisayarın Daha

  1. Mecit ERDEM
    Sponsorlu Bağlantılar


    Smile ısıyı hangi katı madde daha hızlı iletir

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Isının Yayılma Yolları (Konu
    Anlatımı)
    Bulunduğu ortama göre sıcaklığı fazla (yüksek) olan her madde çevresine ısı
    aktarır, yayar. Masa, insan, ateş, buz, su kendisinden daha soğuk bir ortamda
    bulunduğunda çevresine ısı aktarır, yayar. Isı enerjisi, maddelerde çeşitli
    yollarla yayılır.
    Isı enerjisi iletim, konveksiyon (taşıma = sıvı ve hava
    akımı) ve ışıma (radyasyon) yolu ile yayılır.


    1- Isı Enerjisinin İletim Yoluyla Yayılması (İletim)
    (Taneciklerin Çarpışmasıyla Isının Yayılması) :

    Maddeyi oluşturan
    taneciklerin birbirine çarpması ile ısı enerjisinin aktarılmasına ısının iletim yoluyla yayılması denir. Isı
    enerjisinin iletim yoluyla yayılması bütün maddeler taneciklerden oluştuğu için
    katı, sıvı ve gazlarda görülür. Fakat ısının iletim yoluyla yayılması katı
    maddelerde, sıvı ve gaz halindeki maddelerden daha kolay gerçekleşir. Katılar
    ısı enerjisini sadece iletim yoluyla yayarlar.
    Katı haldeki maddenin bir ucu
    ısıtıldığında ısınan uçtaki tanecikler diğerleri ile çarpışarak ısıyı diğer uca
    aktarırlar.
    Katı haldeki madde ısıtıldığında, ısı enerjisini alan katı madde
    tanecilerinin hareket (kinetik) enerjisi arttığı için titreşim hızı da artar.
    Titreşen tanecikler (yerinden ayrılamayacağı için) etrafındaki diğer taneciklere
    çarparak diğer tanecikleri de titreştirir ve o taneciklerin de titreşim hızını
    bu nedenle de hareket enerjisini arttırır. Böylece ısı enerjisi bir tanecikten
    diğerine aktarılarak madde boyunca iletilmiş yani yayılmış olur.



    Isıtılan Teldeki Isı Enerjisinin Telde
    Yayılması


    a) Sıcaklıkları Farklı
    İki Madde Arasındaki Isı Aktarımının İletim Yoluyla Gerçekleşmesi
    :

    Isı enerjisinin iletim yoluyla yayılması, maddeler birbirine temas
    ettiğinde de gerçekleşir. Sıcaklıkları farklı maddeler birbirine
    dokundurulduklarında yani temas ettiklerinde, sıcaklığı fazla olan madde ısı
    kaynağı gibi davranarak sıcaklığı az olan maddeye ısı enerjisi
    aktarır.
    Sıcaklığı fazla olan maddeye dokunan soğuk maddedeki tanecikler ısı
    enerjisini alır ve tanecilerin hareket enerjisi arttığı için titreşim hızı da
    artar. Titreşen tanecikler (yerinden ayrılamayacağı için) etrafındaki diğer
    taneciklere çarparak diğer tanecikleri de titreştirir ve o taneciklerin de
    titreşim hızını bu nedenle de hareket enerjisini arttırır. Böylece ısı enerjisi
    bir tanecikten diğerine aktarılarak madde boyunca iletilmiş yani yayılmış
    olur.


    ÖRNEKLER :

    1- Sobaya konan
    çaydanlığın kendinin ve metal kulpunun ısınması.
    2- Sobadaki tencerenin
    içindeki metal kaşığın ısınması.
    3- Sıcak tavadaki katı yağın erimesi.



    b) Maddelerin Isı İletkenlikleri
    :

    Bütün maddelerin ısı iletkenlikleri farklıdır. Bazı maddeler ısıyı
    hızlı, bazıları da yavaş iletirler. Isı enerjisinin iletim yoluyla yayılması
    bütün maddelerde görülür. Bütün maddeler taneciklerden oluştuğu için katı, sıvı
    ve gazlar ısı enerjisini iletim yoluyla yayabilirler.
    Isı enerjisinin iletim
    yoluyla yayılabilmesi için maddeyi oluşturan taneciklerin birbiri ile çarpışması
    ve çarpıştığı taneciği de titreştirmesi (yani ona ısı enerjisi aktarması)
    gerekir. Bu nedenle ısı enerjisinin iletim yoluyla daha iyi yayılabilmesi için
    tanecikler arasındaki boşluğun az olması ve taneciklerin düzenli olması
    gerekir.
    Isı enerjisinin iletim yoluyla yayılması katı maddelerde, sıvı ve
    gaz halindeki maddelerden daha kolay gerçekleşir. Bunun nedeni ise katı
    taneciklerinin düzenli ve aralarındaki boşluğun çok az olmasıdır. Sıvı ve gaz
    halindeki maddenin tanecikleri arasındaki boşluk katılara göre daha fazla ve
    tanecikler daha düzensiz olduğu için ısı enerjisinin sıvı ve gazlarda iletim
    yoluyla yayılması katılara göre çok daha yavaş gerçekleşir.
    Bütün maddelerin
    ısı iletkenlikleri farklıdır. Isının bir maddedeki yayılma hızı o maddenin
    iletken mi yoksa yalıtkan mı olduğunu belirtir.
    Isıyı iyi ileten maddelere
    ısı iletkeni denir. Isı iletkenlerini
    oluşturan tanecikler arasındaki boşluk çok azdır ve tanecikler düzenlidir. Isı
    iletkenleri kısa sürede büyük miktarda ısı iletirler. Metaller (Bakır,
    alüminyum, demir,…), diğer maddelere göre ısıyı daha hızlı iletirler ve ısı
    iletkenidirler.
    Isıyı iyi iletemeyen maddelere ısı yalıtkanı denir. Isı yalıtkanlarını oluşturan
    tanecikler arasındaki boşluk çok fazladır ve tanecikler düzensizdir. Isı
    yalıtkanları kısa sürede çok az miktarda ısı iletirler. Tahta, plastik, beton,
    hava ısı yalıtkanıdır. Plastik köpük, cam yünü, pamuk, saman, asbest, çift camlı
    pencerelerdeki hava boşluğu, termoslardaki iç ve dış yüzey arasındaki havasız
    ortam (vakum) ısı yalıtımı için kullanılır.







    SORU : 1-
    Isının farklı maddelerde farklı sürelerde yayılmasının nedeni nedir?
    2-
    Tanecikleri arasındaki boşluk miktarı fazla olan sıvı ve gazlarda ısı iletimi
    hangi yolla olur?

    NOT : 1- Elektrik
    enerjisini iletebilen maddelere iletken, iletemeyen maddelere yalıtkan denir. Elektrik enerjisini iyi iletebilen
    maddeler ısı iletkeni, iyi iletemeyen
    maddeler ise ısı
    yalıtkanıdır.



    ÖRNEKLER :


    1- Ateşin üstündeki üçayak ve onun üstündeki tencerenin
    ısınması.
    2- Ateşin üstündeki tencerenin tutulurken kalın eldiven
    giyilmesi.
    3- Tavaya konan katı yağın erimesi.
    4- Bir ucu ateşin içindeki
    demir maşanın diğer ucunun ısınması.







    ÖRNEKLER
    :



    1- Şekildeki K çubuğu ısıtıldığında L, M, N noktalarındaki mumlardan
    (mumlara batırılan iğnelerden) hangisi önce erir (düşer)?

    • K çubuğu ısıtılınca ısı, iletim yoluyla yayılacağı için önce L,
    sonra M, sonra da N mumu erir (iğnesi düşer).


    2- Uzunlukları aynı,
    iletkenlikleri farklı olan üç cisim birleştirilip ortadan ısıtılıyor. X, Y, Z
    mumlarının erime (düşme) sırası nasıldır? (X, Y, Z mumlarından – balmumlarından
    – hangisi önce, hangisi sonra erir?)
    • Orta iletken madde, ısıyı uçlarına
    aynı sürede ileteceği için önce Y mumu erir.
    • İyi iletken ısıyı daha hızlı
    ileteceğinden sonra Z ve en sonra da X erir.
    • Y, Z, X

    3- Birbirlerine perçinlenmiş X, Y, Z balmumlarının bulunduğu K, L
    ve M çubukları özdeş ısıtıcılarla ısıtıldığında önce X, sonra Y, sonra da Z
    balmumu düşüyor. K, L, M metal çubuklarının ısı iletkenliklerini
    sıralayın.





    • 1. ve 2. Çubuklar :
    X, Y’ den önce
    düşüyor. 1. ve 2. çubukta L metali olduğu için 1.’ de X’ in önce düşmesinin
    nedeni K metalinin iletkenliğinin M metalinin iletkenliğinden büyük
    olmasıdır.
    • 2. ve 3. Çubuklar :
    Y, Z’ den önce düşüyor. 2. ve 3. çubukta
    M metali olduğu için 2.’ de Y’ nin önce düşmesinin nedeni L metalinin
    iletkenliğinin K metalinin iletkenliğinden büyük olmasıdır.
    • L > K >
    M

    4- Serin bir günde tahta sırada (bankta) oturan kişinin beton sıraya
    (banka) geçerse daha fazla üşümesinin sebebi nedir?

    • Beton ısıyı tahtaya
    göre daha iyi iletir. Kişinin ısısını beton daha hızlı çeker ve başka bir yere
    iletir.


    2- Isı Enerjisinin Işıma
    (Radyasyon) Yoluyla Yayılması (Tanecik Olmadan Isının Yayılması) :

    Isı
    enerjisinin tanecik olmadan ışınlar sayesinde yayılmasına ışıma denir. Işıma
    yoluyla ısının yayılmasında temas yoktur ve ışıma ile ısının yayılması boşlukta
    ve saydam ortamlarda gerçekleşir.
    Isı kaynağından çıkan ısı enerjisi etrafa
    enerji dalgaları şeklinde yayılır. Isı, ışık gibi davranır yani boşlukta veya
    saydam ortamlarda da yayılır. Isının iletim ve konveksiyon yoluyla yayılması
    için bir maddeye ihtiyaç olduğu halde ışıma yoluyla yayılması için bir maddeye
    ihtiyaç yoktur.
    Bütün maddeler ışıma yoluyla etrafına az ya da fazla ısı
    yayarlar ve ışıma her yönde olur.
    Koyu renkli yüzeyler, açık renkli yüzeylere
    göre hem daha fazla ışıma yaparlar hem de daha fazla ısı soğururlar.
    Mat
    yüzeyler, parlak yüzeylere göre hem daha fazla ışıma yaparlar hem de daha fazla
    ısı soğururlar.

    SORU : 1- Soğuk
    günlerde evin içinin sıcak, camın soğuk olmasının nedeni nedir?

    a) Isının Güneş’ ten Dünya’ ya Ulaşması
    :

    Dünya, Güneş ışınları sayesinde ısınır. Güneş’ ten yayılan ışınlar
    uzay boşluğunda yayılarak (hareket ederek) ışıma yoluyla Dünya’ ya gelirler.
    Uzay boşluğunda tanecik bulunmadığı için Güneş ışınları Dünya’ ya çok kısa
    sürede gelir.
    Dünya, gündüz Güneş’ ten ışıma yoluyla gelen ışınlar sayesinde
    ısınır. Fakat geceleri, Güneş’ ten ışıma yoluyla ısı alamaz. Gündüz, Güneş’ ten
    ışıma yoluyla gelen ışınlar sayesinde ısınan Dünya, etrafına göre daha sıcak
    olduğu için gece etrafına ışıma yoluyla ısı yayar. Bu nedenle Dünya, gece ısı
    yaydığı için ısı kaybeder ve geceleri Dünya yüzeyi (taş, toprak, deniz, göl,
    kaya) daha soğuk olur.
    Kışın güneşli günlerde evin güneş alan kısımlarının
    ısınmasının nedeni Güneş’ ten Dünya’ ya ışıma yoluyla ısının
    yayılmasıdır.

    SORU : 1- Sıcak veya
    kışları soğuk geçen bölgelerde yaşanacak evler nasıl tercih edilmelidir?
    2-
    Geceleri Dünya neden soğuk olur?
    3- Neden havanın açık olduğu geceler bulutlu
    gecelerden daha soğuk olur?

    ÖRNEKLER
    :


    1- Soğuk bölgelerde Güneş gören ev ve işyerlerinin tercih
    edilmesinin nedeni, ışıma yoluyla gelen Güneş ışınları sayesinde ısınabilmek
    içindir.
    2- Güneşli bir günde evin veya arabanın içinin ısınması fakat camın
    soğuk kalmasının nedeni cam gibi saydam maddelerin ışığı geçirdikleri için
    ısınmaması fakat cam ışığı geçirdiği için evin veya arabanın içinin
    ısınmasıdır.
    3- Isı, yanan şömine, fırın ve lambadan ışıma yoluyla
    yayılır.
    4- Güneş’ ten Dünya’ ya ısının gelmesi ışıma yoluyla
    gerçekleşir.
    5- Topraktan yapılan cerelerin
    kullanılması.



    b) Sera Etkisi
    :

    Dünya’nın etrafını saran ve Dünya ile birlikte dönen hava tabakasına
    atmosfer denir. Güneş’ ten Dünya’ ya gelen ışınların bir kısmı atmosfere
    çarparak uzaya geri dönerken büyük bir kısmı da atmosferden geçerek yeryüzüne
    ulaşır. Atmosfer bu nedenle yeryüzünün fazla ısınmasını engeller. Ayrıca
    atmosferi oluşturan gazlar, yeryüzüne gelen ışınların bir kısmının uzaya
    yayılmasını engeller (engelleyen perde oluşturur).
    Atmosfer, Güneş
    ışınlarının bir kısmının yeryüzüne ulaşmasına ve yeryüzüne ulaşan ışınların bir
    kısmının yeryüzüne çarparak uzaya geri dönmesine izin verirken yeryüzüne ulaşan
    ışınların bir kısmının da uzaya yayılmasını engeller ve bu ışınların yeryüzünde
    kalmasını sağlar. Atmosferin yeryüzüne çarpan ışınların tamamının uzaya
    yayılmasını engellemesine sera etkisi denir. Böylece Dünya, atmosfer sayesinde
    canlıların yaşamasına elverişli sıcaklığa sahip olur.
    c) Küresel Isınma
    :
    Atmosferi oluşturan bazı gazlar Güneş ışınlarının bir kısmının yeryüzünde
    kalmasını sağlar. Fakat atmosferdeki karbondioksit ve karbon monoksit gibi bazı
    gazların miktarının artması nedeniyle uzaya yayılması gereken ışınlar
    yayılamazlar ve Dünya normalden fazla ısınır yani sera etkisi artar. Bu olaya
    küresel ısınma denir. Küresel ısınmaya neden olan karbondioksit gazı,
    sanayileşmenin artması, araçlardan çıkan egzoz gazları, yeşil bitkilerin
    azalması ve petrol, kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtların çok kullanılması
    sonucu artar.

    NOT : 1- 1950’ den
    bugüne kadar atmosferdeki zararlı gaz miktarı artmıştır.
    2- Bulutsuz
    gecelerin, bulutlu gecelere göre daha soğuk olmasının nedeni sera etkisinin
    azalmasıdır.
    3- Güneş ışınlarının zararları;
    • Güneş yanığı yapar.
    •
    Geçici olarak bağışıklık sistemini baskılar.
    • Güneş ışınına duyarlı cilt
    hastalıklarının ortaya çıkmasına eden olur.
    • Derinin destek dokularına zarar
    vererek deride kırışıklılığa yol açar.
    • Gözde katarakt oluşumuna yol
    açar.
    • Deri kanserlerine yol açar.
    • Güneş ışınları tüm cilt
    kanserlerinin %90’ ınından sorumludur.
    • Çocuklukta karşılaşılan Güneş
    yanıkları cilt kanseri riskini arttırır.
    4- Güneşin zararlı etkilerinden
    korunmak için;
    • Güneşli günlerde 11.00 – 16.00 arasında zorunlu olmadıkça
    dışarı çıkılmamalıdır.
    • Bulutlu havalarda Güneş görünmemesine rağmen
    ışınları yine etkiler.
    • Gölgelerde, Güneş ışınlarının %60’ ı
    engellenebilir.

    d) Gece – Gündüz Arasındaki
    Sıcaklık Farklılığı :

    Dünya’ da geceleri gündüzlerden daha soğuk
    olmasına rağmen gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı en fazla 10 – 15 0C
    olur. Gece ve gündüz arasında sıcaklık farkının fazla olmamasının nedeni, gece
    Dünya tarafından ışıma sonucu etrafa yayılan ısı enerjisinin atmosfer tarafından
    uzaya yayılmasının engellenmesidir. Atmosfer olmamış olsaydı gece ve gündüz
    arasındaki sıcaklık farkı daha fazla olurdu.
    Bazı gezegenlerde ve uydularda
    atmosfer olmadığı için gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı fazla olur.
    Dünya’nın uydusu olan Ay’da da atmosfer olmadığı için gece ve gündüz arasında
    sıcaklık farkı fazla olur (gündüzleri 120 0C, geceleri –155 0C). Bu nedenle
    atmosferi olmayan gezegenlerde ve uydularda gece ve gündüz arasındaki sıcaklık
    farkı fazla olduğu için canlıların yaşaması mümkün olmaz. Atmosfer sayesinde
    yeryüzü sıcaklığı yaşanabilir derecede olur.

    e) Işın Soğurma ve Işın Yansıtmanın Maddenin Rengine ve
    Parlaklığına Bağlılığı :

    Maddelerin, üzerine düşen ışınları tutmasına
    soğurma (ışın yutma = ışın emme = ışın tutma) denir. Farklı renkteki yüzeyler
    üzerine düşen ışınları farklı miktarlarda tutarlar.
    Koyu renkli yüzeyler
    üzerine düşen ışınların çoğunu soğururken çok az kısmını yansıtırlar. Açık
    renkli yüzeyler üzerine düşen ışınların çoğunu yansıtırken çok az kısmını
    soğururlar. Bu nedenle koyu renkli yüzeyler daha fazla ışın soğurduğu için açık
    renkli yüzeylere göre daha fazla ısınırlar.
    Mat (parlak olmayan) yüzeyler
    üzerine düşen ışınların çoğunu soğururken çok az kısmını yansıtırlar. Parlak
    yüzeyler üzerine düşen ışınları yansıtırlar. Bu nedenle mat yüzeyler daha fazla
    ışın soğurduğu için parlak yüzeylere göre daha fazla ısınırlar.
    Parlak ve
    yansıtıcı yüzeyler, üzerine düşen ışınları yansıttığı için ısınmazlar. Bu
    nedenle parlak ve yansıtıcı yüzeyler, ısı yalıtımı gerektiren yüzeylerin
    kaplanmasında kullanılır.

    SORU : 1-
    Sıcak bölgelerdeki evler niçin beyaza boyanır?

    NOT : 1- Kışları koyu renkli kıyafetler
    giyilmesinin nedeni, ışınları daha fazla soğurabilmesi
    içindir.
    Yazları
    açık renkli kıyafetler giyilmesinin nedeni, ışınları daha az soğurması, büyük
    bir kısmını yansıtmasıdır.
    2- Termosun içinin parlak olmasının nedeni,
    içindeki maddenin ısısını emmeyip geri yansıtmasıdır. Böylece içindeki sıcak
    maddenin soğuması önlenmiş olur.
    Termosun dışının parlak olmasının nedeni,
    dışarıdan gelen ısıyı emmeyip geri yansıtmasıdır. Böylece içindeki soğuk
    maddenin ısınması önlenmiş olur.
    3- Güneş enerjisinin siyah renge boyalı
    paneli, ışıma yoluyla gelen Güneş ışınlarını daha fazla soğurarak siyah renge
    boyalı panelin içindeki borularda bulunan suyun ısınmasını sağlar.
    Güneş
    enerjisinin panelindeki cam saydam olduğu için Güneş ışınlarını geçirir ve
    ısınmaz.
    Güneş enerjisinin panelindeki siyah renge boyalı borular ışıma
    yoluyla gelen ışınlarla ısınırken iletim yoluyla ısıyı suya aktarırlar.
    4-
    Ayna cepheli binaların yapılmasının nedeni ısı yalıtımını sağlamak
    içindir.


    SORU :
    1- Fırında
    pişirilen yemeklerin folyo ile kaplanması ne fayda sağlar?
    2- Fırından
    çıkartılan yemeğin üstündeki folyo niçin soğuktur?


    3- Isı Enerjisinin Konveksiyon (Taşıma =
    Hava ve Sıvı Akımı) İle Yayılması (Taneciklerin Yer Değiştirmesi İle Isının
    Yayılması) :

    Isı enerjisinin hava veya sıvı akımı ile yani
    taneciklerin yer değiştirmesi ile yayılmasına ısının konveksiyon yolu ile yayılması denir.
    Isının konveksiyon yoluyla yayılması sıvı ve gazlarda olur, katılarda olmaz.

    Sıvılar ve gazlar akışkan özelliktedir yani tanecikleri öteleme hareketi
    yapabilirler. Sıvı ve gaz halindeki madde ısıtılınca (daha fazla yer kaplayacağı
    için) yoğunluğu azalır (genleşir, hacmi artar ve yoğunluğu azalır). Yoğunluğu
    küçük olan madde daima üstte, yoğunluğu büyük olan madde de daima altta olacağı
    için yoğunluğu azalan sıcak madde, yoğunluğu fazla olan soğuk madde ile yer
    değiştirir yani yukarı çıkar. Yoğunluğu azalan sıcak madde yukarı çıkarken
    tanecikler ısıtılma sırasında aldıkları ısı enerjisini de beraberinde taşırlar.
    Böylece ısı enerjisi taneciklerin hareketi ile maddenin her tarafına taşınmış
    olur.

    a) Konveksiyon Yoluyla Bulut Oluşumu
    :

    Yeryüzünde bulunan sular, Güneş’ in ısı etkisiyle buharlaşarak su
    buharını oluştururlar. Yeryüzü ısındıkça ısınan hava taneciklerinin yoğunluğu
    azalır. Yoğunluğu azalan bu hava tanecikleri konveksiyon olayı ile yoğunluğu
    fazla olan soğuk hava tanecikleri ile yer değiştirir. Bu sayede sıcak hava
    tanecikleri yükselir. Sıcak hava tanecikleri yükselirken içindeki su buharı
    taneciklerini de beraberinde taşır. Hava taneciklerinin su buharı taneciklerini
    taşıması için havanın su buharına doyması ve ortamın (havanın) sıcaklığının
    düşmesi gerekir.
    Sıcaklığı artan ve yoğunluğu azalan hava tanecikleri
    yükselirken kendinden daha az yoğun olan bir hava tabakasına ulaşır ve bu sırada
    yükselirken tekrar soğumaya başlar. (Her 100 m de 1 0C kadar soğur). Hava
    tanecikleri soğurken içindeki su buharı da soğur ve yoğunlaşarak tekrar su
    tanecikleri haline dönüşür.
    Hava taneciklerinin atmosfere çıkarken içindeki
    su buharının su tanecikleri şeklinde yoğunlaşmasına bulut denir. Bulutların
    yeteri kadar soğuması ile yağışlar meydana gelir.

    b) Konveksiyon Yoluyla Sıcak Hava Balonlarının Çalışması
    :

    Bir cismin havaya yükselmesi için cismin yoğunluğunun havanın
    yoğunluğundan daha küçük olması yani cismin ağırlığının havanın ağırlığından
    (havanın kaldırma kuvvetinden) küçük olması gerekir. Bu düşünceye göre yapılan
    ilk uçabilen araçlar sıcak hava balonlarıdır.
    Balonla ilk uçuş, 1783 yılında
    Joseph ve Etienne Montgolfier kardeşler tarafından gerçekleştirilmiştir.
    Montgolfier kardeşler kağıt bir balonla 1860 m
    yükselebilmişlerdir.
    Balonların çalışma prensibi konveksiyon olayına dayanır.
    Konveksiyon olayına göre ısıtılan havanın yoğunluğu azalır ve yoğunluğu azalan
    hava yoğunluğu fazla olan hava ile yer değiştirirken yükselir.
    Balonlarda
    yanmaz kumaşlardan yapılan ana gövde, bu gövdeye bağlı sepet ve balondaki havayı
    ısıtmak için kullanılan düzenek bulunur.

    NOT : 1- Sıvı haldeki maddelerde tanecikler
    arasındaki boşluk katı maddelere göre daha fazla
    olduğu için sıvılarda
    iletim yoluyla ısı yayılması katılara göre daha yavaş gerçekleşir.
    2- Soğuk
    su üstte, sıcak su altta olduğu zaman ısı konveksiyon yoluyla yayıldığı için
    daha hızlı yayılır.
    3- Sıcak su üstte, soğuk su altta olduğu zaman ısı
    iletim yoluyla yayıldığı için daha yavaş yayılır.
    4- Katı maddelerde
    konveksiyonun gerçekleşmemesinin nedeni, katı taneciklerinin yer değiştirememesi
    yani öteleme hareketi yapamamasıdır.

    SORU
    :
    1- Volkan patlamaları nasıl gerçekleşir?
    2- Bacalardan çıkan duman
    neden yukarı doğru hareket eder?


    ÖRNEKLER :

    1- Soba, kalorifer, klima havayı
    ısıtınca, ısınan hava genleşir ve yoğunluğu azalır. Bu nedenle ısınan hava
    tanecikleri hareket eder ve hareket ederken ısı enerjisini de beraberinde
    taşırlar.
    2- Banyo kazanı, termosifon ve konveksiyon borusunda su ısıtılınca
    ısınan bölgedeki suyun yoğunluğu azalır ve yoğunluğu fazla olan su ile yer
    değiştirirken yukarı çıkar ve yerine soğuk su gelir.
    3- Bir kazandaki su
    üstten ısıtılırsa konveksiyon akımı oluşmaz. Su kötü iletken olduğu için iletim
    yoluyla ısıyı iletmez. Suyun alt kısmı bu nedenle ısınmaz.


    MURAT ÜSTÜNDAĞ




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri