Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Hava direncinin hareketli c isim ler üzerindeki etkileri nedir , hakkında bilgi verirmisiniz Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Kuvvetin cisimler üzerindeki etkileri Hava Kirliliğinin Canlılar
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 5      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Hava direncinin hareketli cisimler üzerindeki etkileri

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Hava Direncinin Motosiklet Üzerindeki Etkileri - Hava Direncinin Motosiklete Etkileri Ve Sonuçları

    Kara taşıtlarının günümüzdeki süratleri dikkate alındığında motosikletlerin rüzgâr direncinden en fazla etkilenen araçlardan biri olduğu görülür. Aslına bakarsanız motosikletin pek çok parçası harekete direnç gösterir ve güç tüketir. Tekerlekler, zincirler, şaftlar, şanzıman yağı ve motorun irili ufaklı onlarca parçası… Ama bunların hiçbirinin etkisi ilerleyen bir motosikleti durdurmaya çalışan hava direncinin gücü ile mukayese edilemez.

    Ses hızının altındaki aerodinamik sürüklenme (ehem, şu an için aramızda motosikletini ses hızının üstünde kullanan olmadığını varsayıyoruz) iki temel biçimde ortaya çıkar. 1- asıl önemli olan “Basınç Sürüklenmesi” ve 2- küt burunlu araçlara pek etkisi olmasa da yine de ilginç olan “Akışkan Sürtünme Sürüklenmesi”.

    Hava da bir akışkandır, vizkozitesi vardır ve siz hissetmeseniz de yapışkandır, evet! Çevremizdeki cisimlere yapışmış ince bir hava tabakası mevcuttur ve cisimler o tabakayı kesmeden hareket edemezler. Cisimlerle birebir temasta olan hava molekülleri çok yavaş hareket eder hatta bazıları yüksek hızlarda bile o cisimden kopmamakta direnir. Cisimden daha uzaktaki hava molekülleri ise daha hızlı hareket eder ve belli bir mesafeden sonra artık cismi çevreleyen hava tabakasının hızına eşit hızdadırlar. İşte motosikletin yarıp geçtiği ve “Akışkan Sürtünme Sürüklenmesi” ne neden olan bu ikincil hava tabakasıdır.

    Gelelim “Basınç Sürüklenmesi”ne… Özel olarak tasarlanıp şekillendirilmiş aerodinamik cisimlere bunun etkisi daha azdır ama dediğimiz gibi motosiklet maalesef bu cisimlerden değildir. Cephesi rüzgara doğru tutulan kontrplak bir levhanın sürüklenme sabiti 1,0 dir. Motosiklet ve üzerindeki sürücüsünün çeşitli kombinasyonlarının sürüklenme sabiti bu kadar kötü değildir, sadece dozer taşıyan 18 tekerlekli bir treylerinki ile eşittir, yani yaklaşık 0,75… (Ciddiyim!) Tipik bir motosikletin ön cephesi yaklaşık 0,79 metre karedir ve 95 km/saat hızla ilerlerken 27 kilogramlık bir sürüklenmeye neden olur. Sürüklenme hızın karesi ile orantılı olarak artar ve saatte 160 km hıza çıkarsanız sürüklenmeniz de 75 kilograma tırmanır. Bunun anlamı Hanımlar Beyler; 95 km/saat hızla giderken sadece 9,6 HP güç size yeterliyken saatte 160 km hızla giderken 44,3 HP güce ihtiyacınız olacaktır. Felâket! İşte benim 40 HP’lik biçare XT 600’ümün TEM yolunda 145 km/saat’te çakılıp kalmasının nedeni buydu demek ki… Olsun, ben onu yine de çok seviyorum…

    Benzin deposunun üzerine kapanmakla rüzgâra maruz kalan cephenizi küçültür ve böylelikle sürüklenme direncini, dolayısıyla da onu yenmek için gerekli gücü azaltabilirsiniz. Eh, tabii aynı zamanda pusuda bekleyen trafik polislerine “Ben Sürat Yapıyoruuuum!” diye bağırmış olur ve durdurulup “ne artizlik yapıyosun siz ööle?” diye lisan-ı münasiple ikaz edilebilirsiniz o da ayrı… Ondan sonra uğraşın durun ki rüzgâr direncini yenmenin faziletlerini anlatasınız… Evet, sadede gelelim… Kanada’lı aerodinamik uzmanı Kevin Cooper yaptığı rüzgâr tüneli testleri sonunda sürücüsü ile birlikte sürüklenme sabiti 0,71 civarında olan 250 cc’lik bir Yamaha’nın bu değerini tasarladığı karinaj ile sürücünün pozisyonunda bir değişiklik söz konusu olmadan 0,59’a indirmeyi ve bu yolla motosikleti 95 km/saat hızda tutmak için gerekli motor gücünü de 7,6 HP’den 6,3 HP’ye düşürmeyi başarmıştı. Daha düşük sürüklenme eşittir daha az yakıt tüketimi ve ayrıca motor, aktarma elemanları ve arka tekerlekte daha az aşınma…

    Yarış motosikletlerinde karinaj yardımıyla – ve tabii ki sürücü göğsü depoya sıkıca yapışmış olarak- sürüklenme sabiti 0,35’in altında tutulabilmektedir. Böyle bir sabitle 185 HP’lik 500 cc bir Grand Prix yarış motosikleti 400 km/saat’in üstündeki hızlara çıkabilir. Vites oranları yüksek hızlar için ayarlanmış böyle bir motosiklet 320 km/saat hızda gücünün sadece yarısını sürüklenmeyi yenmek için kullanır ve bu hızda bile fabrika çıkışı normal bir yarış tipi motosikletin otoyol seyir hızındaki ivmelenme kapasitesine sahiptir.

    Geçmişte touring motosikletlerin karinajlarının sürüklenme sabitleri 1,0’in üzerindeydi (kontrplak levhadan da kötü!) ve oldukça geniş bir ön kısımları vardı. Böyle bir kombinasyonla motosikleti 160 km/saat hızda tutmak için gerekli motor gücü 100 HP civarındaydı. İşin gerçeği, bakanlık kapısı gibi karinajlarla ortalıkta dolanan bu motosikletlerin çoğunun 100 HP gücü filan da yoktu. Dolayısıyla biliniz ki, anlatılan yüksek hız hikâyelerinin çoğu aşırı bira tüketimi ve nazik, sabırlı dinleyicilerin eseridir.

    Eski touring motosikletleri girintili çıkıntılı kenarları ile daha fazla girdap yaratarak kendileri ile aynı yüzey alanına sahip düz levhalardan daha kötü olmayı başarabilmişlerdi. Yeni karinaj tasarımları hava akımını dosdoğru arkaya yönelterek girdapların ortaya çıkmasını önlüyorlar. Basınç sürüklenmesi hareket halindeki bir cismin ön ve arkası arasındaki basınç farkından kaynaklanır. Ama bu farkı asıl doğuran hareketli cismi adım adım izleyen arkadaki alçak basınç bölgesidir. Tahmin edebileceğiniz gibi bir tuğla aerodinamik bir cisim sayılmaz. Tuğlanın ön cephe kenarlarının keserle yontularak yuvarlatılması sürüklenme direncini %8 civarında azaltarak bir iyileşme sağlar. Tahmin edemeyeceğiniz şey ise, tuğlanın 180o çevrilip düz yüzeyinin öne, yuvarladığınız kısmın ise arkaya alınmasıyla sürüklenme direncinin % 44 düşeceğidir.

    Dean Wixom bu konuda kimsenin kelime bilmediği dönemlerde motosiklet aerodinamik uzmanı idi. Dean tasarlayıp monte ettiği karinaj ile Harley Davidson KR model bir motosikleti fabrika çıkışı kardeşlerinden daha hızlı hale getirmeyi başarmıştı. Harley yeni karinaj ile havada diğerleri kadar muazzam bir delik açmıyordu. Harley Davidson’un o zamanki yarış bölümü şefi Dick o’Brien sezon sonuna kadar bekledikten sonra bir servet ödeyerek Caltech rüzgâr tünelini kiraladı ama burada yapılan deneyler yarış motosikletlerinin görünümünü ebediyen değiştirdi. Biraz ilgilenen herkes karinajların küt burunlu olması gerektiğini bilir. Rüzgâr tüneli testleri buna ilave olarak karinajın sürücüyü hava akımının dışında tutacak kadar geniş olması gerektiğini de ortaya koydu. En radikal değişimler sele ve arka çamurluk tasarımındaydı. O güne kadar dar, arkaya doğru incelerek uzanan ve arka çamurlukla entegre narin yapılı seleler yerlerini sürücünün sele üzerine yerleştirdiği kısımları büyüklüğündeki selelere bıraktılar. Buna bağlı olarak arka çamurluklar da genişledi.

    Her geçen gün yeni şeyler öğreniliyor. Örneğin yarış teknolojisinde son olarak ortaya çıkan şeylerden biri yarışların virajlarda kazanıldığı gerçeğidir. Ön tekerleğini havaya kaldırmak için pusuda bekleyen bu mahlûklarda güç kullanımı sınırlıdır. Dolayısıyla geniş karinajların düz kulvarlarda sağladığı avantaj dönüşlerde kolaylıkla dezavantaja dönüşebilmektedir. Bu nedenle şasi ile beraber karinajların da bütünlüklü olarak düşünülmesi ve akordun iyi yapılması gerekmektedir.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri