Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

aşık veysel şatıroğlunun en güzel şiir leri lazım Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Aşık Veysel Şatıroğlunun Hayatı Kısaca Aşık Veysel Şatıroğlunun Hayatı, Sanatı Ve Eerleri
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 29      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Aşık Veysel Şatıroğlunun Şiirleri

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Aşık Veysel Şatıroğlunun Şiirleri

    ÇARIK MESS KONUŞMASI

    Çarık söylüyor:

    Aman kardeş cok üşüdüm
    Sen köşede ben dışarda
    Senin ile kardeş idim
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Elin, yüzün çamur bu ne
    Git ahırda kızınsene
    Laf istemem uzun çene
    Ben köşede sen dışarda

    Çarık söylüyor:

    Sen de deri, ben de deri
    Görüyon mu kör kaderi
    Sen tutmuşsun mevkileri
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Neler gördüm tezgahlarda
    Hiç gezmedim uzaklarda
    Hakkım vardır bu haklara
    Ben köşede, sen dışarda

    Çarık söylüyor:

    Güzel güzel halı kilim
    Senin kılın benim kılım
    Tepeleyip etme zulüm
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Ben kimseye etmem zulüm
    Ne çare ki böyle yolum
    Halı gene benim halım
    Ben köşede sen dışarda

    Çarık söylüyor:

    Sen gezersin halılarda
    Güzel güzel balolarda
    Ben gezerim çalılarda
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Mes çarıktır, çarık mestir
    Yürürlerse aynı sestir
    Veysel söyler bir nefestir
    Gah içerde, gah dışarda


    ÇIRPINIP İÇİNDE

    Çırpınıp içinde döndüğüm deniz
    Dalgalanır coşar rüzgarından
    Mevce gelir coşar inleyen aşkım
    Ah çektikçe kaynar gelir derinden

    Derya coşar inci saçar kenara
    Aşk ehli dayanır ateşe kara
    Bülbüller gül için giyinler kara
    Seherler uyanır gülizarından

    Dert ile mihnete dalmayan aşık
    Ne yemiş ne doymuş eli bulaşık
    Kınama Veysel'i fikri dolaşık
    Ayrılmış yarinden yar diyarından


    ÇOK YALVARDIM ÇOK YAKARDIM

    Çok yalvardım çok yakardım
    Uyanmadı kara bahtım
    Şansım küsmüş etmez yardım
    Uyanmadı kara bahtım

    Uyur uyanmaz ikbalim
    Nic olacak benim halim
    Boynuna olsun vebalim
    Uyanmadı kara bahtım

    Kader kadere eş oldu
    Ağladım gözüm yaş oldu
    Uzun boylu savaş oldu
    Uyanmadı kara bahtım

    Tecellim bozuk temelden
    Gitti gençlik çıktı elden
    Aşka mahkumuz ezelden
    Uyanmadı kara bahtım

    Kısmet beni diyar diyar
    Dolandırır bilmem ne var
    Veysel oldu candan bizar
    Uyanmadı kara bahtım


    DALGIN DALGIN SEYREYLEDİM ALEMİ

    Dalgın dalgın seyreyledim alemi
    Renkler ne çiçekler ne koku ne
    Bir arama yaptım kendi kafamı
    Görünen ne gösteren ne görgü ne

    Çeşitli irenkler türlü görüşler
    Hayal midir rüya mıdır bu işler
    Tatlı muhabbetler güzel sevişler
    Güzellik ne sevda nedir sevgi ne

    Göz ile görülmez duyulan sesler
    Nerden uyanıyor bizdeki hisler
    Şekilsiz gölgesiz canlar nefesler
    Duyulan ne duyuran ne duygu ne

    Kimse bilmez dünya nasıl kurulmuş
    Her cisime birer zerre verilmiş
    Cümle varlık bir kuvvetten var olmuş
    Gelen ne giden ne yol ne yolcu ne

    Herkese gizlidir bu sırr-ı hikmet
    Her nesnede vardır bir türlü ibret
    Veysel'i söyletir bir büyük kuvvet
    Söyleyen ne söyleten ne Tanrı ne?


    DELİ GÖNÜL DEĞME ÇAYDAN BULANMAZ

    Deli gönül değme çaydan bulanmaz
    Coşarsa dalgası kendinden olur
    Derdsiz aşık diyar diyar dolanmaz
    Gezdirir kavgası kendinden olur

    Gönüle delidir demiştik baştan
    Üşenmez borandan ıslanmaz yaştan
    Boğulmaz denizden yenmez ateşten
    Ateşi kor közü kendinden olur

    Gönül bir deryadır dalgası dinmez
    Her güzele meyil verip dost denmez
    Taşıma su ile değirmen dönmez
    Dökülür çarka su kendinden olur

    Yüce dağlar ova gibi düzlenmez
    Veysel muhannetten kerem gözlenmez
    Tilki gölgesine arslan gizlenmez
    Yiğidin gölgesi kendinden olur


    DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

    Ben giderim adım kalır,
    Dostlar beni hatırlasın.
    Düğün olur, bayram gelir,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Can bedenden ayrılacak,
    Tütmez baca, yanmaz ocak,
    Selam olsun kucak kucak,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Açar solar türlü çiçek
    Kimler gülmüş, kim gülecek
    Murat yalan, ölüm gerçek,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Gün ikindi akşam olur,
    Gör ki başa neler gelir,
    Veysel gider, adı kalır
    Dostlar beni hatırlasın


    BENDEN SELAM SÖYLEN VEFASIZ YARE

    Benden selam söylen vefasız yare
    Gurbet benim olsun sıla kendine
    Çekilmedik derdimizi bölüşek
    Başlı ben alayım sıla kendine

    Dökek derdimizi ölçek bölüşek
    Ne el bize ne biz ele karışak
    Felek bize gül demez ki gülüşek
    Cefa benim olsun çile kendine

    Çektiğim cefalar yar senden geldi
    Bana bu sitemler kar senden geldi
    Başımdaki duman kar senden geldi
    Ben kara bağlayım ala kendine

    Evvelden hastadır yaralı gönlüm
    Sevdayı mahbuba ereli gönlüm
    Aşkın gömleğine gireli gönlüm
    Hicranı Veysel'den n'ola kendine


    BENİ HOR GÖRME KARDEŞİM

    Beni hor görme kardeşim
    Sen altındın ben tunç muyum
    Aynı vardan var olmuşuz
    Sen gümüşsün ben saç mıyım

    Ne varise sende bende
    Aynı varlık her bedende
    Yarın mezara girende
    Sen toksun da be aç mıyım

    Kimi molla kimi derviş
    Allah bize neler vermiş
    Kimi arı çiçek dermiş
    Sen balsın da ben cec miyim

    Topraktandır cümle beden
    Nefsini öldür ölmeden
    Böyle emretmiş yaradan
    Sen kalemsin ben uç muyum

    Tabiata Veysel aşık
    Topraktan olduk kardaşık
    Aynı yolcuyuz yoldaşık
    Sen yolcusun ben bac mıyım


    BESEREK DAĞI

    Arzusun çektiğim Beserek Dağı
    Elvan elvan çiçeklerin açtı mı?
    Çevre yanın güzellerin otağı,
    Bizim eller yaylasına göçtü mü?

    Güney tarafında Kurban Pınarı,
    Kalktı mı Mezarlı Boyu'nun karı?
    Garip öter meşeliğin kuşları,
    Yavru şahin yuvasından uçtu mu?

    Yeşil atlas giymiş dağlar süslemiş,
    Mescit köyü eteğine yaslanmış,
    Şeme Dağı, duman olmuş puslanmış,
    Sivralan'a nuru rahmet saçtı mı?

    Zaman gelip göçler geri dönerken,
    Güzellerin yaylasından inerken,
    Dilberler doldurup bade sunarken,
    Veysel Şatır, hatırlara düştü mü?


    BİLMEM HAYAL MİYDİ YOKSA DÜŞ MÜYDÜ

    Bilmem hayal miydi yoksa düş müydü
    Gönül arzusunu buldu bu gece
    Yalın kılıç mıydı bir ateş miydi
    İçerim köz ile doldu bu gece

    Bilemedim gece ile gündüzü
    Seçemedim güneş ile yıldızı
    Mestane gözleri mestetti bizi
    Aklımı başımdan aldı bu gece

    Mah yüzüne bakma ile doyulmaz
    Sıra sıra benleri var sayılmaz
    Aşk meyinden içen aşık ayılmaz
    Bilemedim bana noldu bu gece?

    Durmaz yanar gerçeklerin çerağı?
    Yakın olur ehl-i aşkın ırağı
    Gölköy oldu VEYSEL'lerin durağı
    Hayali karşıma geldi bu gece


    BİR HAYAL PEŞİNDE DOLANDIM DURDUM

    Bir hayal peşinde dolandım durdum
    Asla terk etmezem sanma unuttum
    Sönmez ümidlerden beklerim yardım
    Bu gün yarın dedim gönlüm avuttum

    Gahi zengin oldum hülya yaşattım
    Nerde güzel gördü isem laf attım
    Sevda denizinde gönlüm aldattım
    Arzularım suya düştü ne ettüm

    Gahi fakir oldum hayli süründüm
    Gahi mecnun oldum aba büründüm
    Nerde güzel gördü isem yerindim
    Ucu çıkmaz bir küçücük yol tuttum

    Veysel bu sevdadan vazgeç dediler
    Olup bitenleri yaz geç dediler
    Sevdiğin kapıdan az geç dediler
    Acı sözü sevdiğimden işittim


    AĞLAR VEYSEL ÇIKMAZ SESİ

    Ah çektikçe erir gider
    Yüreğimin yağı benim
    Seni görsem durur gider
    Dillerimin bağı benim

    Gam leskesi saf saf oldu
    Hep sözlerim boş laf oldu
    Senin yolunda mahv oldu
    Gençliğimin çağı benim

    Ah belimi büken oldu
    Gurbet bana diken oldu
    Altı aydır mekan oldu
    Dibi kırkkız dağı benim

    Sensin derdine düştüğüm
    Hayal oldu konuştuğum
    Her gün yediğim içtiğim
    İçerimde ağu benim

    Ağlar VEYSEL çıkmaz sesi
    Gine coştu gam deryası
    Garip gönlümün yaylası
    Güzel hüsnün bağı benim


    AĞLAYI AĞLAYI VARDIM PINARA

    Ağlayı ağlayı vardım pınara
    Kirli yağlığımı yuvermediler
    Herkes destisini doldurdu çıktı
    Bana da bi damla su vermediler

    Elimde bir kadeh vardım kurnaya
    Hücum eylediler bana vurmaya
    Elimdeki kadehimi kırmaya
    Tuttular bir kaçı koyvermediler

    Al bu kadehini kaldır dediler
    Gözünün yaşıyle doldur dediler
    Bir fincan su verdik bildir dediler
    Sanki ya verdiler ya vermediler

    Çalıştım kadehim dolduramadım
    Kimseye halimi bildiremedim
    Gönlümün arzusunu aldıramadım
    Dileğim hekime deyvermediler

    Veysel bu sitemler canımı yaktı
    Güzellerde eda yoktur naz kalktı
    Herkes üç beşini aldı bıraktı
    Beni de bir kere evermediler


    ALA GÖZLÜ BENLİ DİLBER

    Ala gözlü benli dilber
    Bir gün gelsen bize doğru
    Seni sevdim can u dilden
    Çekme kendini naza doğru

    Ne pervam var ne de perdem
    Sanma beni hali bir dem
    Söyler seni teller her dem
    Kulak versen saza doğru

    Aşıka zülfükar isen
    Gülsen de güle zar isen
    Hakikatli bir yar isen
    Ben geleyim size doğru

    Gönülleri bir edelim
    Gayrileri biz nidelim
    İkimiz de bir gidelim
    Yürüyelim ize doğru

    Bir gün için feryadı zar
    Bülbül eder her dem seher
    Aç sinemi gel gör ne var
    Arttı derdim yüze doğru

    Kafi derdim bir derd katma
    Veysel'i yabana atma
    Kerem eyle çok uzatma
    Kavuşalım yaza doğru.


    ALDANMA CAHİLİN KURU LAFINA

    Aldanma cahilin kuru lafına
    Kültürsüz insanın kulu yalandır
    Hükmetse dünyanın her tarafına
    Arzusu hedefi yolu yalandır

    Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz
    Gül dikende biter diken gül olmaz
    Diz diz eden her sineğin bal'olmaz
    Peteksiz arının balı yalandır

    İnsan bir deryadır ilimle mahir
    İlimsiz insanın şöhreti zahir
    Cahilden iyilik beklenmez ahir
    İşleği ameli hali yalandır

    Cahil okur amma alim olamaz
    Kamillik ilmini herkes bilemez
    Veysel bu sözlerin halka yaramaz
    Sonra sana derler deli yalandır

    ALLAH BİRDİR PEYGAMBER HAK

    Allah birdir Peygamber Hak
    Rabbül alemindir mutlak
    Senlik benlik nedir bırak
    Söyleyim geldi sırası

    Kürt'ü Türk'ü ve Çerkes'i
    Hep Adem'in oğlu kızı
    Beraberce şehit gazi
    Yanlış var mı ve neresi?

    Kuran'a bak İncil'e bak
    Dört kitabın dördü de Hak
    Hakir görüp ırk ayırmak
    Hakikatte yüz karası

    Binbir ismin birinden tut
    Senlik benlik nedir sil at
    Tuttuğun yola doğru git
    Yoldan çıkıp olma asi

    Yezit nedir, ne kızılbaş
    Değil miyiz hep bir kardaş
    Bizi yakar bizim ateş
    Söndürmektir tek çaresi

    Kimi ne çeker dilinden
    Hem belinden hem elinden
    Hayır ve şer emelinden
    Hakikat bunun burası

    Şu alemi yaratan bir
    Odur külli şeye kadir
    Alevi Sünnilik nedir
    Menfaattir varvarası

    Cümle canlı hep topraktan
    Var olmuşuz emir Haktan
    Rahmet dile sen Allah'tan
    Tükenmez rahmet deryası

    Veysel sapma sağa sola
    Sen Allah'tan birlik dile
    İkilikten gelir bela
    Dava insanlık davası…

    ANAMA

    Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
    Ne cefalar çekti ne etti Anam
    Acı tatlı zahmetime katlandı
    Uçurdu yuvadan yürüttü Anam

    Anaların hakkı kolay ödenmez
    Analara ne yakışmaz ne denmez
    Kan uykudan gece kalkar gücenmez
    Emzirdi salladı uyuttu Anam

    Doğurdu beni Sivas ilinde
    Sivralan Köyünde tarla yolunda
    Azığı sırtında orak elinde
    Taşlı tarlalarda avuttu Anam

    Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi
    Huysuzluk edersem kalkar döverdi
    Hemen kucaklayıp okşar severdi
    Çirkin huylarımı soyuttu Anam

    Çocuğudum Anam bana ders verdi
    Okumamı çalışmamı ön gördü
    Milletine bağlı ol da dur derdi
    Vatan sevgisini giyitti Anam

    Tükenmez borcum var Anama benim
    Onun varlığından oldu bedenim
    Kimi köylü kızı kimisi hanım
    Ta ezel tarihte kayıtlı Anam

    Veysel der kopar mı Analar bağı
    Analar doğurmuş ağayı beyi
    İşte budur sözlerimin gerçeği
    Okuttu öğretti büyüttü Anam

    ANLATAMAM DERDİMİ DERTSİZ İNSANA

    Anlatamam derdimi dertsiz insana
    Derd çekmeyen dert kıymetin bilemez
    Derdim bana derman imiş bilmedim
    Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz

    Gülü yetiştirir dikenli çalı
    Arı her çiçekten yapıyor balı
    Kişi sabır ile bulur kemali
    Sabretmeyen maksudunu bulamaz

    Ah çeker aşıklar ağlar zarınan
    Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan
    Çağlar deli gönül ırmaklarınan
    Ağlar ağlar göz yaşların silemez

    Veysel günler geçti yaş altmış oldu
    Döküldü yaprağım güllerim soldu
    Gemi yükün aldı gam ilen doldu
    Harekete kimse mani olamaz

    ASLIMA KARIŞIP TOPRAK OLUNCA

    Aslıma karışıp toprak olunca
    Çiçek olur mezarımı süslerim
    Dağlar yeşil giyer bulutlar ağlar
    Gök yüzünde dalgalanır seslerim

    Ne zaman toprakla birleşir cismim
    Cümle mahluk ile bir olur ismim
    Ne hasudum kalır ne de bir hasmım
    Eski düşmanlarım olur dostlarım

    Evvel de topraktır sonra da adım
    Geldim gittim bu sahnede oynadım
    Türlü türlü tebdilata uğradım
    Gahi viran şen olurdu postlarım

    Benden ayrılınca kin ve buğuzum
    Herkese güzellik gösterir yüzüm
    Topraktır cesedim güneştir özüm
    Hava yağmur uyandırır hislerim

    Alemler alemi ölçer biçerler
    Hamını hasını eller seçerler
    Bu dünya fanidir konar göçerler
    Veysel der ki gel barışak küslerim

    AŞIKLAR

    Karadeniz gibi kükrer coşarsa
    Dalgası gelince yaman aşıklar
    Hırs gelip de ayranlığı şişerse
    Kaybeder irade, dümen aşıklar

    Ağzına geleni hemen atarlar
    Ben aşığım diye çalım satarlar
    Haram demez helal demez yutarlar
    Bibersiz baharsız çemen aşıklar

    Karanlıkta ayna görse ay sanır
    Üryada şarap içse mey sanır
    Mezarlığa yol uğrasa köy sanır
    Gözleri kararmış duman aşıklar

    İyi demez kötü demez metheder
    Bakarsın ki bir tel kırmış çat eder
    Sorsan baksan aşka binmiş at eder
    Yorulup yollarda kalan aşıklar

    Şehvetle aşıktır kıza geline
    Arı olan tuz katar mı balına
    Ebrişimden nazik ipek teline
    Tadarlar çeşitli yalan aşıklar

    Kabını yumaya bulamaz karı
    Hind'ten Hindistan'dan bahseder yari
    Beğenmez topalı bulamaz körü
    İsterler bir kaşı keman aşıklar

    Asıl aşıkların arzu cemaldir
    Arifler bilirler ehl-i kemaldir
    Aşıklar bizlere yüz yıllık yoldur
    Koşsak da peşinden hemen aşıklar

    Aşıklar çoğaldı sadık az kaldı
    Fikreyle ey Veysel ne zaman geldi
    Şiirde ne özet ne bir öz kaldı
    Savurur denesiz saman aşıklar


    AŞKIN BENİ ELDEN ELE GEZDİRDİ

    Aşkın beni elden ele gezdirdi
    Çok dolandım bulamadım eşini
    Beni candan usandırdı bezdirdi
    Tuzlu imiş yiyemedim aşını

    Benim ile gezdin beni arattın
    Beraber oturup beraber yattın
    Türlü türlü güllerinden koklattın
    Aşık ettin güle bülbül kuşunu

    Altmış iki yıldır seni ararım
    Tükendi sabrım yoktur kararım
    Dağa taşa kurda kuşa sorarım
    Kimse bilmez hikmetini işini

    Her millete birer yüzden göründün
    Kendini sakladın sardın sarındın
    Bu dünyayı sen yarattın girindin
    Her nesnede gösterirsin nakşını

    Görenlere açık körlere gizli
    Kimine göründün oruç namaz
    Veysel'e göründün cilveli nazlı
    Tutan bırakır mı senin peşini



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri