Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

kuranda geçen kıssa lar nelerdir ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Kuranda Geçen Dua Ayetleri Kuranda Geçen Dualar Kuranda Geçen Meyveler Kuranda Geçen Kız İsimleri
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 58      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Kuranda Geçen Kıssalar

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Kuranda Geçen Kıssalar

    Kur’an-ı Kerimde kıssalar tamamen birtakım dini ve ahlaki amaçlara yönelik olarak anlatılmıştır. Mesela nasihat ve öğüt verme, ibret, irşat, hidayet, uyarma, sakındırma, özendirme (Terhib ve Terğib) ve müjdeleme gibi hususlara dikkat çekmek ve insanın nazarını bu konulara yoğunlaştırmasını sağlamak, Kur’an kıssalarının temel amaçları arasında yer alır. Nitekim Yusuf kıssasını anlatırken,
    "Elbette onların hayat hikayelerinde akıl sahipleri için ibret vardır.
    Bu Kur’an uydurulacak bir söz değildir; ancak kendilerinden öncekilerin doğrulanması, her şeyin açıklanması ve inananlar için bir kılavuz ve rahmettir. Yusuf suresi 111. buyurulmaktadır
    O zaman kitabımızın 36 suresi(yasin suresi) ile başlangıç yapalım.

    13 ile 33.ayetleri arasında geçen bir kıssayı rabbimiz bize anlatıyor.


    13. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti.

    14. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: 'Şüphesiz biz, size gönderilmiş elçileriz.'

    15. Dediler ki: 'Siz, benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.'

    16. Dediler ki: 'Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.'

    17. 'Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.'

    18. Dediler ki: 'Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azab dokunacaktır.'

    19. Dediler ki: 'Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.'

    20. Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: 'Ey kavmim, elçilere uyun' dedi.

    21. 'Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.'

    22. 'Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O'na döndürüleceksiniz.'

    23. 'Ben, O'ndan başka ilahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.'

    24. 'O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.'

    25. 'Şüphesiz ben Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.' (Bu sözlerinden sonra onu şehid ettiler.)

    26. Ona: 'Cennete gir' denildi. O da: 'Keşke benim kavmim de bir bilseydi' dedi.

    27. 'Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.'

    28. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik.

    29. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.

    30. Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.

    31. Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmüyorlar.

    32. Ancak onların hepsi, toplanmış olarak huzurumuza getirilmişlerdir.

    not: Birkaç tefsiden okunursa daha iyi anlaşılacagı kanaatindeyim.

    Yüce kitabımızın 68 (kalem suresi)inde geçen bir kıssa

    17 ile 35.ayetler arası.

    17, 18. Biz, vaktiyle «bahçe sahipleri»ne belâ verdiğimiz gibi, onlara da belâ verdik. Hani onlar (bahçe sahipleri), sabah olurken (kimse görmeden) onu (mahsullerini) devşireceklerine yemin etmişlerdi. Onlar istisna da etmiyorlardı

    İnşâallah demiyorlardı veya yoksulların payını ayırmıyorlardı.

    19, 20. Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de, bahçe kapkara kesildi.

    21, 22. (Beri tarafta ise) onlar, sabah olurken: Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye birbirlerine seslendiler.

    23, 24. Derken: Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın! diye fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular.

    25. (Evet, yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.

    26. Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.

    Yanlış yere gelmediklerini anlayınca da 27. âyette meâli verilen sözü söylediler.

    27. Yok yok, doğrusu biz mahrum bırakılmışız!

    28. İçlerinden en makul olanı şöyle dedi: Ben size «Rabbinizi tesbih etsenize» dememiş miydim?

    29. Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.

    30. Ardından, kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar.

    31. (Nihayet) şöyle dediler: Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz.

    32. Belki Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz (artık) Rabbimizi(O'nun hoşnutluğunu) arzuluyoruz.

    33. İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

    34. Şu da muhakkak ki, takvâ sahipleri için Rableri katında nimetleri bol cennetler vardır.

    35. Öyle ya, (Allah'a) teslimiyet gösterenleri, (o) günahkârlar gibi tutar mıyız hiç?



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Misafir Üye

    ben sizin sitenizini çok seviyorum.ama belki bu konu üzerinde daha çeşitlilik gösterseydiniz.ama yinede çok güzel .çok sağolun.


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri