Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Su kirliliğinin etkileri nedir? SU KİRLİLİĞİ Yeryüzündeki içme ve kullanma suyunun miktarı sınırlıdır Zamanla su kaynaklarının azalması , insan nüfusunun artması ve daha önemlisi ,

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Su kirliliğinin etkileri nedir?

    Sponsorlu Bağlantılar




    Su kirliliğinin etkileri nedir?
    SU KİRLİLİĞİ
    Yeryüzündeki içme ve kullanma suyunun miktarı sınırlıdır Zamanla su kaynaklarının azalması, insan nüfusunun artması ve daha önemlisi, suların kirlenmesi yaşamı giderek zorlaştırmaktadır
    Su kirliliğini oluşturan etmenlerin başında lağım sularıyla sanayi atık suları gelmektedir Bunun yanında petrol atıkları, nükleer atıklar, katı sanayi ve ev atıkları da önemli kirleticilerdir Bunlar deniz kenarındaki bitki ve alg gibi kaynakları yok etmektedir Kirlenme sonucu denizlerde hayvan soyu tükenmeye başlamıştır Örneğin; Marmara denizi, kirlilik nedeniyle balıkların yaşamasına uygun ortam olmaktan çıkmıştır Karadeniz’deki kirlenme nedeniyle hamsi ve diğer balık türleri giderek azalmaktadır İstakozların larva halindeyken temiz su bulamamaları nedeniyle nesilleri tükenmektedir Nehir ve göllerimizde kirlilik nedeniyle canlılar tükenmek üzeredir
    Yeni yeni kurulmaya başlanan arıtma tesisleri, lağım ve sanayi atık sularını hem kimyasal hem de biyolojik olarak temizlemektedir Böylece hem sulama suyu gibi yeniden kullanılabilir su kazanılmakta hem de denizlerin kirlenmesi önlenmektedir Bu nedenle sanayileşme mutlaka iş yerleri planlanırken arıtma tesisleri ile birlikte düşünülmelidir
    Su Kirliliğinin canlılar üzerinde Etkileri – Su kirliğinin sebepleri – Çözüm önerileri
    Yer yüzündeki sular, güneşin sağladığı enerji ile sürekli bir döngü içinde bulunur İnsanlar, ihtiyaçları için, suyu bu döngüden alır ve kullandıktan sonra tekrar aynı döngüye iade ederler Bu süreç sırasında suya karışan maddeler, suyun fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini değiştirerek “su kirliliği” olarak adlandırılan durum ortaya çıkar Su kirlenmesi, su kaynağının fiziksel, kimyasal, bakteriyolojik, radyoaktif ve ekolojik özelliklerinin olumsuz yönde değişmesi şeklinde olur
    Yeryüzünü saran ve okyanuslarda, denizlerde, göllerde, akarsularda ve yer altı sularında bulunan sularla atmosferdeki su buharının tümüne hidrosfer (su küre) adı verilir Yeryüzündeki sular, güneş enerjisi etkisi ile sürekli bir dolaşım içinde bulunur Yeryüzünden buharlaşarak atmosfere çıkan sular yoğunlaşarak tekrar yeryüzüne dönerler Bu dolaşma “Hidrolojik devre” denir İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek ve ekonomik ihtiyaçlarım giderebilmek için suyu bu dolaşımdan alır, kullandıktan sonra yine aynı dolaşıma iade ederler Bu olaylar sırasında suya karışan maddeler suların fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak özelliklerinin değişmelerine neden olurlar Su kirliliği olarak adlandırılan bu özellik değişimleri, aynı zamanda sularda yaşayan çeşitli canlı varlıkları da etkiler Böylece su kirlenmesi suya bağlı eko sistemlerin etkilenmesine, dengelerin bozulmasına ve giderek doğadaki tüm suların sahip oldukları kendi kendini temizleme kapasitesinin azalmasına veya yok olmasına yol açabilir
    Çevre kirlenmesi denilince genellikle hava, su ve toprağın kirlenmesi düşünülür Bunlardan en kolay ve çabuk kirlenen kuşkusuz sudur Çünkü her kirlenen şey genelde su ile yıkanarak temizlenir, bu da kirliliğin son mekanının su olması anlamına gelir Havanın ve toprağın kirlilik bakımından zamanla kendi kendilerini yenilemeleri bir bakıma kirliliklerini suya vermelerine neden olur
    Havanın içinde bulunan katı ve sıvı tanecikler, havadan çok ağır olduklarından, çok geçmeden aşağı doğru inerek karalara ve sulara ulaşırlar Havanın içinde bulunan gaz ve buhar halindeki kirleticilerde zamanla yağmur suları ile yeryüzünde toprak ve suya karışırlar Bunlara örnek olarak, kükürt, azot ve karbon dioksitler verilebilir Havaya karışan pek çok kirletici madde çok dayanıklı olmadığından, zamanla oksijen, ışık ve ültraviyole ışınlarının etkisi ile parçalanır Daha sonra dünyada toprağa, göle, denize ve havaya inerler Bu kirleticilerden toprağa yayılanlarda zamanla mekaniksel ve sel suları yardımı ile veya başka etkenlerin yardımı ile topraktan suya geçerler
    Su kirliliği antropojin etkiler sonucunda ortaya çıkan, kullanımı kısıtlayan veya engelleyen ve ekonomik dengeleri bozan kalite değişimleridir Su kirliliğinin bir başka tanımı ise; su kaynağının kimyasal, fiziksel, bakteriyolojik, radyoaktif ve ekolojik özelliklerinin olumsuz yönde değişmesi, şeklinde gözlenen ve doğrudan veya dolaylı yoldan biyolojik kaynaklarda, insan sağlığında, su ürünlerinde, su kalitesinde ve suyun diğer amaçlarla kullanılmasında engelleyici bozulmalar yaratacak madde ve enerji atıklarının boşaltılmasını ifade etmektedir
    a) Havadaki ve topraktaki kirletici maddeler eninde sonunda suya geçerler
    b) Dünyadaki tüm suların % 99′undan daha fazlası bir tek sistem içinde birbirine bağlı olup genel mahiyette kirlenme tehdidi altında bulunmaktadır
    c) Sularda, muazzam bir canlı varlık hazinesi, dolayısı ile gıda deposu mevcuttur Burada vaki olabilecek bir denge bozulması bütün dünyamızdaki yaşamı ciddi ve olumsuz yönde etkiler
    d) Kirletici madde miktarı çok az olsa bile suda erimediği zaman, su üzerinde çok ince bir tabaka teşkil edince sudaki hayat önemli bir derecede etkilenebilir Bunun nedeni atmosferden oksijen ve ısı alışverişinin zorlaşmasıdır
    Denizlerden buharlaşan sular yukarıda yoğunlaşıp yağmur halinde aşağıya düşünce pek çok pislikleri ve suda eriyen maddeleri beraberce nehirlere ve özellikle denizlere doğru sürüklerler Bu şekilde pislikler ve kirleticiler durmadan havadan ve topraktan sulara geçerler Karalardan sökülebilen ve sular tarafından sürüklenen taş ve topraklarda bu kirletici maddeler gibi denizlere ulaşınca bir daha eski yerlerine gidemezler Onun içindir ki denizler bilhassa nehir ağızlarında mütemadiyen dolmakta ve karaların yüzölçümü az da olsa artmakladır Kısacası karalardan ve atmosferden ister suda erimiş olsun, ister erimemiş olsun suya sürüklenen maddeler ve bu arada kirleticiler bir daha eski yerlerine gidemezler Her şeyden önce yer çekimi buna manidir Erozyon sonucunda her yıl milyonlarca ton kıymetli toprak karalardan sulara ve dolayısı ile denizlere geçer Bir bakıma bu da önemli bir çevre sorunudur
    Dünyamız verimliliği bu yüzden gittikçe azalmaktadır Sulara ve denizlere geçen maddeler okside edilebilir cinsten iseler (mesela organik maddeler) sudaki erimiş oksijeni yakacaklarından sudaki hayat şartlarını zorlaştırırlar Genellikle organik maddeler oksijenle tahrip edilip zamanla parçalanırlar ve hüviyetlerini kaybedip zararsız hale gelirler Suda erimiş
    Haldeki oksijen oradaki hayatın devamında büyük bir etkendir Bir kısım organik madde çok dirençli olup uzun zaman bozulmadan kalabilirler Bu gibi maddelerin çevre üzerindeki menfi etkileri de uzun sürer ve ekolojik sistem dengesini ciddi olarak bozabilirler Örnek olarak petrol ürünlerinden, suda ağır olup dibe çökenler gösterilebilir
    Ülkemiz, üç tarafı denizlerle çevrili olmasının yanı sıra, sayısız iç su kaynaklarına sahip olup, toplam su ürünleri üretimi bakımından, 1997 verilerine göre 500260 ton ile dünya su ürünleri üretim sıralamasında orta sıralarda yer almaktadır (A Özdemir, V Kürüm 26/28 Ekim 1999 Balıkçı Gemileri ve Avlanma Teknolojisi semp)Deniz ve iç sularımızda canlı yaşamın sayıca ve türce giderek azalması, kirliliğin, yanlış yapılaşmanın, aşırı avlanmanın, yanlış teknoloji kullanmanın en önemli belirtileridir
    Çeşitli yollardan meydana gelen deniz kirliliği, toplumların korunması ve insanlığın geleceği bakımından büyük önem arz etmektedir Belli bir sistem içinde yerleşmiş toplumlar,’ üretim teknolojisi sonucu ekolojik dengeyi tahrip etmekte, kısa dönemde geçimlerini sağlama endişesi içinde, uzun dönemin birçok imkanlarını yok etmektedir Kirliliğin en yoğun olduğu sucul kaynaklar, gelecekteki gıda deposu olma özelliğini hızla yitirmektedir Bu kirlilik, besin zinciri boyunca giderek artmakta ve sonuçta tüm canlı sistemler bu kirlenmeden payına düşeni almaktadır
    Deniz ve iç sularımız yanlış yapılaşma, endüstriyel, evsel, komşu ülke akarsuların taşıdıkları atıklarla ve yaşanan kazalarla sürekli kirlenmektedir
    İster sucul kaynaklı olsun, isterse karasal kaynaklı olsun, kirlenmelerin araştırılmasında tek amaç vardır; o da kirliliğin canlılar veya canlı kaynaklar üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkilerinin incelenmesi ve elde edilen sonuçlara göre gerekli önlemleri almaktır Bu etkileri saptamak da canlıların fizyolojilerini, histolojilerini ve anatomilerini, davranış biçimlerini ve beslenme alışkanlıklarını bilmekten geçmektedir Bu nedenle Biyologlara çok büyük görevler düşmektedir Çünkü bu konuda tek eğitim alan meslek gurubudurlar
    Kirlilik Çeşitleri üzerine incelemeler
    * Evsel artıklar,;Çöpler, arıtılmadan akarsulara, denizlere verilen kanalizasyon ve pis su atıkları bu başlık altında toplanabilir
    * Endüstriyel atıklar; (örnek olarak; kimyasal kirleticiler, pestisidler, zehirli gaz atıkları, tozlar)
    * Elektrik üretmek amacıyla kurulan termik, nükleer santraller
    * Yanlış yer seçimi nedeniyle tersane, çekek, liman, balıkçı barınakları
    * Erozyon
    * Yanlış sahil dolgu alanları
    * Sanayi tesislerinin dolum, boşaltım, aktarma alanlarında petrol türevlerinden kaynaklanan kirlenmeler
    * Deniz ve iç su taşıtlarının sintine, kirli balast sularından kaynaklanan kirlilikler
    * Gemiler tarafından taşınan balast sularında bulunan yabancı sulara ait canlılar ve kimyasal kirleticiler
    * Ruhsatsız ve yasal olmayan alanlardan kum çekilmesi
    * Kazalar
    * Çarpık kentleşme,
    * Aşırı ve bilinçsizce avlanma,
    * “GMO” Genetik yapıları değiştirilen ve yayılımcı yabani türler (yosun, fito / zooplankton vs)
    * Üretim çiftlikleri
    * Atmosfer kaynaklı kirlilikler (toz, asit yağmurları, dümen, hava taşıtlarının atıkları vs)
    Yukarıda sıralamaya çalışan kirlilik nedenleri, sucul ekosistem (fauna ve flora’nın) içinde yeralan, canlı ve cansız sistemler arasındaki karmaşık ve hassas dengeyi etkilemektedir Ekosistemin bu denge neticesinde madde döngüsü, enerji akışı ve popülasyon denetimi sağlanmaktadır

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Ses Kirliliğinin Etkileri Nelerdir
  3. Deniz Kirliliğinin Etkileri
  4. Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevreye Etkileri Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevreye Etkiler
  5. Su Kirliliğinin Etkileri
  6. Çevre Kirliliği Nedir - Çevre Kirliliğinin Zararları - Çevre Kirliliğinin Olumsuz Etkileri
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri