Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Zararlı alışkanlıklar ile ilgili yazılar , Zararlı alışkanlıklarla ilgili yazılar GENÇLİK VE KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR Yaratılışı gereği yeniliklere ve değişime açık olan genç lerin karşılaştıkları en
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 26      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Zararlı alışkanlıklar ile ilgili yazılar

    Sponsorlu Bağlantılar




    Zararlı alışkanlıklar ile ilgili yazılar, Zararlı alışkanlıklarla ilgili yazılar

    GENÇLİK VE KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR



    Yaratılışı gereği yeniliklere ve değişime açık olan gençlerin karşılaştıkları en büyük tehlikelerden birisi, kötü alışkanlıklardır. Duygusal tabiatları ve farklılıklara olan istekleri sebebiyle kolayca kötü alışkanlıkların tuzağına düşebilirler.

    Nitekim birçok zararlı alışkanlık gençlik döneminde edinilir.

    Başta sigara, içki, uyuşturucu, kumar olmak üzere birçok kötü alışkanlıklar sayabiliriz. Yüce Peygamberimiz (a.s.m.) bizleri kötü alışkanlıklardan sakındırmış, zamanımızı güzel işlerle geçirmemizi istemiştir.

    Sigara hakkında mekruh, hattâ haram diyen âlimler vardır. Çünkü bu husustaki hüküm, kişinin durumuna göre değişir. Eğer geçim sıkıntısı çekiyor veya sağlığı açısından hayatî bir zarar veriyorsa elbette büyük günahtır.

    Sigara içmek, en azından mekruhtur, kötü görülmüştür. Çünkü hem hiçbir faydası yoktur, hem de sağlığa zararlıdır. Üstelik kokusuyla başkasına da zarar vermektedir.

    İçki ve kumarı yasaklayan kesin âyetler vardır. Peygamberimiz (a.s.m.), "Sarhoş eden her içki haramdır" buyurarak, haram olan içkinin özelliğini belirtmiştir. Buna göre, insanları sarhoş etme özelliği olan her şey haramdır.

    Yine "Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır" (Tirmizi, Eşribe: 2) diyerek, önemli bir soruyu cevaplamıştır. Günümüzde bazıları, "Birada çok az alkol var. Bu da mı haram?" diyebilmektedir. İşte bu hadîs, çoğu sarhoş eden bir şeyin az dahi olsa yasak olduğunu belirtmektedir.

    İçki hakkındaki bir başka hadîs de şöyledir:

    "Allah içkiye, onu içene, dağıtana, satana, satın alana, üzümünü sıkana [îmal edene], kendisi için sıktırana, taşıyana ve kendisine taşınana ve parasını yiyene lânet etsin." (Tirmizi, Büyû: 5

    Burada içkiyle ilgili on grup insan lânetlenmektedir ki, sadece içmekten değil, diğer 9 gruba girmekten de sakınmamız şarttır.

    Gençlerin temiz ve pâk zihinlerini aldatmak, onları kendi pis menfaatlerine âlet etmek isteyen çevreler; sigara, içki, uyuşturucu ve kumarı çekici ambalajlarla, süslü reklâmlarla sunmaktadırlar. Gençlerimizi tuzaklarına düşürüp, kendi keselerini doldurmak isteyen kimseler, kötü alışkanlıklara özendirmek için her vesileyi kullanmaktadırlar.

    Oysa, gazete ve televizyonlardaki en acı ve en üzücü haberler, hep kötü alışkanlıkların sonucudur. "İçki bütün kötülüklerin anasıdır" buyuran Peygamberimiz (a.s.m.), bizleri 14 asır önce uyarmıştır. Bu sese kulak verilmediği içindir ki, her gün bir sürü cinâyet, hırsızlık, gasp, trafik kazası içki yüzünden olmaktadır.

    Kötü alışkanlıklardan korunmanın çaresi, iyi bir dinî bilgi alıp İslâmı yaşamaktır. Çünkü, bu tür alışkanlıklar, akıl, kalp ve ruhun aç bırakılmasından kaynaklanır. Halbuki, mânevî duygularımızı îman ve ibâdetle doyurursak, her günümüzü dinimize hizmet etmek ve güzellikleri başkalarına aktarmak gayretiyle geçirirsek, kötü alışkanlıklara ne ihtiyaç duyarız, ne de zaman buluruz.

    En iyisi, kötü alışkanlıklara hiç bulaşmamak, tuzağa düşmemektir. "Canım ne olacakmış bir kere içiver, tadına bak" veya "Düğünde herkes içer" gibi teşviklerde bulunanlar, bizim dostumuz değil, düşmanımızdır. Böyle diyerek verdikleri zararın farkında bile değillerdir. O sahte gülücük ve zevkler, hem dünyada, hem âhirette gözyaşına ve azaba dönüşecektir.

    Bazı düğün, yaş günü, eğlence partisi ve mezuniyet baloları; kötü alışkanlıkların tuzakları durumundadır.

    Bu tuzaklara bir kere yakalanırsak, devamı gelebilir. Çünkü nefis, his, şeytan dâima kötülüğe teşvik eder.

    Bunun için kötü alışkanlıkların cirit attığı yerlerden uzak durmalıyız. Kahvehâne, disko, bar gibi yerler, gençlerin dünyasını ve âhiretini karartan mekânlardır.

    Bunlardan uzak durup nezih yerlerde buluşup görüşmeliyiz.

    Cemil Tokpınar


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Zararlı alışkanlıklar ile ilgili haberler
  3. Zararlı alışkanlıklar ile ilgili ayetler
  4. Zararlı alışkanlıklar ile ilgili hadisler
  5. Zararlı alışkanlıklar ile ilgili bilgi
  6. Zararlı alışkanlıklar ile ilgili ayet
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    GENÇLİK VE ZARARLI ALIŞKANLIKLAR
    Gencin Zaralı Alışkanlıklarla Tanışma Dönemi:
    Gençlik, değişim ve toplumda yer edinme dönemidir. Genç, doğumdan itibaren bağımlı olduğu anne ve babasından bağımsız hale gelirken arkadaşlarına bağlanır ve onların baskısına açık bir hale gelir.Bu dönemde kimlik gelişimi gerçekleşmekte, toplumsal roller belirginleşmektedir. Bunlarla ilgili yaşanan zorluklar güçsüzlük, yabancılaşma ve isyan duygularını ortaya çıkarır.
    Anne ve babadan bağımsız hale gelen genç, davranışlarını bir arkadaş grubu içerisinde deneyerek geliştirir. Arkadaş grubu içinde ret edilmek bir genç için en zor durumlardan biridir. Sigara , alkol, tiner, bali gibi herhangi bir zararlı madde kullanımı o arkadaş grubunda kural haline gelmişse , o grubun elamanı olmak için bir şart gibiyse, gruptan dışlanma yada alay edilme endişesi gence zararlı maddenin etkilerinden daha korkunç gelir. Sigara, alkol,tiner, bali gibi zararlı maddelerin kullanımı bu şekilde kötü arkadaş çevresinin etkisi veya baskısı ile başlamaktadır.
    Gençlik döneminde kötü sonuçlar kolaylıkla göz ardı edilmekte ve bana bir şey olmaz düşüncesi oluşmaktadır. Genç geleceğini düşünmeden o anki zevkini düşündüğü için sigara, alkol, tiner, bali ve esrar gibi zararlı maddelerle kolaylıkla tanışabilmektedir.

    Zararlı Maddelere Bağımlılık:
    Kimlerin zararlı maddelere bağımlılığa yatkın olduğunu tespit etmek ve bilmek önemlidir. Genci bağımlılığa iten ailevi, sosyal, genetik gibi nedenler vardır. Zararlı maddelerin kullanımı genellikle erken yaşlarda başlar. 15 yaşından önce başlamak en kötü gidişin işaretidir. Başlangıç en çok 15-25 yaş arasındadır. 25 yaşından sonra başlayanların sayısı azdır.
    Sigara zararlı maddelere başlangıcın ilk basamağıdır. Gençlerdeki alkol bağımlılığının en güçlü belirleyicisi sigaradır. Sigara bağımlısı gençlerin büyük çoğunluğu alkolik değildir. Ama Alkolik gençler arasında sigara tiryakisi olmayan yok gibidir.
    Esrar en sık kullanılan yasadışı zararlı maddedir ve diğer yasadışı zararlı maddelere geçiş maddesidir.
    Esrar kullanımı tembellik yapar ve okul başarısını düşürür. Bu sıkıntıyı atlatmak isteyen genç daha çok esrar kullanmaya başlar.
    Sigara ile başlayan zararlı madde kullanımı alkol, esrar, bali, tiner gibi maddelerin kullanımı ile devam eder. Genel olarak uçucu maddeler yani tiner,bali ve çakmak gazı gibi maddeler koklama yolu ile özellikle çocuklar tarafından kötüye kullanılmaktadır. Bu uçucu maddelerin çocuklar arasında en fazla kullanılanları bali ve tinerlerdir. Diğer uçucu zararlı maddeler ise tırnak cılası çıkaran maddeler oje, vernik, çakmak gazıdır. Bu maddelerin koklanması insan vücuduna zarar vermektedir. Bu uçucu zararlı maddeleri kullanma yaşı 7-19 yaşlar arasında görülmekle birlikte 4 -6 yaş arası çocuklarda da rastlanmaktadır. Özellikle işsizlik, aile sorunları, toplum dışında kalma, olumsuz benlik saygısı ve kısıtlı rahatlama imkanı olanlarda, spor ve hobileri için yetişkin gözetimi olmayanlarda risk yüksektir.Sosyo-ekonomik düzeyin düşüklüğü, anne – babasının alkol veya uyuşturucu kullanımı , arkadaş etkisi , toplum genelinden kopmuş olanlar ve işleri sebebiyle bu maddelerle sık karşılaşanlarda risk yüksektir.

    Zararlı Madde Kullanımının Evreleri:
    Zararlı madde kullanımı ilk olarak deneme ile başlar, burada özenti önemli rol oynar. Daha sonra genç zevk için bu zararlı maddeyi zaman zaman kullanmaya başlar. Bu dönemde maddenin kişiye hiçbir zararı yok gibidir, yalnızca zevk verir. Düzenli kullanmaya başladıkça madde bulma uğraşısı , hangi maddeyi bulursa onu kullanma eğilimi gelişir. Zararlı maddeyi zaman zaman zevk için kullanan kişi hayatında bir sıkıntı yaşadığında zaten kolay ulaşabildiği uyuşturucu maddeye sığınır. Sıkıntısını azaltmak için Düzenli kullanmaya başlar ve buradan bağımlılığa kayar. Bu evreden sonra artık kişinin çalışma kapasitesi düşer ve uyuşturucuyu kullanmadığı zaman ortaya çıkan yoksunluk belirtilerini yaşamamak için uyuşturucuyu kullanmaya devam eder. Bağımlılık geliştiğinde artık kişi uyuşturucuyu normal hissedebilmek için almak zorundadır, başlangıçta aldığı zevki almaz.
    Gençlerin Zararlı Maddelere Başlama Nedenlerini Kısaca Belirtecek Olursak:
    Aile ile ilgili nedenler vardır. Bunlar;
    - Anne baba desteğinin az olması
    - Ana – babanın, gencin alkol kullanımına izin verici fazla toleranslı bir tutum içinde olması
    - Ana – baba ve çocuk arasındaki iletişimin bozuk olması
    - Tutarsızca uygulanan aile disiplini
    - Başarının ödüllendirilmeyişi suçluluk duygusunu uyandırmanın eğitim metodu olarak kullanılması
    - Çocuğun okuldan sonra yalnız kalması

    Sosyal Nedenler İse Şunlardır:
    - Göç ve işsizlik gibi yaşam stresleri
    - Madde kullanan arkadaş grupları içinde olmak
    - Okul başarısının düşük olması
    - Sosyo – Ekonomik düzeyin düşük olması
    - Cinsel yada fiziksel taciz yaşamak
    - Okul dönemi bir işte çalışma
    Gençlere Zararlı Madde Kullanımından Korumak İçin Alınacak Tedbirler:
    - Ana – babanın duygusal yönden genci desteklemesi
    - Ana – baba ve çocuk arasında iyi kurulması
    - Organize okul faaliyetlerine katılım
    - Akademik başarıya önem verilmesi
    - Aile ve çevrenin konu hakkında duyarlı ve bilinçli olması
    - Gencin Bir Meslek Seçimi Yapması Yönünde Rehberlik Yapılması:
    Zaralı Madde Kullanan Gençler Hakkında Alınacak Önlemler:
    - Bu maddeleri kullananlarda ortaya çıkan fiziksel ve psikolojik formları tedavi etmek
    - Çocukları ve Geçleri, okuldan ve aileden kaçarak sokakta yaşamaya veya bu maddeleri kullanmalarına sebep olan ailedeki psiko-sosyal sorunların çözümünde yardımcı olmak amacı ile aile terapisi ve aileye rehberlik yapmak
    - Uçucu ve uyuşturucu maddeleri kullanan geçlerin ve çocukların ailelerine sosyo-ekonomik yardımların yapılması
    - Toplumu, özelliklede risk gruplarının içinde yer alan aileleri, uçucu ve diğer uyuşturucu maddeler konusunda aydınlatmak.
    - Okulların ders programlarında bu konulara yer vermek
    - Basın ve yayın organlarında toplumu aydınlatacak yayınların arttırılması
    - Çocuk ve gençlerin boş zamanlarını faydalı bir şekilde geçirmeleri için kültürel ve pozitif faaliyetlerde bulunabilecekleri ortamın oluşturulması
    - Uçucu maddelerin satışına bazı sınırlamaların getirilmesi, uyuşturucu maddelerin üretimi ve pazarlanmasının önlenmesi için etkin önlemler alınması
    - Toplumun eğitim ve ekonomik düzeyini ayrıca yaşam kalitesini arttıracak önlemlerin alınması.

    Madde Bağımlılığı ile Mücadelede Öğretmenlere ve Gençlere Düşen Görevler:

    - Gençler madde kullanan ve satışını yapan kişilerden mutlak surette uzak durmaya çalışmalıdır.
    - Maddelerin zararsız olduğuna dair yapılan telkinlere kesinlikle kanılmamalıdır.
    - Maddelerin bir defa kullanılması ile bağımlılık yapmayacağı söylentilerine inanılmamalıdır.
    - Madde satıcıları ve kullanıcıları bu maddelerin reklamını yapabilmek için ilginç ve sevimli isimler kullanarak cazip hale getirmeye çalışırlar,Bu tür sözlere kanarak maddenin güzel bir şey olduğu gibi yanlış kanıya varılmamalıdır.
    - Mevcut sorunları unutmak için maddenin çözüm olacağını düşünmek tamamen yanlıştır.
    - Madde bağımlılığından kurtulmak oldukça zordur, başlangıçta hayır diyebilmek daha kolaydır.
    - Öğretmenler öğrencilerinin ruh halini ve psikolojik durumlarını iyi tanımalıdırlar.
    - Öğretmenler öğrencilerinin okul içindeki tutum ve davranışlarının yanı sıra aile içersindeki konumlarını da takip etmeli velilerle irtibatı kesmemelidirler.
    - Öğretmenler öğrencilerinin okul içerisinde veya başka yerlerde sıklıkla gittikleri kafeterya, pastane vs. yerleri iyi bilip buraları kontrol etmeyi ihmal etmemelidirler.
    - Unutmamak gerekir ki öğrencilerin kişilik kazanmalarındaki en büyük etken öğretmenlerdir.
    - Öğretmenler seviyelerine göre öğrencilere zaman zaman uyuşturucunun zararlarını insan ve toplum sağlığı üzerindeki etkilerini anlatmaya ihmal etmemelidirler.

    ZARARLI ALIŞKANLIKLAR İLE İLGİLİ YANLIŞ İNANÇLAR

    Ben Bağımlı Olmam." Herkes bağımlı olabilir. Bağımlıların büyük çoğunluğu maddeyi kontrol edebileceği inancı ile kullanmaya başlar. Hiçbir zaman bağımlı olabileceğini düşünmez. Amaç ara sıra kullanmaktır. Ancak sonuçta kişi bağımlı hale gelir. Çünkü bağımlılık uyuşturucu kullanımının kaçınılmaz sonucudur. Madde kullanımı bedende zamanla biyolojik değişikliklere yol açar. Madde kullanıldığı sürece bundan kaçınmak olanaksızdır.
    "Ben kontrol edebilirim." Bu inanç ile madde kullanmaya ilk adım atılmaktadır. Bir çok kişi hala kontrol edebileceği inancını taşırken bağımlı hale gelmiştir. Bağımlı olanların bir kısmı ise hala kontrol edebileceğine inanmaktadır. Kişi uzun süre bağımlı olduğunun farkına varmaz.Vardığında ise çok geçtir.
    "Benim iradem güçlüdür." Bu durumun irade güçlüğü ya da zayıflığı ile bir ilişkisi yoktur. Kişilik patolojileri kimi zaman madde kullanımına neden olabilmektedir. Ancak böyle bir sorunu olmayanlarda bağımlı olabilmektedir.
    Bir kere kullanmaktan bir şey çıkmaz." Kokain gibi bazı maddeler ilk kullanımdan sonra bile bağımlılık oluşturabilir. Bağımlılık yapan maddelerin psikolojik etkileri çok yoğundur. Bu nedenle bir kez kullanımında bile bağımlılık riski vardır. Bir kere kullanıldıktan sonra uyuşturucu maddenin ikinci kez kullanılması daha kolay olur, çünkü kişinin korkusu kalkmıştır ve maddeyi nereden bulabileceğini bilmektedir .
    "Ara sıra kullanmakla bir şey olmaz." Bağımlılık genelde kişilerde ara sıra kullanmak niyetiyle başlar. Ancak daha sonra bağımlı hale gelinir. Aralıklı uzun süre kullanım da bireyde ruhsal ve kimyasal değişikliklere neden olur. .
    "Herkes kullanıyor ve bir şey olmuyor." Bu düşünce kişinin kendisine yandaş arama çabasından kaynaklanır. Unutulmamalıdır ki madde kullanmayan kişilerde mutlu ve üretken yaşayanların oranı madde kullananlara göre çok daha fazladır. "Sadece zayıf bireyler bağımlı olur." Madde kullanan kişiler belli bir süreç içinde zayıf insanlar haline gelir. Kimse bağımlı olmak amacıyla uyuşturucu kullanmaya başlamaz. Bu nedenle bağımlıları zayıf, tehlikeli insanlar olarak nitelemek yanlıştır. .
    Esrar sigara ve alkolden daha tehlikeli değildir." Esrar tehlikeli bir uyuşturucu maddedir. Alındıktan sonra bedende yağ dokusunda birikir (özellikle beyin ve üreme organlarında) ve bu nedenle zararlı etkileri daha yüksektir. Bellekte kayıp, öğrenme bozukluğu, solunum sistemi bozukluklarına neden olabilir. Esrar sigaradan daha yüksek oranda kanser yapıcı madde içermektedir.
    "Beni bu maddeleri kullanmaya başka nedenler itti." Hangi nedenle olursa olsun eğer kişi kendine zarar veren bir davranış içinde ise bunun sorumlusu kendisidir. Bunun istisnası maddenin kişiye zorla verilmesidir. Anne baba ya da toplumu suçlamak kişinin kendine karşı sorumluluğunu almayı öğrenememiş olmasından başka bir şeyi ifade etmez.
    "Uyuşturucu sadece kullanan kişiye zarar verir." Aile üyesinin durumundan etkilenir, bireyin üretkenliği ortadan kalkar, sağlık harcamaları artar, istenmeyen kazalar, madde bulmak için suç işleme, diğer insanlara uyuşturucu kullanımında örnek olma gibi olumsuz sonuçlarda gerçekleşebilir.
    "Tüm bağımlılar hapsedilmelidir." Cezasını çektikten sonra çıkan kişi tedavi olmadıysa tekrar madde kullanmaya başlayabilir. Bu nedenle ancak tedavi ve rehabilitasyondan sonra kişi iyileşebilir ve madde kullanmayı bırakabilir.
    "Ben uyuşturucu kaçakçılarından zarar görmedim." Kişinin uyuşturucu kullanmaması, onun uyuşturucu ticaretinden zarar görmediği anlamına gelmez. Çünkü tüm ülkelerde ve ülkemizde uyuşturucudan sağlanan para yasal olmadığı için tekrar yasal olmayan alanlarda değerlendirilmekte örneğin silah ticaretinde kullanılmaktadır. Aynı zamanda ticareti karlı bir iş olduğu için terör grupları tarafından yürütülmekte ve ülkeye verilen zarar daha da artabilmektedir. Kara paranın bilinen en önemli kaynağı ve gücü bağımlılık yapan maddelerin ticaretidir. Paranın aklanması gibi ekonomik manipülasyonlar devlet ekonomisini ciddi bir biçimde tehdit etmekte Türkiye gibi gerekli finansal önlemleri henüz yasallaşmamış ülkelerde yatırımlar açısından ciddi bir girdi payı oluşturabilmektedir. Bunun anlamı örgütlü suç unsurlarının yasal nitelikli ekonomik bir güç haline dönüşmesidir. Bu tür durumlar toplumdaki tüm duyarlı dengeleri sarsabilir..
    "Uyuşturucu bağımlıları tedavi edilemez." Tedavisi çok zordur ancak, bu tedavi edilemeyecekleri anlamına gelmez. Kişi tedavi olmaya ve bırakmaya niyetli ise o zaman başarı oranı yüksektir. Tedavi mutlaka konunun uzmanları tarafından yapılmalıdır.
    "Sokaklarda uyuşturucu bulunursa doğal olarak bağımlı sayısı artar." Kolay bulunabilirlik kullanım oranını arttırabilir. Ancak yasaklanması da uyuşturucuya olan merakı arttırır. Bir uyuşturucu maddenin kolay elde edilmemesinin yanında insanların bu konuda bilgilenmesi ve uyuşturucuya karşıt bir tutum geliştirmiş olması çok önemlidir. Aranmayan, modası geçmiş, hiçbir merak uyandırmayan bir olgu haline gelmesi uyuşturucu talep ve arzını etkileyecektir.
    Nedeni ne olursa olsun zararlı alışkanlıklar edinmek size hiçbir yarar sağlamadığı gibi ileri ki hayatınızda telafi edilemeyen sorunlarla karşı karşıya kalmanıza sebep olabilmektedir.
    Bu tür sorunlarla karşı karşıya kalmamak tamamen sizin elinizde .


    ZARARLI ALIŞKANLIKLAR VE BUNLARDAN KORUNMA YÖNTEMLERİ


    Zararlı alışkanlıkların son zamanlarda kullanımında artış görülmektedir.Zararlı alışkanlıkların madde bağımlılığına dönüşmesi çocuklarda büyük ruhsal sorunların oluşmasına da zemin hazırlamaktadır.Genel olarak yaşamı sürdürmek için gerekli olmadığı halde madde kullanıcılarının en büyük bahanesi bedensel,ruhsal,davranışsal ve bilişsel faaliyetlerde rahatlama sağlıyor demeleridir. Aslında zararlı alışkanlıklar ve maddeler, kişinin bedensel,ruhsal,davranışsal ve bilişsel yönden çöküntüye sürüklenmesine yol açar.
    Zararlı maddelerin neden kullanıldığı sorusuna çok sayıda cevaplar verilmektedir. Buna en iyi cevap; karşılaştığı ve karşılaşacağı sorunları anlamaya, çözmeye yönelik bir kişilik gelişimi olmayan insan, çaresizlikle bunlardan kaçma, bunları unutma, kendine başka bir dünya bulma gereksiniminde olacaktır. Kendini geliştirme çabası yerine başka birisiymiş gibi olmayı tercih edince bunun araçlarının da bulunması gerekecektir. Buna yeni şeyleri deneme, yasak olanı yapma dürtüsü eklenince uyuşturucunun yolu da açılmış olur. Gelenekçi toplumun baskıcı etkileri nasıl bunaltıcı ise bugünün toplumunun özgürlük etiketiyle sunduğu başıboşluk ve sorumsuzlukta o derece bunaltıcıdır. Bundan en çok zararı, bu kargaşa içinde ne yapacağını bilemeyen gençler görmektedir. Kişilik gelişimini başarması engellenen, kimlik bunalımını aşmasına yardımcı olunmayan gençlerin şaşırmış arayışlarında önlerine çıkan uyuşturucuları kullanma olasılıkları her zaman olacaktır. Olayların sonuçlarına takılıp nedenleri düşünmemek yanlışını sürdürdükçe, bu belanın sınırları daha da genişleyecektir.




  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. Kötü Alışkanlıklar

    kötu aliskanliklarİlkokul öğretmenlerimizin kötü alışkanlıklardan kurtulmakla ilgili pek çok tavsiyesi olmuştur. Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak için biraz zaman harcamanız ve gayret göstermeniz gerekecektir. Zaman ilerledikçe kötü alışkanlığınız gittikçe azalacaktır.

    Kötü alışkanlıklar ne kadar zararlı ve kendinizi tahrip edici olsa da eğer üzerinde çalışmaya istekli olursanız yavaş yavaş ortadan kalkabilir. Bir anda olmayacaktır, fakat olacak.

    Geliştirdiğimiz pek çok alışkanlık zarar vericidir ve söz konusu cilt ve tırnaklar olunca zarar daha da ciddi olabilir. En kötü alışkanlığınız genç ve bakımlı görünme açısından en değerli mal varlıklarınıza uygun bakımı yapmamak olabilir. Kötü alışkanlığınızla baş etmenin en iyi yolu nedir? Günlük cilt temizliği ve haftalık tırnak bakım programı için zaman, çaba ve para yatırımı yapın. Zamanla çabalarınızın karşılığını alacaksınız. Eğer güzel görünen bir cilt ve tırnaklar istiyorsanız sağlığınızı korumak için bilinçli bir çaba göstermelisiniz: egzersiz yapın, yağsız et, sebze ve meyve açısından zengin beslenin, çok fazla kafein, şeker ve kızarmış yiyeceklerden uzak durun. Daha da önemlisi, sigara içmekten kaçının: sigara dumanı cildinizi çok büyük ölçüde kurutur ve tırnaklarınızın rengini bozar, vücudunuzun iç kısmına verdiği zararlardan söz etmeye gerek bile yoktur.

    Elleriniz ve tırnaklarınız ne yazık ki zarar görmeye açıktır. Önüne geçmeniz gereken kötü bir alışkanlık tırnak renginizi haftada birden daha fazla değiştirmekten kaçınmaktır. Tırnak cilanızı soyup yeniden uygulamak zararlıdır, çünkü cildinizi kurutacak sert kimyasallardan yapılmış tırnak cilası temizleyici kullanmanız gerekir. Bazılarımız için bu alışkanlık biraz disiplin gerektirecektir; tırnak bakımınız için ayırdığınız günü bir takvim ya da ajandaya not edin ve bu programa bağlı kalın, diğer günlerde tırnak cilanızı değiştirmeyin.

    Bazılarımız güzel, uzun tırnaklarımızı araç olarak kullanma kötü alışkanlığına sahiptirler. Ne ayıp! Ne kadar iyi işe yarıyor gibi görünse de başparmak tırnağınız ne bir yumurta kabuğu kırıcı ne de bir mektup açacağıdır. Bunu sık sık yaptığınızda tırnaklarınız kırılacak, çatlayacak ya da daha da kötüsü kopacaktır. Bu durumda tırnaklarınızı tırnak güçlendiricilerle saklamadığınız sürece onarılması uzun bir zaman alacaktır.

    Elbette tırnaklarınıza yapabileceğiniz en kötü şey onları yemektir. Hepimiz endişelenir ya da sinirleniriz ve böyle durumlarda tırnaklarınızı yemeniz normal olabilir, fakat alışkanlık haline de gelebilir. Bazen çok uzadığını fark ettiğinizde kendinizi tırnaklarınızı yerken bulabilirsiniz. Tırnak yemenin meydana getirdiği kötü şeyleri sıralayalım:

    *
    Çirkin ve düzeltmesi zordur.
    *
    Tırnak parçalarınızı ne kadar tükürmeye çalışırsanız çalışın, sindirim sisteminizi gidecek ve vücudunuzun atık bölümünde, apandiste yerini alacaktır. Bu apandisite neden olabilir.
    *
    Etkilenen tırnağınızı zayıflatır.
    *
    Ne kadar düzdün yaparsanız yapın, ayrılma ve çatlamalara neden olur.
    *
    Eğer şiddetli bir şekilde yapılırsa acı, kanama ve enfeksiyona neden olabilir.

    Tabiî ki bunların hepsini tırnaklarınıza uygulayabilirsiniz, fakat ne kadar esnek olursanız olun, ayak tırnaklarınızı dişlemek yok.

    Eğer tırnak yeme alışkanlığınızdan bilinçli bir biçimde kurtulmak istiyorsanız ve işe yaramıyorsa tırnaklarınıza acı sos ya da kırmızıbiber serpme gibi ev ilaçlarını deneyebilirsiniz. Fakat buradaki sorun, eğer bu ellerle vücudunuzun hassas bir yerine dokunursanız kendinizi şiddetli bir acı içinde bulabilirsiniz. Bu nedenle sizi tadıyla caydıracak ticari tırnak yeme önleyici ürünler kullanmayı düşünebilirsiniz. Buradaki amaç, ürünü tırnaklarınıza uyguladığınızda tadı inanılmaz kötü olduğu için anında tırnak yeme alışkanlığınızı bırakmaktır. Bu ürünleri deneyenlerin bazıları bazılarının o kadar da kötü olmadığını, fakat bazıları da egzersiz çorapları, giyilmiş iç çamaşırı, kokmuş peynir ve adını veremeyeceğimiz kadar kötü bağırsak atıklarının bir karışımı olduğunu belirttiler. Sanırım bu alışkanlığınız hemen bırakmanıza yardımcı olacaktır.


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri