Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Vefa ve Tarih Bilinci Nedir Vefa Ne Demektir - Vefanın Anlamı - Vefa Hakkında Görülen iyilikleri unutmama , iyilikte bulunanlara misliyle veya daha güzeliyle karşılık
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Vefa ve Tarih Bilinci Nedir

    Sponsorlu Bağlantılar




    Vefa ve Tarih Bilinci Nedir

    Vefa Ne Demektir - Vefanın Anlamı - Vefa Hakkında
    Görülen iyilikleri unutmama, iyilikte bulunanlara
    misliyle veya daha güzeliyle karşılık vermeye devam etme.
    Böyle olanlara vefakâr denir.

    Bir Müslümanda bulunması gereken güzel
    huylardan biri olan vefakârlığın zıddı nankörlük
    olup, iyiliğin kadrinin bilinmemesi veya kötülükle karşılık
    verilmesidir. Allah insanların birbirlerine iyilik yapmasından
    hoşlanır. İyilikler karşılıklı olarak
    devam eder, iyilik yapanlar mûhataplarından kötülük görmez, yine
    iyilik görürse bu, başkasına da güzel örnek olur ve cemiyete
    huzur ve güven duygularının sağlanmasına yardım
    eder. En büyük vefâkarlık, yaratanını tanımak,
    kulluk görevlerini yapmak, verdiği nimetlerin kıymetini
    bilmektir. En büyük nankörlükte kulun, Rabbı’nı inkâr
    etmesi, O’nun yüceliğini tanımamasıdır. İnsan,
    Allah’a ibadet etmek suretiyle, Elest bezminde yaptığı ahde
    vefasını gösterdiği gibi, kendisine iyilik yapanlara da
    vefakâr olmalıdır. Fertleri arasında vefâkarlık
    olmayan toplumlarda güven ve itimat sarsılır, sosyal bir
    çözülme başlar. Vefakârlık, dostlukların
    devamını sağlayacağından, sosyal
    dayanışmayı daha güçlü kılar. İnsanlar
    arasında olduğu gibi, cemiyet ve devletin de, kendisine hizmet
    etmiş kişilere vefakâr davranması, onların
    kıymetini takdir etmesi gerekir.

    Vefâkarlığın da en güzel örnekleri
    Peygamber (s.a.s)’de görülmektedir: Hz. Peygamber, kendisine bir hafta
    süt emziren dadısı Ümmü Eymen’i, ücret karşılığı
    da olsa yıllarca kendisine bakan süt annesi Halime’yi, süt kardeşi
    Şeyma’yı, çocukluğunu yanında geçirdiği Ebû
    Talib’in hanımı Fatıma’yı:. ömrü boyunca unutmamış,
    her fırsatta onlara ilgilenmiş, yardım etmiştir. Mekke
    mürşiklerinin zulmünden kaçan Müslümanlara kucak açan Habeş
    Necaşi’sini daima hayırla yadetmiş, öldüğünde dua
    etmiş, yıllar sonra oğlu Medine’ye geldiğinde,
    babasına hürmeten bizzat kendi eliyle ona hizmet etmiştir.

    Verilen söz ve yapılan
    anlaşmalarınız gereği olan ahde vefa ise islam
    ahlakının en önemli umdelerinden biridir. Ferd ve cemiyet hayatının
    gelişmesi karşılıklı ilişkilere,
    ilişkiler de çeşitli anlaşma ve sözleşmelere
    bağlıdır. Bunlar olmaksızın sosyal ve ekonomik
    hayatın gelişmesi mümkün değildir. Yapılan sözleşmeye
    uymayı istemek kazanılmış bir hak, onu yerine getirmek
    de kabul edilmiş bir görevdir. Verdiği sözü tutmayan;
    böylece, karşı tarafın hakkım ve kendi vazifesini
    yerine getirmemiş olur. Bu nedenle, verilen sözün tutulmaması
    münafıklığın üç alametinden biri sayılmış
    ve Müslümanlar bundan sakındırılmıştır.

    Arif KÖTEN

    Tarih bilinci nedir- Tarih bilinci ne demektir- Tarih bilinci hakkında bilgi
    Sık sık söz ettiğimiz bir kavram vardır: Tarih bilinci Tarih bilinci, kuşkusuz tarif edilmesi gereken bir kavramdır Ne var ki sosyal bilimlerin metodolojisinde tarifler doğa bilimlerinde ol¬duğu kadar herkesçe kabul edilir bir nitelik göstermez
    Ferdin tarih bilinci edinmesinde onun tecrübeleri, dünya gö¬rüşünü ve yaşam tarzını şekillendiren olaylar, ailesi, mensup olduğu toplumsal sınıf, ekonomik durumu tayin edicidir Bunlara göre kişide bir bilinç oluşabilir Toplumların tarih bilincinde ise,durum bu kadar net değildir Zira toplum her şeyden evvel, uzun bir zamanın ürünü olarak ortaya çıkar; bu uzun zaman içinde bir içtimaî düşünceye ve bilince ulaşılır ki bu kollektif (mâşerî) bir bilinçtir Kollektif bilinç ise, toplumun etrafında birleştiği değerler bütününü ifade eder Elbette ki toplum dediğimiz şey, bütünüyle bir noktada buluşmaz, kendi içinde farklılıkları da ba¬rındırır Ancak hiç şüphesiz asgari bir birleşmeden bahsedilebi¬lir Nihayette şunu diyebiliriz; toplumsal bilinci şekillendiren en önemli unsur, geçmiştir
    İnsan için genel bir tanım yaparsak, kendisine; "tarih bilincine sahip varlık" diyebiliriz Geçmişini bilen, merak eden, yanlış da olsa bilmeye çalışan, gelecek endişesi olan, geleceğe dönük bazı tahminler yapan tek varlık insandır Bu bakımdan, insanı tarih bilgisinden ve tarih bilincinden soyutlayamayız Toplum için de tarih bilinci çok önemlidir Şüphesiz bir toplumu, bir etnik gru¬bu, ulusu oluşturan unsurların başında dil, din ve toprak parçası gelir Bu üç unsurun zaman içinde iç içe geçmesi, iç içe geçişte ya¬şanan süreç, tarihi oluşturur Hangi dili konuşacağız? 0 dil nasıl istihaleler geçirir? Bir tarihi, uzunca bir zamanı bir arada yaşaya¬rak dilimizi kurarız Toplumlar nihayette insanlardan oluşur, in¬sanlar da sonuçta ortak paydalarda benzeşirlerAma görüyoruz ki, toplumlar birbirlerinden farklıdırlar; aynı dili konuşmazlar İşte bu farkı doğuran şey, tarihtir
    Niçin şu grup bu dine mensuptur da, öbürü değildir? Türkler üzerinde bunu görmek mümkündür Belki çok insanın dikkatin¬den kaçıyor; Türkler arasında üç büyük dine mensup insan var¬dır Mesela Karaylar, (Çoğumuz `Karayiler' diyoruz) gerçi Yahudi dinindedirler; ama bunlar, Tevrat'a inanan, Talmut'u reddeden bir mezheptir Fakat diğer Yahudiler gibi Hem Tevrat'ı, hem Talmut'u kabul eden bir Türk grup da vardır Kırım adasında onlara KınmÇaklar denir Bunlar Alman işgalinden sonra, kıyı¬ma uğramış bir zümredir Yine Romanya, Ukrayna, Moldavya ve Bulgaristan'da da uzantıları bulunan Gagavuz Türkleri Ortodoks Hıristiyanlardır
    Bir kavmin böyle üç ayrı din grubuna sahip olması da, tarihin kurduğu bir şeydir Demek ki tarih dediğimiz zaman kesitinde, coğrafyada olaylar meydana gelir; milletlerin ortak hafızası ve bilinci de bunun içinde oluşur Oluşan şey kimliğimizdir Kim¬lik; bizim dışımızda gibi görünen birtakım olayların, savaşların, istilaların, göçlerin içinde oluşan ortaklıklardır; dil ve din gibi şeylerdir
    İlber Ortaylı, Tarihimiz ve Biz, İstanbul 2008, s6-7

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Vefa ve Tarih Bilinci ile ilgili Kompozisyon Yazısı
  3. Tarih bilinci ve vefa ile ilgili kompozisyon
  4. Vefa ve Tarih Bilinci ile ilgili Ayet ve Hadisler
  5. Vefa ve Tarih Bilinci ile ilgili Şiirler
  6. Vefa ve Tarih Bilinci ile ilgili Sözler Atasözleri
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri