Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Türkiye’nin Milletler Cemiyetine Karşı Bakışı Birinci Dünya Savaşı galip devletleri Versailles , Saint Germain , Trianon , Nevilley Antlaşmaları ile sağlanan durumun (Status Quo) korunmasına

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Türkiye’nin Milletler Cemiyetine Karşı Bakışı

    Sponsorlu Bağlantılar




    Türkiye’nin Milletler Cemiyetine Karşı Bakışı

    Birinci Dünya Savaşı galip devletleri Versailles, Saint Germain, Trianon, Nevilley Antlaşmaları ile sağlanan durumun (Status Quo) korunmasına çalışarak antirevizyonist grubu meydana getirmişlerdi. Buna karşılık Almanya ve Birinci Dünya Savaşı’nın galip devletlerinden olmasına rağmen umduğunu bulamayan İtalya,Versailles Antlaşması’nda kaybettiklerini tekrar alma çabasına girerek revizyonist grubu oluşturmuşlardır. Türkiye, Lozan’da Misak-ı Millî ilkelerini tam manasıyla gerçekleştiremediği hâlde antirevizyonist devletlerin yanında yer almayı tercih etmiştir.

    Bu politik kararda iki sebep etkilidir. İlki “Türkiye’nin emniyetini gaye tutan hiçbir milletin aleyhinde olmayan bir sulh istikameti bizim düsturumuz olacaktır” ilkesinin benimsenmiş olmasıdır. Diğeri ise Millî Mücadele döneminden itibaren Türkiye’nin kuvvetli bir müttefiki olan Rusya’nın Alman ve Japon tehlikelerine karşı antirevizyonist gruba yönelmesidir. Bu yöneliş Türkiye’yi de bu istikamette etkilemiştir.Türkiye başlangıçta gerek Musul Meselesi’nde Milletler Cemiyeti’nin taraflı tutumunun,gerekse Sovyetler Birliği’nin cemiyete bakışının olumsuzluğu yüzünden cemiyete giriş için müracaat etmemişti. Ancak, 1930′dan sonra Türkiye’nin milletler arası politikada ağırlığını attırması , kollektif barış anlayışının, statükocu devletlerle meselelerini halletmesi Milletler Cemiyeti’ne üyelik için davet edilmesine yol açmıştır.

    1932 yılına gelindiğinde Türkiye komşularıyla münasebetlerini büyük ölçüde hallederek milletler arası münasebetlerde oldukça güçlü bir konuma gelmiştir. Türkiye’nin elde ettiği bu konum dış münasebetlerde bağımsız ve eşit bir statü kazanmasından dolayı önemlidir. Türkiye 1932-1938 devresinde daha çok elde ettiği statüyü yine barışçı bir politika takip ederek korumaya çalışacaktır.

    1932-1938 devresi milletler arası münasebetlerin siyasî ve iktisadî olmak üzere iki yönü vardır.1929-1930 iktisadî buhranı devletlerin dış politikalarını tekrar gözden geçirme zorunluluğunu doğurmuştur. İktisadi mücadelenin devletlerin siyasî münasebetlerinde önemli rol oynaması, birtakım gruplaşmalara ve gruplar arası ilişkilerin sertleşmesine neden olmuştur.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Türkiye'nin Milletler Cemiyetine Girişi
  3. Türkiye'nin Milletler Cemiyetine üyelik için davet edilmesinin sebepleri nelerdir?
  4. Türkiye'nin milletler cemiyetine üye olmasının nedenleri
  5. Türkiye'nin Milletler Cemiyetine Girişi
  6. Türkiye'nin Milletler Cemiyetine girişi hakkında bilgi
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri