Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Anne -babalar çocuk larına sevgi lerini nasıl gösterirler? Çocucuğunuza sevgi yi nasıl öğretebilirsiniz ? " Sevgi " kavramına bir tanım yapıp , bu çocuğa nasıl
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 3      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Anne-babalar çocuklarına sevgilerini nasıl gösterirler?

    Sponsorlu Bağlantılar




    Anne-babalar çocuklarına sevgilerini nasıl gösterirler?

    Çocucuğunuza sevgiyi nasıl öğretebilirsiniz ?

    "Sevgi" kavramına bir tanım yapıp, bu çocuğa nasıl öğretilebilir?"
    Sevgi, bir insanın bir kişi, durum ya da nesneye ilgi ve bağlılık duygusudur. Sevginin davranışa yansıyan şekli ise, sevgi dolu gözlerle bakmak, dokunmak, öpmek, güzel sözler söylemek, zamanı paylaşmak, öncelik vermek, onu düşünmektir. Bu ilgi ve bağlılık koşullara rağmen gerçekleştiğinde gerçek sevgiden söz edebiliriz. Güzeli, iyiyi, becerikliyi, akıllıyı, yetenekliyi sevmek kolaylıkla gerçekleşir. Sevginin verilmediği, verilemediği durumlarda kişinin kendisiyle ya da çevresindeki koşullarla ilgili bir sorun vardır. Bu sorunlara sağlıklı bakış açıları geliştiren birey sevgiyi öğrenir ve öğretebilir.
    Çocuğun sevmeyi öğrenmesi için öncelikle isteyerek dünyaya getirilen bir çocuk olduğunu hissetmeli ve bilmelidir. Yaşamı sevgi ile algılayıp, sevgiyi alıp vermesi bu temel üzerine atılır. İlk bir yıl içinde beslenme, sevgi ve güven ihtiyacının karşılanması için anne ve babanın yaklaşımı önemlidir. Emzirmek hem bedensel hem de duygusal olarak onu besler. Sevginin bebek için hissedilmesi için onun beslenme, uyku, temizlik gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması ile birlikte annenin sakin ve sabırlı yaklaşım ile yanında olması, ses tonu, sevgi dolu bakışlarıyla sınırsız sevginin verilmesi sağlanır. Çocuğa sevgiyi öğretmenin yolu sevgi dolu, sevgiyi verebilen ebeveynlerden geçer.
    "Çocukların sevgi anlayışı ile biz yetişkinlerin sevgi anlayışı arasındaki fark ya da benzerlikler nelerdir?"
    Sevginin dili ortak olmakla beraber, Çocuklar sevgi ihtiyaçlarını davranış ve sözleriyle ifade ederler. Ebeveynlerinden ayrılmalarına tepki gösterir, her tür koşulda birlikte olmayı talep ederler aynı zamanda koşulsuz severler. Ebeveynler ise koşul koymaya başlayarak farkında olmadan sevgilerini engellemeye başlarlar. Çocuklarının davranışlarına, kişilik yapılarına, başarı durumlarına, fiziki özelliklerine ve ebeveynlerin kendi kişisel ihtiyaçlarının engellenmesine, iletişim becerilerine, eşler arasındaki ilişki koşullarına ve kendi çocukluklarında aldıkları sevgi modeline göre sevgiyi koşullandırırlar. Anne babalar öğrenmiş oldukları sevgi modelleriyle çocuklarına sevgiyi öğretirler. Eşinin sevmediği bir özelliğini çocuğunda gören, okulda kendince tanımladığı başarı özelliklerini göstermediğini düşünen, başarılı olduğu halde en mükemmelini talep eden, eleştiri ve yargılayıcı iletişim kurabilen, maddi ve manevi sorunları olan yetişkinler sevgilerini verme konusunda da sorun yaşarlar.
    "Anne baba arasındaki sevgi çocuğa nasıl aktarılabilinir?"
    Bir çocuk için, anne-babası çok önemlidir. Anne-babası tarafından sevildiğini hisseden çocuk kendini değerli hisseder. Kendini değerli gören çocuğun özgüveni yüksektir ve yeni şeyler denemekten çekinmez.

    Çocuklar anne baba arasındaki sevgi dolu ilişki modeline göre gelecekte ilişkilerini şekillendirirler. Aile içindeki ilişki, düşünce ve inanç sistemlerini etkiler. Bu nedenle olumsuz karşılıklı geri bildirimler zarar vericidir. Onun için ebeveynler diğerinin varlığı ya da yokluğunda çocuğuna, diğer kişiye yönelik olumsuz ve aşağılayıcı ifadeler hatta olumsuz hitapların olduğu şakalar kullanmamalıdır. Çocuklarını kendi bireysel ya da ailesel çatışmalarını dinleyecek terapistler haline getirmemelidirler. Anlaşmazlık ve tartışmanın düzeyi çocuğun algısında farklı boyuttadır. Biraz yüksek ses tonunu çocuk çok fazla, travmatik algılayabilir. Sağlıklı iletişimin yolu karşındakini anlamaktan geçer, onun dediğini kabul etmekten değil. Çocuğun önünde tartışmamak, ya da uygun boyutlarda sadece fikir çatışması yapabilmek gelişmiş bir iletişim becerisi ve düşünce yapısı gerektirir. Sabah kalktığında birbirine "günaydın" diyen, bakışlarıyla, davranışlarıyla, sözleriyle birbirine sevgilerini ifade edebilen anne baba arasında çocuk kendini huzur, güven ve sevgi ortamında bulacaktır. Bu koşulların içindeki ufak çatışmalar çocuk içinde tolere edici olacaktır.
    "Çocuğa sevgiyi öğretmenin yolları nelerdir?"
    Sevgiyi bakışları, sözcükleri, davranışları, paylaştıkları, onları düşündüklerini göstermeleri ile koşulsuz sevgilerini sunarak öğretebilirler.
    Çocuklarla zaman geçirmenin etkisi araştırmalarda da kanıtlanmış, anne ve bebeği arasında doğumu izleyen ilk günler, haftalar, aylar arasındaki sağlıklı temasın, çocuğun ilerdeki kişilik ve davranış bozukluklarını önemli bir miktarda indirgediği bilinmektedir. Temas bebek ağlamasında azalmaya, çocuğun büyüme hızında artmaya ve annenin güveninin güçlenmesine neden olmaktadır. Annenin çalışması gerektiği durumlarda, çocuğuna bakan kişinin aynı yaklaşım ve iletişimde olmasına özen göstermelidir. Annenin vereceği özel zamanlar akşam yorgun olunan, can sıkıcı işlerin beklediği zamanlar olamaz. Yaşamı gidişine bırakmadan, çocuğu büyümeye terk etmeden, ya da tüm hayatını çocuğuna vermek de olmamalıdır.
    Özel aile zamanları yaratmak, yakın arkadaş veya akrabaların ziyaret edilmesi, rahat ve bilgilendirici zaman için müze, hayvanat bahçesi gezmek, tüm aile fertlerinin katıldığı, yiyeceklerin hep beraber hazırlandığı, gidilecek yerin beraber belirlendiği, yemek öncesi ve sonrası aktivitelerinin hep beraber ayarlandığı bir piknik düzenlenebilir. Yakın çevre tarihi yerler gezilebilir, parka gidilebilir, beraber spor yapılabilir. Çocuğun özel ve önemli olaylarında yanında olmak, veli toplantılarına, gösterilerine katılmak, karne günlerinde yanında olmak onun değer bulmasını ve sevildiğini hissetmesini sağlar.
    Çocuklar büyüdükten ve okula gitmeye başladıktan sonra altı yedi saatlik zaman diliminden sonra eve geldiklerinde erişkinin koruması altında rahatlamak, günlerini karşılıklı diyaloglarla paylaşmak, neşe ve hayal kırıklıklarını aktarmak isterler. Evde bulunmasanız da bu destek telefonla verilebilmelidir. Zaman ayrılmayan çocuklar kabul görmeme, çoğunlukla derine yerleşen kızgınlık ile değersizlik hisleri içinde olurlar
    Anne-babalar, çocuklarına karşı sevgi sözcükleri kullanmakta her zaman cömert davranmazlar. Hayat karmaşası içinde, bu güzel sözcükleri unutuvermektedirler. Bazen "çocukların şımaracağı inancı, bazen bizim kendilerini sevdiğimizi zaten biliyorlar düşüncesindedirler.

    "Çocuklarınızı sevin" kavramından anlaşılacak olan çocuklara onları sevdiğimizi hissettirmektir. Yoksa hangi anne-baba çocuğunu sevmez ki? Her anne-baba çocuğunu sevmektedir. Ancak her çocuk anne-babası tarafından sevildiğini hissetmemektedir. Bu iki farklı sonucun ortaya çıkmasına sebep olan şey iletişimdir. Sevgisini ifade eden, çocuğun sevildiğini hissedeceği faaliyetlerde bulunan, takdir ve onay gören anne-babanın çocukları sevildiğini hissetmektedirler. Sevgi sözcüklerini kullanmayı ihmal eden ya da çocuğuyla beraber zaman geçirmeyen, onlara vakit ayırmayan anne- babaların çocukları ise sevildiklerini hissedememektedirler.
    Sevgi önemli bir değerdir. Bu değere sahip olan insanlar, değerli işler yapmak için istekli olmakta ve değerli işler yapabilme cesaretine sahip olmaktadırlar. Sevgiden mahrum olan bireyler, hayatlarını sevgi arayışı içinde sürdürmektedirler.
    Bir anne-babanın çocuğuna vereceği en değerli şey, sevgidir. Anne-babanın çocuğuna karşı en temel görevi; sevgiyi hissettirmek ve sevmeyi öğretmektir


    Şeyda Özdalga


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Bir Anne Veya Babanın Evde Çocuklarına Kötü Davranmaları
  3. Anne ve babanın çocuklarına karşı sorumlulukları nelerdir?
  4. Anne Babalar için Güzel Sözler
  5. Anne sütü nasıl saklanır, anne sütünün nasıl saklanması gerektiğini biliyormusunuz, Anne S
  6. Anne Sütünü Vücut Nasıl Üretir Anne Sütü Nasıl Olur Anne Sütünün Özelliği
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Çocukların sevgi dili

    Çocukların sevgiyi öğrenmeleri için mutlaka sevilmeleri gerekiyor. Sevgi görmeden büyüyen bir çocuk sevgisini ifade etme ve gösterme konusunda sıkıntı yaşar. Çocuğa gösterilen ilgi düzeyi aynı zamanda çocuğun ilgisini de belirler.

    Hiçbir anne babanın “çocuğumu sevmiyorum” diyeceğini zannetmiyorum. Anne babalar olanakları dahilinde çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmeye çalışıyorlar. Ne yazık ki, çocuklara karşı var olan duyarlılığa rağmen ailelerin gösterdikleri sevginin çoğu zaman yetersiz kaldığını belirtmek zorundayım. Duygularımızı çok rahat ifade edemeyen bir toplum olduğumuzu söylersek herhalde kimsenin itirazı olmaz. Geniş bir yapıya sahip olan ailelerimizde, geçmiş yıllarda özellikle genç anne babaların, yakınlarının yanında çocuklarını sevemediklerini biliyoruz. Genç anne-baba, kendi anne ve babasından gerekli sevgiyi almadığı için çocuğuna da sevgisini yansıtmada zorluk yaşamaktadır.

    Anne babaların çocuklarına karşı bazı yaklaşımlarını burada vermek istiyorum. Çocuk istismarının bu konunun dışında tutulması gerektiğini de belirtmeden geçmeyelim. Eleştiri, toplumumuzda belki de en sık başvurulan iletişim biçimidir. Çocukların yaptıkları en ufak bir yanlış, çoğu zaman sert bir tepkiyle karşılık bulur. Ya da “yapma”, “etme” gibi söylemlerle yasaklayıcı tutumlar sergilenir. Oysa ki çocukların en küçük bir hareketliliği bile istek ve ihtiyaçlarının göstergesi olabilir. Bir diğer yanlış tutum ilgisizliktir. Çocuğun beslenme ihtiyaçlarını karşılamak ya da ona karşı gülümsemek gereken ilginin sağlandığını göstermez. Çocukların oyun oynama ve konuşma isteklerini çoğu anne baba geri çevirmektedir. Oysa ki onlara zaman ayırmak ve onların isteklerine cevap olmak onları çok sevindirecektir. Çocukların tercihlerini anlamak, anne-babaların dikkat etmeleri gereken önemli bir noktadır. Toplumumuzda son yıllara kadar çocukların tercihlerine çok önem verilmezdi. Çocuğun ne istediğini bilmek ve desteklemek özgüven gelişiminde çok önemlidir.

    Çocukları sevmek ve onlara sevildiklerini hissettirmek güçlü bir çaba gerektirir. Çocuklara gösterilecek sevgi konusunda, Gary CHAPMAN’ın “Beş Sevgi Dili” yaklaşımının özetini sunmak istiyorum. Evlilik danışmanlığı alanında uzman olan Chapman, çiftler arasında sevgi iletişiminin sağlanması için “Beş Sevgi Dili” yaklaşımını geliştirmiştir. Bu beş sevgi dili; onaylayıcı kelimeler, kaliteli zaman, hediye alma, hizmet eylemleri ve fiziksel temastır. Chapman’a göre her insanın baskın bir sevgi dili vardır ve eğer bu sevgi ihtiyacı karşılıklı olarak karşılanırsa ilişkide güçlü duygusal bağlar gelişir. Bu yaklaşımın çocuklar için de geçerli olduğunu belirten Chapman, eğer çocuğun baskın sevgi dili bilinip bu ihtiyacı karşılanırsa çocuğun sevgi dolu büyüyeceğini savunmuştur. Şimdi bu beş sevgi dilini örneklerle açıklayalım.

    Onaylayıcı kelimeler: Anne babalar, çocukları küçükken genellikle onaylayıcı kelimeler kullanırlar. Daha konuşmaya başlamadan çocuklarıyla iletişim kurar ve “ne güzel gözlerin var, benim güzel çocuğum” gibi güzel sözler söylerler. Yürümeye başladığında “aferin, çok güzel, hadi gel” derler. Çocuk yalpalayıp düştüğünde, “Seni aptal! Hâlâ yürümeyi öğrenemedin!” demeyiz. “Aferin, harika” deriz. Böylece çocuk kalkıp tekrar dener.

    Çocuğumuz büyürken neden onaylayıcı kelimelerin yerini eleştiriler alır? İlkokul birinci sınıfa giden bir çocuk ödevi kapsamında on sorudan beşini yapıp diğer beşini yapmadığında neden hemen “Ödevini tamamlamamışsın, tamamlamazsan dışarı çıkamazsın” vb. sözler söyleriz. Peki, çözdüğü beş soru ne olacak? Neden “Aferin ne güzel yapmışsın” demeyiz. Eğer bunu söylersek muhtemelen çocuk diğer beş soruyu çözmek için çok daha istekli olacaktır. Kısacaçocuk büyürken başarıları yerine giderek başarısızlıklarına odaklanırız.

    Baskın sevgi dili onaylayıcı kelimeler olan bir çocuğa olumsuz, eleştirel, aşağılayıcı sözler, onun ruhunu dehşete sürükler. Orta yaşa gelmiş birçok yetişkinin kulaklarında, yirmi yıl önce söylenmiş sözler çınlar: “Sen iyi bir öğrenci değilsin”, “Neden bu kadar aptalsın?”, “Sen sorumsuzsun, sen adam olamazsın.” Baskın sevgi dilleri hasar yaratacak şekilde ihmal edilen yetişkinler, özgüven mücadelesine girişir ve ha-yatları boyunca sevilmediklerini düşünürler.

    Birlikte kaliteli zaman geçirmek: Belirli bir zaman diliminde bütün ilginin çocuğa yöneltilmesi demektir. Küçük çocuk için bunun anlamı, yere oturup karşılıklı top yuvarlamak, oyuncaklarla oynamak ya da başka oyunlar oynamaktır. Kısacası onun dünyasına dalmak ve onunla bir şeyler yapmaktır. Çocukla iyi bir zaman geçirmek için mutlaka onun seviyesine inmek gerekir. Çocuk büyüdükçe merak duyduğu şeyleri bilmeli ve onunla bu yönlü faaliyetler gerçekleştirilmelidir. Bu faaliyetler çocuğun ilgisine göre, top oynamak, resim çizmek, müzik aleti çalmak vb. olabilir. Çocuğunuza tüm ilginizi odakladığınızda, onun sizin için önemli olduğu, ona değer verdiğiniz ve onunla olmaktan zevk aldığınız mesajını verirsiniz. Çocuğunuz, birlikte oyun oynamaktan çok hoşlanıyorsa onun baskın sevgi dili kaliteli zaman geçirmektir. Çocuğunuzu ilgiyle büyüttüyseniz, bunları unutmayacak ve büyüdüğünde de sizinle kaliteli zaman geçirmeye devam edecektir. Büyük ihtimalle en fazla ihtiyacınız olduğu zamanda yanınızda bulunacaktır.

    Hediye almak: Ekonomik durumu iyi olan anne babalar, çoğu zaman çocuklarına hediye almayı abartırlar. Bazıları bunun sevgiyi göstermenin en iyi yolu olduğunu sanır. Bazıları, kendi anne babalarının kendileri için yapmadığı şeyleri çocukları için yapmaya çalışır. Çocukluklarında sahip olmak istedikleri şeyleri çocuklarına alırlar. Ancak çocuk hediye (oyuncak) almaktan çok fazla hoşlanmıyorsa, yani hediye almak çocuğun sevgi dili değilse duygusal açıdan alınan bu kadar oyuncak bir işe yaramayacaktır. Verdiğiniz hediyeler hemen bir tarafa atılıyorsa, çocuk pek sık teşekkür etmiyorsa, hediyelere çok özenli davranmıyorsa büyük ihtimalle çocuğunuzun baskın sevgi dili hediye almak değildir. Çocuğunuz hediye almaktan çok hoşlanıyor ama sizin hediye alacak durumunuz yoksa, yapacağınız şey hediyenin kalitesinin ve değerinin önemli olmadığını unutmamaktır. Önemli olan çocuğunuzu düşünmektir. Kendi yaptığınız en küçük bir hediye kutusu dahi onun çok hoşuna gidebilir.

    Hizmet eylemleri: Çocuğunuzun temizliğini yapmak, beslenmesini hazırlamak, ödevlerine yardımcı olmak onun çok hoşuna gidiyor ve bunları yaptığınız için size teşekkür ediyorsa onun baskın sevgi dili hizmet eylemleridir. Bir ödevinde ona yardımcı olduğunuzda, bu iyi not almaktan fazlasını ifade eder. Çocuk, “Annem/babam beni seviyor” diye düşünür. Size işlerinizde yardımcı olmayı öneriyorsa, muhtemelen ona göre bu bir sevgi ifadesidir.

    Fiziksel temas: Fiziksel temas çocuklar için bir sevgi ifadesidir. Araştırmalara göre, sık sık kucaklanan çocuklar, diğerlerine oranla duygusal açıdan daha iyi gelişirler. Kucaklama, sarılma, öpme vb. fiziksel temas hareketleriyle çocuk sevildiğini sevgi kelimesini öğrenmeden çok önce algılar. Baskın sevgi dili fiziksel temas olan bir kişi, hangi yaşta olursa olsun dokunulmaktan hoşlanır. Dikkat edilirse, bazı çocuklar özellikle anne babalarının ellerinden tutmaktan ya da fırsat buldukça dokunmaktan hoşlanır.

    Anne babaların yapması gereken çocuklarını iyi gözlemlemek ve sevgilerini nasıl ifade ettiklerini keşfetmektir. İstekleri, ricaları çocukların sevgi dillerini işaret eder. Chapman, her insanın bir sevgi deposunun olduğunu ve bu sevgi deposu doldukça insanlar arasındaki sevginin ve bağlılığın da artacağını savunmaktadır. Çocukların da bir sevgi deposu vardır. Çocuklara gösterilen ilgi onların bu sevgi depolarını doldurur. Sevgi deposu dolu olan çocuklar büyüdüklerinde sevgiyi daha kolay verebilir.

    Psk. Mesut UMAR





  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri